Evet, İntikam, kötü bir danışman AMA bazen insani acayip rahatlattığı da bir gerçek!

Arayacağım onlarca senedir konuşmadığımı…
Erkek…
Erkekse … neyse gerisi bende kalsın…
INAN…
Pire yüzünden YORGAN YAKANLARDANIM!

İyi taraflarım olduğu kadar…
Hayal bile edemeyeceğin yanlarım var…
Ve yine…
Hiçbir şey düşündüğün, anladığın gibi olmayabilir!!!

İnsanız insan…
Af edilecek hatalar olur af edilemeyenler…
Ben…
Çok mu matah bir bokum?
Hangimizin yanlışı, hatası olmuyor ki?
AMA…
Af edebileceklerim var, edemeyeceklerim var!

O karıyı mesela af ETMEM…
Veya, hani baba, kendimden olanı af etmeyeceğim gibi!

Biliyorsun rahmetli, anlattım…
BENIM KULLANDIGIM bir cümleyi kurdu…
Cezası…
Aşağılayıcı, çok kötü oldu…
Bu yüzden de kadın kadınlığını, erkek erkekliğini bilmeli…
DIKKAT…
DOKTOR başka AMA bir psikolog mesela olabilir ayni bokun soyu…
Öğrendiklerini…
Tecrübelerini >>> uyarlayamazsa <<< kişiye ÖZEL. Kendini ona emanet edene…
Yetiştiği, yaşadığı ortama uyarlayamazsa bunları…
Derse örneğin katlanma, boşan vesaire gibi sözleri ederse zaten ruhu hasta olana…
O psikolog…
Bok yemiş, BOK!

Doğru tahmin ettin FEMIZID ile de ilgili yazdıklarım…
Ruhun doktoru…
Olmalı çok bilgili, düşünmeli çok etraflı!

Herkese çok güzel bir pazar günü dilerim…
Allah…
Cümlemizin yardımcısı olsun.

Ben kaçtım
😊

Okuduysanız yayınladıklarımı? SORUYORUM, İstanbul’dan neden hiç ses çıkmıyor?

Öyle bir tuzak ki burnunuzun ucunu görmüyorsunuz!

###

LÜTFEN…
Rica ederim MUTLAKA izleyin Almancanız varsa, en azından ilk bölümü…
Çok yazmışımdır Darwin’i…
YINE…
Kuramının SADECE bir bölümünün duyurulduğunu, geri kalanın genelde kilise tarafından gizlendiğini anlattım.

Duygular ve INSAN…
Ya hayvanlar?

MUTLAKA IZLE, MUTLAKA

I. bölüm

II. bölüm

Hep anlatım, hep yazdım…
Yalvardım…
Daha fazlasını yapamam!

Jack…
Kardeşin hayvanat bahçesi bu yaşımda bana neler öğretti!

Biliyorsun > hiç bitmez benim işlerim <

İnan başımı kaşıyacak zaman YOK…
Belki akşama, gece…
Femizid…
POLONYA…
Belki, söylemiştim söz vermedim!

En derinden…
En yürekten gelerek söylüyorum…
Allah…
Evlatlarımızı korun!

Her evde, her beşerî ilişkilerde olur kavga, gürültü…
Ancak…
İnsan insanlığını, kadın kadınlığını, erkek ise erkeliğini bilirse…
Her şey…
Yarı yarıya düşer, acılar…
Sevinçler, mutluluklar, güzellikler…
Paylaşınca güzel. Daha kolay katlanılır olur.

Gel de yazma, daha kaç gün oldu insanlar selden öldü? Edirne’den İstanbul’a SEL ALTINDA

Gecenin bir yarısı…
FECI bir sancı ile uyandım, Allah’ım zıp zıp zıplayacağım…
Halim yok, hanıma bile seslenemedim…
Birkaç saniye mi, dakika mı bilmiyorum…
Bana öyle geldi ki sanki saatlerce sürdü.

Af edin, sözlerim size, sana yönelik değil…
Bir nevi hatıra defteri benimkisi…
Uzun süreli bir araştırma, doktorlardan bana fayda YOK…
Kendi doktorum olmaya çalışıyorum.

Diyeceksiniz ki halini anlatmıyorsun, ne yapıyor ediyordun?
Gündelik hayatim, ekstradan bir şey yok yani. Yoksa not ederdim.


+


+


+


+

Tövbe acımıyorum…
Edirne’den İstanbul’a…
Hele Eminönü manzarası aslında içler acısı AMA…
Ama yandaş, yoldaşa…
Ama sesiz şeytanlara, tepkisizlere…
LAIK…
Haktir, hak…
Gönüllerin belediyeciliği!

DEPREM…
KAPIDA!

Unutsam, unutsam her şeyi…
Uyusam…
Bir daha gözlerimi açmasam.

Gözümün önüne gelir…
Gelir…
Gidenler, gelenler…
İstanbullun Arnavut kaldırımları…
Artık “kalmadı”
Gelir gözümün önüne…

EVET…
Başım sizlerle dertte!

Konuştum dert ortağım annemle…
Dedi:

Evet sevdiklerim…
Başımdaki TÜM manyaklar!

„Kabirlerin, koku dağılmasın ve yabani hayvanlar cenazeyi çıkarmasın diye derin olması sünnettir. Peygamberimizin (asm) bu konuda tavsiyeleri vardır.

Fıkıh kitaplarımızda, kabrin derinliğinin en az bel hizasından olacağı, fakat bir adam boyu da olabileceği ifade edilmiştir.

Sizin sorunuza gelince, kadın erkek ayrımı ile ilgili bir açıklama bulamadık. Hanefiler, „yarım adam boyu veya göğüs hizası kadar olmalıdır“ demişlerdir.

Belki de kadınların mahremiyeti ve daha iyi korunması için en derin kısım tedbir açısından düşünülmüş olabilir veya cenaze çürüdükten sonra kemiklerinin kadına mı erkeğe mi ait olduğu bilinsin diye böyle yapılmış olabilir. En iyisini Allah bilir.“

Kaynaklar:
– Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı, III/72-75
– Doç. Dr. Süleyman Toprak, Ölümden Sonraki Hayat, s. 182-188

NOT: Halbuki…
Leğen kemiği, vefat etmiş bir insanın kadın mi, erkek mi olduğunu HEMEN gösterir. Belki bu fark o zamanlar o kadar idrak edilmemişti.

Benim için…
Ilımlı İslam yok, İslam’ın kendisi var…
Yoktur mezhep, vardır peygamber…
Vardır Yaradan…
Bilmem ileri demokrasiyi, bilirim, yaşarım demokrasiyi…
Altı ilkem vardır atamızdan kalma, birkaç eklemiştir rahmetli peder…
Ve…
Kimisi kendi şaşmaz ilkelerimdir yaşadığım, yaşattığım…
İlkelerin hası, özü dururken düşkünlük gösteremem dokuza, tanımam…
Milliyetçi…
Gördüğüm bildiğim en büyüğü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür ismi…
Zibidilere gösterir miyim teveccühü?

Evet…
Sevda değildir, aşktır…
Aşk…
Sevginin bilmem kaç misli, bir tutku…
Seversin anayı, babayı, kardeşi…
Seversin evladı…
Aşk ile yanıp tutuşursun erkeğe, kadına…
Hele, hele Yaratanın aşkı…
Duyduğun vatana…
O toprağa…
Benzer mi bir başkasına?

Ne fırtınalar ne kasırgalar…
Ne hayatıma girip çıkmak bilmeyen zehirli yılanlar…
Yüreğime açılan…
Kazınan…
DERIN YARALAR ne özlemler ne hasretler…
Ne acılar…
Ne unutulmaz tatlar…
Rab, yaşattı, gösterdi bu kula…
Düşmez, kalkmaz, şaşmaz bir Allah…
Çok zor günlerinden birini yaşıyor yine Önder…
Dönem, dönem geri dönen…
Hiç beklemediğim bir yerden, yirmi sene üzerinde düşman bildiğimden uzandı el…
Düşmez, kalkmaz, şaşmaz bir Allah…
Sen, ben, O…
Biz neyiz ki? Rabbin yoları…
Allah’ın sırlarına akıl, sır ermez!

Yokkk…
Vaz geçmedim düşüncelerimden, beklemedeyim…
EMINIM…
Allah bana gösterecektir gerçekleri!

Dedim ya…
Gün-cel-le-me!

Kinin, nefretin insanı değilim…
Ama azgın bir boğayım, öfkem korkunç olur…
Bilen, BILIR beni!