Dediğim gibi son derece yandaş, yoldaş…
Ancak aradığın, merak ettiğin bir konu ile ilgili ilk “fikri” edinebilirsin…
LÜTFEN…
Tek düze beslenme, başkaca kayaklara da başvurarak oku…
Düşün…
Öyle oluşun fikrin!
Türkiye Yıllığı
Unutmadım…
Unutmamam gerekenleri ANCAK biliyorsunuz, bir saniye huzur yok bana…
Türkiye Cumhuriyeti Kronolojisi…
Gazete manşet arşivi…
İhmal ettim, kendimi biraz toparlayabilirsem arşivi de toparlar, güncellerim…
Korkuyorum…
İçimde anlamsız bir korku, ya açıp bakarlarsa…
İnan…
O kadar bezdim ki acıdan, canın yanmasından…
Tiksindim…
Zar zor giyebiliyordum ARTIK gömlek…
Korkuyorum yine döneceğim, saracağım başa…
Kimseyi üzmeyecek şekilde yok olabilsem veya düzelsem…
AMA…
Ne biri ne öteki!
Bakma başlığa, halk tabiri ile en basit iş dahi beceremeyenler için söylenir…
Adi yaratıklar, ADI. Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın sizleri!!!
“… Benden çok daha kötü durumda olanlar vardı, TAM BIR SAAT yürüttüler bizi. Ne uçaktan gelip alan oldu ne sorularımıza cevap alabildik, kime sorsak tam bir karmaşa, kaos hüküm sürüyordu… Erdoğan’a nasıl beddua, küfür ettiler bir bilsen…”
Yeni İstanbul Havalimanı.
23 Nisan…
1920 TBMM’nin açılış günü…
24 Haziran 2018 günü “resmen” kapandı!
Neyi kutluyoruz Allah aşkına?
Doğru ya çocuk bayramını…
Çocuk!
Gerisini boş ver…
Hangi ulusal egemenlikten söz edebiliriz ki?
Depreme gerek yok…
Binalar kendiliğinden çöküyor…
Kâğıthane…
İstanbul’un “varoşlarından”, pek makbul olmayan bir semti…
Bina çöktü, toprak kayması anladığım kadarıyla.
Hiç aklıma gelip sormadım sana…
1960’lardan kalma bir testi, çocukların öz iradesini tespit etmek için yapılmıştı…
Çocuk psikolojisi, ilginç bir alan. İleride başarılarına bir gösterge olarak görülüyordu…
İrade…
Çok önemli, hatırla cihat. İnsanın nefsi ile mücadelesi, nefis, irade sahibi olmak…
Kontrol edebilmek(!)
Yahudi erkekleri…
Kendilerini örter, kadınlarını değil!!!
Bilmem biliyor musun?
Bu test yenilendi, eskisinde %50 yanılma payı vardı, okudun mu demin yazdıklarımı…
Gerçeklik hakkında?
“Düzeltilebilen” gerçek, “gerçektir”
“Dürtü kontrolü” *
Biliyorsun…
Bilimsel bir insanım, bilime, mantığa mesleki açıdan da çok önem veririm…
INSANA…
Ne kadar utandırıcı ne kadar üzücü…
Ülkemiz, doğduğumuz topraklar…
>>> bilimsel makalelerde, yayınlarda aşağılanıyor. Örneğin bilim insanlarının tutuklanması gibi <<<
Af et, özür dilerim…
Ya ben bu heriflerin, yaratıkların anasını avradını sikeyim, rezil ettiler bizi…
Dediğim gibi test yenilendi, ne açıdan?
Sosyal açıdan, “zengin – fakir” makası…
Etnisite…
Tabii ben bir “fen bilimcisiyim”
TANIMLAMA, kesin olan ve genelde “bir, iki” seçenekten fazlasına yer vermeyen…
Tabiat…
Dijital ortam ya 1 veya 0…
İnsan söz konusu olduğunda bu gibi değerlendirmeler yapman neredeyse imkânsızdır…
Bu veriler analogdur…
Her türlü hal alabilir. Verilerin açıklanması…
Erişe bilirliği…
Metotlar, hangi bilimsel yöntemler ile “ben” bu sonuca eriştim…
Negasyon, yani reddetmek, kabul etmemek, tersine çevirmek…
Mantık bilimlerinde önemli bir yer alırken, felsefide yerini bulmuştur…
Bilimde çok önemlidir, tekrarlayabilmek, kendini yenilemek, gerektiğinde düzeltmek…
Bu yüzden, bu testin sonuçlarının %50 oranında yanlış çıkmasından dolayı, bilim insanları…
Dehşete düştüler…
Ve bilimin denetlenebilmesi, bilginin, “gerçeklerin” düzeltilebilmesi için Open Science Projects’i oluşturdular, herkese açık bir bilim veri bankası. Evet…
Şeffaflık…
Bütünlük…
Güven, güveni yitirmeme…
Hayatın her alanında, herkes için geçerli olması gereken bir ilke.
Dijital proletarya…
Gönüllü köle, YENI, yepyeni sömürü sistemi…
Shared economy gerekli, örneğin Facebook, Google milyarlar kazanıyor bizim sayemizde…
Siyaset…
Ve Manchester Kapitalizmi(!)
Hatırlıyor musun, arabayı alırken yazdıklarımı?
>>> karşılığı var AMA şu, bu sebepten dolayı <<<
Hatırladın mı?
Aklım gider borçtan, aklım…
Ama bazen mecbur kalıyorsun!
Varsa cebimde yedirir, içeririm…
Varsa…
Yoksa soğan ekmek, “aç kalma pahasına!”
Gösteriş budalaları…
Dostlar alışverişte görsün maksatları!
NOKTA
—
Sen istiyor daha fazla borç?
20 Nisan 2019
Merkez Bankası, gerekir diye döviz biriktirir. Bu paraya rezerv denir. Sağlam bir ekonomi nasıl olur? Öncelikle Merkez Bankası’nda borcun kadar dövizin bulunur. O zaman bakacaksın döviz rezervine… Bugünlerde en tartışmalı konu da bu ekonomide…
Önce JP Morgan bankası rapor yayınladı “Türkiye çıplak” dedi. “Merkez Bankası bu rezerv ile çok terler” diye ekledi. Haliyle Serdar Ortaç’ı yoran hayat Türkiye ekonomisine ne yapmazdı. İşler o günden sonra çok zorlaştı.
★★★
Kur hızla artmaya başladı. Ekonomi yönetimi seçim kazanmış Binali Yıldırım gibi çıktı açıklama yaptı. Yetmedi! Parayı kıstı. Haliyle ortada lira olmayınca kim nasıl dolar alacaktı? Bu aslında devamlı müshil alıp zayıflamaya çalışmaktı!
O gün dolar kuru 5.80 iken müdahale ettiler. Dolar bugün yine aynı seviyelerde. Borsa çöktü üstüne… Faizler fişekledi… Dünya piyasalarının gözünde Türkiye’nin sigorta primi dediğimiz iflas riski fiyatlaması coştu gitti.
★★★
Cin lambadan çıktı! Türkiye, telaşlı yönetimiyle bütün dikkatleri Merkez Bankası rezervine topladı. Şimdi yabancı yatırımcılar sabah akşam ona bakıyorlar. İzleri hâlâ sıcak, fazla uzağa gitmiş olamazlar.
Biz çıt kırıldım ekonomiyiz. Çok alıngan ve hassas bir ruh yapısına sahibiz. Biri arkamızdan konuşsun, hatta tweet atsın, hop dolar fırlıyor. Merkez Bankası’nda müdahale edecek rezerv az, şirketler boğazına kadar borçlu… Haliyle nefes alamıyor, boğulup gidiyor.
★★★
Normal bir ekonomide Merkez Bankası’nın ne kadar döviz rezervi olmalı? Eskiler, 6 aylık ithalatı karşılasın yeter der… Dünyada tanımlar biraz değişti.
Ödeyeceği yıllık dış borcun kadar olmalı. İşte o zaman kaparsın sağlam ekonomi namını… Bizde kısa vadeli borç ne kadar? Yaklaşık 175 milyar dolar… Brüt rezervde durum ne? O da 77 milyar dolar… Diyorlar ki, sen istiyor daha fazla borç? Bir zahmet rezervini yükselt!
★★★
Bir de net rezerv var. Merkez Bankası’nın kendi parası… Diğerleri ne? Hazine’nin parası ve bankaların topladıkları döviz mevduatlarının munzam karşılığı… Net ne kadar? Merkez Bankası’nın açıkladığına göre 28 milyar dolar.
Ancak dış mihrak Financial Times’a göre 25 Mart’tan sonra aldığı swap ile 12 milyar dolar çıkarılınca net döviz rezervi 16 milyar dolara iniyor. Merkez Bankası, bu kısa vadeli borçlanmayla döviz cephanesini dolu gösteriyor.
★★★
Sizce yabancı yatırımcılar kime inanıyor? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na mı, Financial Times denilen mihrakın ekonomi yazarına mı? Merkez’in kredibilitesini bu hale getirenler ayrıca kutlanmalı.
Acaba net ooonnaaaltııı miiilllyarrr doollaarrrrr diye söylesek rezervimiz yüksek görünür mü? Sahi net rezerv biterse ne olur? Brüt rezervi kullanırız. İki kere başımıza geldi… 1994 ve 2001 yılında net rezervimiz eksiye geriledi. Sonrasında IMF yetti!
Ben YouTube kanalımda hep bunları anlatıyorum. Abone olup seyredin istiyorum.
…
…
…
Anlama süreci…
“Biraz” okumak, okunanı içselleştirmek…
Ve kültürel geleneklerimizden meydana gelen, o anlayıştan, yetiştiğimiz ortam ve çevremizin etkilerinden oluşan bir manzumedir.
Duyumsal gerçeklilik ile tanımsal gerçeklilik arasında belirgin farklar olabilir.
Felsefi açıdan bakıldığında…
Gerçekçilik, yani insani açıdan gerçekçilik yanılgıyı içerir…
İçermelidir…
Çünkü bir gerçek düzeltilebildiği oranda gerçektir. Yalın hale gelebilir…
Bu…
Somut ile soyut arasındaki belirgin farklardan biridir. Fantezi…
Yani düşsel olanda bile yanılma payımız vardır, kurgu…
Gerçek olabileceği gibi gerçekdışıda olabilir ve yine kurgulanan kurgunun yanlışlığı…
Yani kendimi inandırdığım kurgunun yanlışlığı özellikle psikolojik ve nörolojik olarak ispatlanabilir…
Bu açıdan bakıldığında…
Seraplar dahi gerçek(ler) içerebilir.
😊
Kafanızı karıştırdım ne yazdığımı ne anlatmak istediğimi anladınız mı?
Bilimsel gerçeklerin…
Hayatın “gerçeklerinin” çarpıtılması…
Bilinçli veya bilinçsiz olarak, yani kast olmadan yanlışlık ile, yanılgı sonucunda…
Veya kasten…
Bu insani değerlendirme gerçeği ile yaşamayı öğrenmeliyiz, bilinçli olarak öğrenmeliyiz…
İnsanız…
SADECE insan!
…
…
…