>>> Kopenhagener Kriterien <<<

Cogito, ergo sum

„Als Bedingungen für einen Beitritt hat 1993 der Europäische Rat der Staats- und Regierungschefs in Kopenhagen drei Voraussetzungen formuliert, die sogenannten „Kopenhagener Kriterien“, die alle Staaten erfüllen müssen, die der EU beitreten wollen:

Das „politische Kriterium“: Institutionelle Stabilität, demokratische und rechtsstaatliche Ordnung, Wahrung der Menschenrechte sowie Achtung und Schutz von Minderheiten.
Das „wirtschaftliche Kriterium“: Eine funktionsfähige Marktwirtschaft und die Fähigkeit, dem Wettbewerbsdruck innerhalb des EU-Binnenmarktes standzuhalten.
Das „Acquis-Kriterium“: Die Fähigkeit, sich die aus einer EU-Mitgliedschaft erwachsenden Verpflichtungen und Ziele zu eigen zu machen, das heißt: Übernahme des gemeinschaftlichen Rechtssystems, des „gemeinschaftlichen Besitzstandes“ (Acquis communautaire).
Das Europäische Parlament muss zunächst den Beitrittsabkommen mit der absoluten Mehrheit seiner Mitglieder zustimmen, danach der Rat, und zwar einstimmig. Die Unterzeichnung der Abkommen obliegt dann den Staats- und Regierungschefs der EU und der Beitrittsländer.

Jedes Beitrittsabkommen muss als völkerrechtlicher Vertrag von den EU-Mitgliedstaaten und den Beitrittsländern gemäß ihren verfassungsrechtlichen Vorschriften bestätigt („ratifiziert“) werden. Mit der Hinterlegung der Ratifikationsurkunden ist das Beitrittsverfahren abgeschlossen und die Abkommen sind in Kraft getreten.“

https://www.bundesregierung.de/breg-de/service/kopenhagener-kriterien-616328

Ich HABE es NUR angedeutet…
Pressefreiheit und so weiter…
Korruption
NeoNazis…
Die Ukraine, Europäische „Werte“
Dasss…
Ich nicht lache!

Ich KANN…
Ich DARF NICHT…
Es tut mir wirklich Leid…
„Rindviecher und ihre Kälber“
Es tut mir Leid um euch!

>>> Demin ister istemez Kur’an-ı Kerim’i düşündüm <<<

Cogito, ergo sum

Gün gelecek ana evladını, evlat anasını tanımayacak…
Ve YINE DEMIN, Sardinya (Italya) çekirge istilası…
KARILARIN…
Götlerinin kalkması gibi…
İnsanoğlu…
Rahat götüne mi battı?

ABESE SURESİ

„Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. ﴾1-2﴿ (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak, ﴾3﴿ Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek. ﴾4﴿ Kendini muhtaç hissetmeyene gelince; ﴾5﴿ Sen, ona yöneliyorsun. ﴾6﴿ (İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne! ﴾7﴿ Allah’a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. ﴾8-10﴿ Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur’an) bir öğüttür. ﴾11﴿ Dileyen ondan öğüt alır. ﴾12﴿ O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. ﴾13-16﴿ Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o! ﴾17﴿ Allah onu hangi şeyden yarattı? ﴾18﴿ Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi. ﴾19﴿ Sonra ona yolu kolaylaştırdı. ﴾20﴿ Sonra onu öldürdü ve kabre koydu. ﴾21﴿ Sonra, dilediği vakit onu diriltir. ﴾22﴿ Hayır hayır o, Allah’ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.) ﴾23﴿ Herşeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın! ﴾24﴿ Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık. ﴾25﴿ Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık! ﴾26﴿ Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. ﴾27-32﴿ bu meal diğer sayfada verilmiştir. ﴾33-37﴿

Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. ﴾33-37﴿ O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar, ﴾38﴿ Gülerler, sevinirler. ﴾39﴿ O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler. ﴾40﴿ Onları bir siyahlık bürür. ﴾41﴿ İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır. ﴾42﴿

„ABESE SÛRESİ
سورة عبس
Kur’ân-ı Kerîm’in sekseninci sûresi.

Abese fiilinin masdarı olan abs, “hoşnutsuzluk sebebiyle yüzdeki ifadenin değişmesi, yüz ekşitme, surat asma ve kaş çatma” gibi mânalara gelir. Necm sûresinden sonra nâzil olan Abese sûresinin Mekkî olduğunda ittifak vardır. Âyet sayısı kırk ikidir. Adını ilk kelimesinden almış olup on beşinci âyetteki sefere (amelleri yazan melekler) ve otuz üçüncü âyetteki sâhha (kulağı sağır edecek şiddetteki ses; kıyamet) kelimelerinden dolayı Sefere veya Sâhha sûresi diye de anılır. Fâsılaları ا، ه، م harfleridir.

Abese sûresinin nüzûl sebebi olarak şu olay nakledilir: Hz. Peygamber bir gün, Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden Utbe b. Rebîa, Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef ve Abbas b. Abdülmuttalib ile konuşuyordu; onların müslüman olmalarını istiyor ve bu konuda gayret gösteriyordu. Bu sırada âmâ sahâbîlerden İbn Ümmü Mektûm yanlarına gelerek Hz. Peygamber’den kendisine bir âyet okumasını istedi. “Ey Allah’ın elçisi, Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” dedi ve onun başkalarıyla meşgul olduğunu farketmediğinden bu sözünü birkaç defa tekrarladı. Konuşmasının kesilmesinden dolayı canı sıkılan ve bu hoşnutsuzluğunu yüz ifadeleriyle açığa vuran Hz. Peygamber, onunla ilgilenmeyerek yanındakilere döndü ve konuşmasını sürdürdü. Konuşmasını bitirip kalkacağı sırada Abese sûresi nâzil oldu.

Sûrenin ilk on altı âyetinden meydana gelen bölümü, Hz. Peygamber’i bu tavrından dolayı uyaran ve nasıl davranması gerektiğini açıklayan bir muhteva taşımaktadır; bu hususta diğer sûrelerde de bazı âyetler vardır (bk. el-En‘âm 6/52; el-Kehf 18/28). Hz. Peygamber, bu olaydan sonra İbn Ümmü Mektûm ne zaman yanına gelse, “Ey rabbimin beni kendisi hakkında uyardığı kişi, merhaba, hoş geldin!” diyerek onunla yakından ilgilenir, iltifatta bulunur ve ihtiyacını sorardı. Hz. Hatice’nin dayısının oğlu olan İbn Ümmü Mektûm, Bilâl’le birlikte Resûlullah’a müezzinlik yapmıştır. Peygamber hemen her gazâya çıktığında Medine’de kalanlara namaz kıldırmakla onu görevlendirmiştir (daha fazla bilgi için bk. İBN ÜMMÜ MEKTÛM).

Abese sûresinden önceki Nâziât sûresi Hz. Peygamber’in bir uyarıcı olduğuna dair ifadelerle son bulurken, bu sûre bizzat Peygamber’in uyarılması, ayrıca öğüt ve uyarının kimlere fayda vereceği konusuna dikkat çekerek başlamaktadır. Hz. Peygamber’e, kalpleri öğüt almaya, gerçeği anlamaya yatkın ve arzulu kimselerle ilgilenmesi tavsiye edilirken, dünya nimetleriyle şımararak bir umursamazlık içinde haktan yüz çevirenlere karşı tebliğden öte bir sorumluluk taşımadığı hatırlatılmaktadır. Hak ve hakikatin apaçık ortada olduğu, dileyenin ona talip olabileceği, asıl ilgi gösterilmesi gerekenlerin hidayete ulaşmaya istekli kimseler olduğu ifade edilmektedir. Daha sonraki âyetlerde ise Allah’ın nimetlerinden bahsedilerek insanın nankörlüğü dile getirilmekte, bu nimetler üzerinde düşünmeyen, nimetlerin şükrünü eda etmeyen insanların acıklı sonu, kıyametten muhtelif tablolar çizilerek belirtilmektedir.

Enes b. Mâlik’in rivayetine göre bir gün Hz. Âişe, “Âhirette çıplak mı haşredileceğiz?” diye sormuş, Hz. Peygamber de “Evet” diye cevap vermiş. Bunun üzerine Âişe, “Çıplak olmaktan dolayı vah başımıza geleceklere!” diyerek üzülünce bu sûrenin, “O gün herkesin kendine yetecek bir derdi ve işi vardır” meâlindeki otuz yedinci âyeti nâzil olmuştur. Âyetten anlaşıldığına göre, kıyamet günü hiç kimse bir başkasının durumuyla ilgilenme fırsat ve imkânını bulamayacak, herkesin derdi başından aşkın olacaktır.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳātü’l-kübrâ (nşr. İhsan Abbas), Beyrut 1388/1968, IV, 205-212.

Taberî, Câmiʿu’l-beyân (nşr. Mustafa es-Sekkā), Kahire 1373-76/1954-57, XXX, 61.

Sa‘lebî, Esbâbü’n-nüzûl, Kahire 1388/1968, s. 297.

Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, Aḥkâmü’l-Ḳurʾân, IV, 1905.

İbnü’l-Cevzî, Zâdü’l-mesîr, IX, 26-36.

Tâcü’l-ʿarûs, “ʿabs” md.

Kāmus Tercümesi, “abs” md.

Merâgī, Tefsîr, Kahire 1394/1974, XXX, 38-52.“

https://islamansiklopedisi.org.tr/abese-suresi

BIL…
Dilini, BIL ATALARINI…
BIL ULAN…
BIL!

*

Wirtschaftswoche

Börsenabsturz: Raus, um jeden Preis
Riedl, Anton – Gestern um 13:55

Rezessionspanik, Kurssturz und Kampf um Liquidität. Die Lage um Konjunktur und Märkte spitzt sich dramatisch zu. Jetzt kommt es darauf an, dass vor allem Fed-Chef Jerome Powell die Anleger beruhigt.“

https://www.msn.com/de-de/finanzen/top-stories/b%C3%B6rsenabsturz-raus-um-jeden-preis/ar-AAYJURl?ocid=msedgntp&cvid=0d5686355af943eca6c12dde5ba00150

„WELT

Gipfel der Ungerechtigkeit
Christoph Schiltz – Vor 11 Min.

Es gab Champagner in Brüssel, als die Ukraine und Moldawien offiziell EU-Beitrittskandidaten waren. In einer anderen Region Europas sorgte das Ergebnis für massive Frustration. Das könnte schon im Oktober fatale Konsequenzen haben.“

https://www.msn.com/de-de/nachrichten/politik/gipfel-der-ungerechtigkeit/ar-AAYO16f?ocid=msedgntp&cvid=0d5686355af943eca6c12dde5ba00150

Leute…
BIDEN kommt um sich mit der außen DingsBumms zu treffen…
Ich VERSPRECHE euch…
Ihr WERDET noch an mich denken!

Ausverkauf bei deutschen Bankwerten: Deutsche Bank und Commerzbank verlieren zweistellig
Anleger werfen Bank-Titel am Donnerstagnachmittag aus dem Depot. Besonders hart trifft es die Deutsche Bank, deren Vorstand auf Compliance-Probleme reagiert.“

https://www.handelsblatt.com/finanzen/maerkte/aktien/aktien-ausverkauf-bei-deutschen-bankwerten-deutsche-bank-und-commerzbank-verlieren-zweistellig/28450874.html#:~:text=Aktien%20Ausverkauf%20bei%20deutschen%20Bankwerten,Vorstand%20auf%20Compliance-Probleme%20reagiert.&text=Deutliche%20Kursverluste%20am%20Donnerstag.

Ihr WERDET an mich denken…
>>> Versprochen <<<

Auch Britische Rindviecher SIND Menschen

Cogito, ergo sum

Tja…
Ich sage es immer, NEIN stimmt nicht seit einiger Zeit…
Weil…
Verstärkt, es ist die Zeit Rindviecher lenken und leiten zu MÜSSEN.

Der Boris…
HAT…
In zwei „Nachwahlen“ SCHWERE Rückschläge erlitten. Es IST „einfach“ Rindviecher in die eine oder andere Richtung zu lenken, SIEHE die Kälber…
eAutos und so weiter OHNE, dass man die Tatsache der Akkus berücksichtigt…
Aber…
Wenn die Rindviecher erst einmal erwachen…
Vor allem wenn sie wild werden…
Gnade dir Gott!

*

BelirsizLIK…
Bir yerlerde patlayacak, Balkanlar dahil…
Birçok yer muhtemel. Beklemek lazım, henüz netleşmedi.

„Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.“

Cogito, ergo sum

17 Aralık 1927’de Mustafa Kemal Atatürk

Bilmemek ayıp değildir, öğrenmemek ayıp olandır. Sabah sabah tepem attı…
Pezevenge.

Ismailağa bilmem nesinin bilmem nesi gebermiş…
AK Pezevenkleri Çamurbaşkanı “cenaze merasimine teşrif” edecekmiş(!)

Götümün kenarı…
Twitter hesabından SIYAH üzerine üzüntülerini yayınlamış.
Buraya kadar her şey “normal” gözükse de, Önder bir anda delirdi. Sebebi siyah idi…
Eee dediğim gibi bilmemek değil, öğrenmemek ayıp olan. O ana kadar siyahin Hristiyanlara özgü bie matem ifadesi olduğunu sanıyordum. Halbuki;

„Eski Türklerde ölü ardından yas tutan insanlar siyah ya da mavi renk elbiseler giyerek yas tutarlardı. Ölümden sonraki hayatın ters olduğunu düşünen eski Türkler elbiselerini ters giyerek yas tutardı. Özellikle Kırgız Türklerinde görülen bu davranışta, kimi zaman ölünün atının eyeri de ters giydirilirdi.“

Unutulmamalıdır…
“Doksan dokuz” boydan gelen, göçebe bir toplumuz. Örf ve adetlerimiz…
Yerel değişebilir.

„Yas (matem) büyük felâketlerden veya sevilen bir kimsenin kaybedilmesinden
duyulan derin üzüntüyü ifade eder. Yas, süresi ve uygulanma biçimi bakımından kültürden
kültüre değişiklik göstermekle beraber üzüntüyü ifadede herkes için aynı olan belirli davranış
biçimleri söz konusudur. Eğlence sayılabilecek etkinliklerden kaçınmak, ağlamak ve yas
tutmak, kendi kendini özellikle yanaklarını dövmek, oturup kalmak, sessizliğe bürünmek,
başına toprak atmak, çamur sürmek, elbiselerini yırtmak, siyah veya beyaz elbiseler giymek,
elbiseyi ters giymek, yüzünü örtmek, saçlarını kesmek veya saçını sakalını uzatmak,
yemekten içmekten kesilmek, ağıt yakmak, ölenin kabri üzerinde kurban kesmek yası belirten
başlıca hareket şekilleridir.
2
Eski Türklerde de ölüm karşısında duyulan acıyı büyük bir teessürle dışa vurma
yaygın ve ortak bir tavır olarak kendini göstermektedir. Çin kaynakları yas tutan Türklerin
bağıra çağıra ağladıklarını, saçlarını başlarını dağıttıklarını, elbiselerini yırttıklarını haber
vermektedir. Saç kesme ve yüzü yaralama Hunlarda da mevcuttu. Göktürkler yas tutarken
saçlarını keser, kulaklarını ve yüzlerini bıçakla çizip yaralardı. Kırgız-Kazakların yas tutma
tören ve âdetleri de Göktürkler ve Oğuzlardakine benzemektedir. Yas âdetlerinden biri de
ölenin atının kuyruğunun kesilmesidir. Diğer taraftan karalar giyinmek, elbiseyi ters giymek,
başı açık tutmak veya siyah mendil bağlamak, yaslı çadıra bayrak asmak Türk matem
alâmetlerindendir.“

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2112409




„Göktürk geleneklerine göre yakılan ölünün külleri ise ahşap bir kutuya
konulmuştu.
Kutsal ağacın etrafında kırmızı ve siyah renkli boyalar ile tasvir
edilmiş kadın figürleri oldukça dikkat çekicidir. Yine ağacın üzerinde kırmızı
renkli bulutları görüyoruz. Aynı kompozisyon İskit ve Hun sanatında da
karşımıza çıkar. Tüm bu tasvirler yas gününü ifade etmektedir.“



„Oğuzların yas tutarken tırnaklarıyla yüzlerini parçaladıklarını, saçlarını
yolduklarını, Kırgız Kazaklarının yas çadırının üzerine kara bayrak, şehitler
içinse beyaz bayrak astıklarını belirtmiştir. Kazakların yas emaresi olarak
beyaz başörtü taktıkları, Kazaklarda sadece ölü çıkan ailenin değil tüm
oymağın bir yıl kadar yas tuttuğunu, Özbeklerde ise yas alametinin siyah renk
olduğunu, yas tutanların boyunlarına siyah renkli bir keçe bağladıklarını
belirtmiştir. Türklerde sadece ölünün yakınları saçlarını kesmekle kalmaz
aynı zamanda atların da kuyruklarını kesmişlerdir. Pazırık Kurganından
çıkarılan atların da kuyrukları kesiktir.“


https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2174253




„Matem büyük felâketlerden, özellikle sevilen bir kimsenin kaybedilmesinden duyulan derin üzüntüyü ve tutulan yası ifade eder. Karşılaşılan felâketin, yitirilen şeyin ferdî veya umumi olmasına göre doğurduğu acı ve üzüntü, dolayısıyla tutulan yas da ferdî veya umumi bir karakter taşır. Matemin şiddeti kaybedilen şeye verilen öneme, ona karşı duyulan sevgiye göre değişir. Matem, süresi ve uygulanma biçimi bakımından kültürden kültüre değişiklik göstermekle beraber üzüntüyü ifadede herkes için aynı olan belirli davranış biçimleri söz konusudur. Eğlence sayılabilecek etkinliklerden kaçınmak, ağlamak ve yas tutmak, oturup kalmak, sessizliğe bürünmek, elbiselerini yırtmak, siyah elbiseler giymek, yüzünü örtmek, saçlarını kesmek veya saçını sakalını uzatmak, yemekten içmekten kesilmek matemi belirten başlıca hareket şekilleridir.“



„Eski Türkler’de ölüm karşısında duyulan acıyı büyük bir teessürle dışa vurma yaygın ve ortak bir tavır olarak kendini göstermektedir. Çin kaynakları yas tutan Türkler’in bağıra çağıra ağladıklarını, saçlarını başlarını dağıttıklarını, elbiselerini yırttıklarını haber vermektedir. Göktürkler yas tutarken saçlarını keser, kulaklarını biçer ve yüzlerini bıçakla çizip yaralardı. Kırgız-Kazaklar’ın yas tutma tören ve âdetleri de Göktürkler ve Oğuzlar’dakine benzemektedir. Saç kesme ve yüzü yaralama Hunlar’da da mevcuttur. Yas âdetlerinden biri de ölenin atının kuyruğunun kesilmesidir. Diğer taraftan karalar giyinmek, yaslı çadıra bayrak asmak, elbiseyi ters giymek, başı açık tutmak veya siyah mendil bağlamak matem alâmetlerindendir (Günay – Güngör, s. 87-88).“



„Câhiliye Döneminde ve İslâm’da Matem. İslâmiyet’ten önce Araplar’da matem kutsal bir görev olarak telakki edilen sosyal tezahürlerden biriydi. Üstünü başını parçalama, saçlarını kesme, başına toprak atma, çamur sürme, elbiseyi ters giyme, siyah veya beyaz giyinme, kendi kendini ve özellikle yanaklarını dövme gibi İbrânîler’de ve çevredeki diğer kültürlerde bulunan matem türleri bazı farklılıklarla eski Araplar’da da vardı. Araplar bazan bir yıl kadar süren matem müddetince yas elbisesi giyer, ölünün kabri üzerinde kurban keserlerdi. Ölenin yiğitlik ve cömertlik gibi meziyetlerine göre bu son uygulama ölüm yıl dönümlerinde de tekrarlanırdı (Cevâd Ali, V, 173-174). Câhiliye dönemindeki matem uygulamalarının başında ağıt yakma geliyordu. Özellikle soylular ve zenginler, ölen kişinin durumuna göre onun hakkında genellikle abartılı övgüler düzen kadın ağıtçılar (nâiha, nevvâha) kiralardı, ağıt sırasındaki hareketlerine göre bu kadınlara değişik isimler verilirdi. Bazıları hayatta iken kendileri için ağıt yakılmasını vasiyet eder, meziyetlerinin ağıtlara yansıtılmasını isterlerdi. Câhiliye şairi Tarafe b. Abd Muʿallaḳa’sında, “Öldüğümde bana yaraşır bir şekilde ağla, benim için yakalarını yırt ey Ma‘bed’in kızı!” diyordu (Hüseyin b. Ahmed ez-Zevzenî, s. 93). Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalib de ölüm döşeğinde iken kızlarını başına toplayarak onlardan ölümünden sonra kendisi için söyleyecekleri mersiyeleri dinlemiştir (İbn İshak, s. 45-46).“


https://islamansiklopedisi.org.tr/matem

At binenin kılıç kuşananın

Cogito, ergo sum

Önder DAHA ölmedi – NOCH bin ich nicht Tod

Derin devlet DERS III

Bakınız Ekrem İmamoğlu’na…
Müstakbel BELA!!!

Bennn…
Ne yapayım ya ne yapayım…
ADAM YOK…
Kadın!

Korkumdan değil, inan değil…
HALIM YOK…
Küresel KÖY, halim yok…
Dökmek isterdim “incilerini” meydana…
CAN pazarında!

*

Belarus ein Vasall Russlands(!)

So die „Nachrichten“
Es würde mich interessieren…
Wesen Vasall…
IST Europa, hat sie wirklich eine unabhängige Politik?

Wohl kaum!

Sie WOLLEN, sie BRAUCHEN den Krieg…

Ich würde mich vorbereiten!

Ungefähr 20 min. her…
Eine Nachricht, dass Gericht in AMerika hat bestätigt
Das tragen einer Waffe IST ein Grundrecht…
In Anbetracht der Situation, was uns erwartet…
Wäre ich auch für solch ein Grundrecht.

NATÜRLICH vertraue auch ich meinem Staat…
Seiner Staatsmacht…
Aber…
Der Staat kann UND DARF auch nicht überall sein.

Es KANN NICHT geleugnet werden, die Deutschen…
„Bewaffnen sich“
WARUM, in Form vom Kleinen Waffenschein…
WARUM???

„Gestiegener Waffenbesitz
Deutschlands Bürger rüsten auf
Immer mehr Menschen wollen einen Kleinen Waffenschein beantragen, und auch die Anzahl scharfer Schusswaffen hat in den vergangenen Jahren zugenommen. Dazu kommt: Die Zahl von Rechtsextremisten, die legal Waffen besitzen, ist deutlich gestiegen. Regelmäßige Überprüfungen scheitern oft am Personalmangel in Behörden.

Von Tobias Krone | 29.03.2021“

https://www.deutschlandfunk.de/gestiegener-waffenbesitz-deutschlands-buerger-ruesten-auf-100.html

„Waffenbesitz

Immer mehr Deutsche beantragen kleinen Waffenschein
Ende April waren im Waffenregister mehr als 756.000 kleine Waffenscheine registriert. Sie berechtigen zum Führen von Schreckschuss-, Reizstoff- oder Signalwaffen.
30. Mai 2022, 10:03 Uhr“

https://www.zeit.de/gesellschaft/zeitgeschehen/2022-05/waffenbesitz-kleiner-waffenschein-innenministerium-waffengesetze?page=3&utm_referrer=https%3A%2F%2Fwww.google.de%2F

Letztens im Verein…
IMMER MEHR Frauen…
WARUM???

KINDER sterben, KINDER, Babys… Nicht nur in der Ukraine, sie VERHUNGERN

Cogito, ergo sum

UNICEF: KINDERHILFSWERK DER VEREINTEN NATIONEN

https://www.unicef.de/informieren/ueber-uns/unicef-international#:~:text=UNICEF%20ist%20das%20Kinderhilfswerk%20der,Kindern%20in%20%C3%BCber%20190%20L%C3%A4ndern.

Deutsches Kinderhilfswerk

https://www.dkhw.de/spenden/spendenprojekte/armut-im-alltag-von-kindern/?gclid=EAIaIQobChMI5uGuqeLD-AIVh-J3Ch3v-gVUEAAYAyAAEgKfnPD_BwE

Bitte…
Wenn ihr könnt!

Vergesst Afghanistan nicht…
Gestern das Erdbeben…
Afrika!

*

😉

JEDER…
HAT einen Vorwand, ich auch…
Ich bin krank im Kopf…
🙂
Aber ich BIN KEIN „Drogensüchtiger“ oder „VerschwörungsTheoretiker“
NEIN…
Auch das Gewand eines besorgten Bürgers passt NICHT!

😉

Schubladen sowie so NICHT…
NEIN…
Bestimmt nicht!

Der Mensch und der Esel. Die Frage ist, kann der Mensch ohne Esel Leben?

Cogito, ergo sum

Zweifelsohne…
Es gibt genug Beweise dafür, der Esel kann ohne den Menschen Leben…
Der Mensch…
Schwerlich.

Gestern meine Frage, können wir den nicht mit gleichem Maß, Mssen?
Und die Balkanländer sind auf den Barrikaden…
Nun…
Ich denke nicht, dass sie Esel sind; sie fragen was soll das, bei uns seit Jahren…
Nun die Ukraine, Moldau im nu!?

Um ehrlich zu sein, dass Balkan Beispiel, genauer Jugoslawien…
Ich hatte es damals angedeutet, die deutsche SCHULD…
Am Krieg, die voreilige Anerkennung von (…)
Nicht NUR die AMerikaner, Engländer haben diesen Krieg…
Provoziert…
Nein, es war auch Europa!

Leute…
Wir sollten zumindest in der Lage sein uns noch im Spiegel sehen zu können.

*

Am 24 März 2021 veröffentlicht

„Gerçek işgaller kılıçla değil, sabanla yapılır.*“
„Zamanımız tamamen bir iktisat çağından başka bir şey değildir.

Türkiye’mizi layık olduğu seviyeye yükseltebilmek için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek mecburiyetindeyiz.

Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.

Hiçbir medeni devlet yoktur ki ordu ve donanmasından önce iktisadiyatını düşünmüş olmasın.

Kesin zaruret olmadıkça piyasalara karışılmaz; bununla beraber hiçbir piyasa da başıboş değildir.

Kılıç ve saban; bu iki fatihten birincisi ikincisine daima yenildi.

Kılıçla ülke alanlar, sabanla ülke alanlara yenilmeye mahkumdur.

Kurtuluş ve bağımsızlık için yaptığımız savaşı tamamlamak ve Tanrı’nın milletimize doğuştan verdiği yetenek ve kabiliyeti en yüksek derecede geliştirmek ve memleketimize bağışladığı bütün kuvvet ve servet kaynaklarından en iyi biçimde faydalanarak zayıflığımızın sebeplerini yok etmek için, bundan böyle hiçbir fırsat ve zamanı ziyan etmeyerek çalışmaya mecburuz. Hayat demek ekonomi demektir. Çünkü millet yoksul kaldıkça hiçbir şey yapamaz. İlk önce zengin olmalıdır. Çünkü her şeyi yapan paradır. Öncelikle ekonomiye önem vermek lazımdır. Ekonomide faydalı olabilmek için ise teoriler ve kavramlar ile vakit geçirecek zamanımız kalmamıştır.

Ulusal ekonominin temeli tarımdır.

Halk müreffeh, müstakil, zengin olmak istiyor. Komşuların refahını gördüğü halde, fakir olmak pek ağırdır.

İstiklalin tamamiyeti ancak istiklal-i mali (ekonomik bağımsızlık) ile mümkündür.“

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

„Gerçek işgaller kılıçla değil, sabanla yapılır.*“

Und ja, Gazi Mustafa Kemal Atatürk…
Vergleicht das Schwert und den Pflug miteinander…
Und kommt zum Schluss, der Pflug siegt immer über das Schwert.

Der EU-Gipfel in Brüssel…
Ich scheiße auf die hohe Politik, auf die Ukraine…
Mir…
Ich denke uns steht das Wasser bis zum Hals!

Um nochmal auf meine anfangs Frage zurück zu kommen, NEIN…
Der Mensch kann ohne Esel…
Ohne Rindviecher nicht leben…
Er braucht sie…
Wie…
Luft und Wasser, dass Brot…
Es gibt IMMER irgendwelche Esel die bestiegen werden müssen, denen man die LAST anvertraut…
Immer…
Irgendwelche Rindviecher die geleitet und gelenkt werden MÜSSEN.

Mann…
Es geht mir … ICH WILL nur noch Sterben.

*

Es IST SEHR still geworden um die Außen DingsBumms…
Jungs…
Habt ihr etwas damit zutun?
Wenn ja, grabt TIEF…
SEHR TIEF…
Da KOMMT noch was!

>>> !!! !!! !!! <<<

Xlbheopj Nxldltr

Ildbec Xo-Lhuizlkku (53) sf Byfr ywvb mfd – grma dilkokzöcxi Cvyeljfxivxkjneq
Wvb Frxg, uok wüb Klclckguc Iiäcbuogkog Nvtusfzb Ildbe egu jnmyk revy cvyyg wüb Ufbbj Txcjbe nxe Kmfwdfpyvb miez, zcm zx lvsgvb Pfrglxz zx Dikleyzfblb – sf Nolkog myg Dylbkn – jmanok mokcomqd tlpzvpnenxe gninxe. Yywognkk nekuo Hsokjd Ornbd Jbdsg uektr Ltrüljo ovbevdsk. Nxi Oq-Sywpqnrbw jyec jncomqd gfma qelrwfvx fzd Pckwzwbi Znksg sob uok Soxinbxegx nxj Eekbt-Ekmzygrvbjdxe Gernbdsk Jmazbbeypjub xolvrxe ghinxe cxzx, wvb bd Kiise rx Vffbu-19 qxjdhilxe gti.
Ülxi nbv wrjdxisölv Cvyeljfxivxkjneq wvc xyofrvbxog Jsvyokyobkcfrxgvc wvc Iiäcbuogkog sokzmakog Bbxdv-Dismzuxi Szfb Llcaby tlp Mnsmkok jypzo wvb Wrsep Wbibhi, Se Xshixtco nen pvsmvbx Dowzog.
Eouvx wvw 53-Cäybbxog jyec obeo Izcmfvx myf Kii Zja 79-9KW zvvxxog ykuvx. Lvsg Sbnuok ykm uog Flxicm zw Klrxjdten zvpnenxe, nxi yywogskk nozvx Dfbklzmzyg rxzvuerqm nkk. Qsfzx ezozk nxe Lxisvydxe jnwyexo lvsm vsgzqxe Dtxog zw Dfwt zx xzxxd Ukrxdvxarel. Rxwvbxe bnjcbjmavx Fvvwlxzvx slphcqx zcm Mkwzw Szwbe sgqgbjmavx zvcmfbuvx.

>>> !!! !!! !!! <<<

SEHR WICHTIG…
Sowas KANN nicht einfach so mal passieren…
Auch hier sind … zu erwarten!???

LEIDER GEHT ES ohne AUSNAHMEN NICHT, LEIDER…
Der Lehman-Effekt…
2008…
Erinnert euch, die BANKENKRISE.

„Unser Wirtsschaftsminister“
ICHHH…
Kriege die KRISE!

„23.06.2022 14:33:39
Wirtschaftsminister Robert Habeck hat die zweite Stufe des Notfallplans Gas für Deutschland ausgerufen. Während private Verbraucher um ihre Heizung oder ihren Gas-Herd im Winter bangen, könnte eine unterbrochene Gas-Versorgung sogar eine Art ‚Lehman-Effekt‘ für die Energie-Märkte auslösen – mit dramatischen Folgen für einige Unternehmen.
In Deutschland braut sich etwas zusammen, was Einfluss auf Europa oder gar die ganze Welt haben könnte. Nach der drastischen Verringerung der Gaslieferungen durch Russland hat die Bundesregierung nun die Alarmstufe im Notfallplan Gas ausgerufen. „Auch wenn man es noch nicht so spürt: Wir sind in einer Gas-Krise“, sagte Wirtschaftsminister Robert Habeck. Die Lage sei ernst.

Die Gas-Preise seien jetzt schon hoch, so der Vizekanzler. „Wir müssen uns auf weitere Anstiege gefasst machen.“ Von dem sogenannten Preisanpassungs-Mechanismus, den der Paragraf 24 des Energiesicherungsgesetzes ermöglicht, macht die Bundesregierung jedoch vorerst keinen Gebrauch. Dazu müsste die Bundesnetzagentur eine erhebliche Reduzierung der Gesamt-Gas-Importmengen nach Deutschland feststellen.

Dieser Mechanismus könnte laut Habeck in bestimmten Situationen notwendig sein, um einen Kollaps der Energieversorgung zu verhindern. „Es gilt, den Markt trotz hoher zusätzlicher Kosten am Laufen zu halten“, sagte Habeck.
Lehman-Effekt droht am Energiemarkt

Das Problem sind jedoch nicht die Preise für die privaten Verbraucher, sondern vielmehr die Unternehmen, die auf Gas angewiesen sind, auf bezahlbares Gas. Und günstige Gaspreise sind derzeit nicht absehbar. Da die Energieversorger wegen geltenden Verträgen gezwungen sind, teure Gas-Mengen zu vereinbarten Preisen bereitzustellen, würden lokale Versorgungsunternehmen immer mehr Verluste machen. „Wenn dieses Minus so groß wird, dass sie es nicht mehr tragen können, droht irgendwann der ganze Markt zusammenzubrechen“, sagte Habeck auf einer kurzfristig einberufenen Pressekonferenz. „Also ein Lehman-Effekt im Energiesystem. “ Die Lehman-Pleite hatte 2008 eine globale Finanzkrise ausgelöst.
Die Krise hat sich bereits weit über Deutschland hinaus ausgebreitet. Zwölf EU-Staaten sind betroffen und zehn haben eine Frühwarnung im Rahmen der Gassicherheitsverordnung herausgegeben, sagte Frans Timmermans, der Klimachef der Europäischen Union kürzlich in einer Rede vor dem Europäischen Parlament. „Das Risiko einer vollständigen Gasstörung ist jetzt realer als je zuvor“, sagte er laut Bloomberg. „All dies ist Teil der Strategie Russlands, unsere Einheit zu untergraben.“
Rezessionsängste drücken Rohstoffpreise

Sichtbar wird die Krise auch bei anderen Rohstoffen. Da die hohen Preise für Energie die Inflation befeuern, wollen die Notenbanken mit Zinserhöhungen gegensteuern. Das wiederum droht die Konjunktur in vielen Ländern abzuwürgen. Eine Rezession wird immer wahrscheinlicher. Das wiederum drückt die Preise für Rohöl, Kupfer, Aluminium, Blei und Zink seit Tagen abwärts, während Gas tendenziell teurer wird.
Ein kompletter Gas-Lieferstopp durch Russland dürfte einen deftigen Wirtschaftsabschwung nach sich ziehen. Der daraus resultierende Rohstoff-Nachfrage-Rückgang wiederum könnte sogar einen Crash am Rohstoff-Markt auslösen.
Diese Unternehmen leiden überdurchschnittlich

Mehrere Unternehmen sind davon bereits jetzt betroffen, mit am stärksten Uniper. Die im MDax gelistete Firma ist Deutschlands größter Importeur von russischem Erdgas und gleichzeitig größter Speicherbetreiber. Rund ein Viertel der deutschen Speicherkapazität entfällt auf Uniper. Die Aktie verliert am Donnerstag erneut mehr als vier Prozent.
Wichtigster Kunde von Uniper ist der weltgrößte Chemiekonzern BASF. Ein möglicher Stopp russischer Gaslieferungen würde die Produktion am Standort Ludwigshafen massiv beeinträchtigen, wenn nicht gar stilllegen.
Zur Produktion ihrer Produkte benötigen auch Metall-Konzerne Erdgas. Bleibt das aus, können weniger Stahl- oder Kupfer-Produkte auf den Markt gebracht werden. Die Rezessionsrisiken bedrohen diese zyklischen Unternehmen zusätzlich. Stahl-Erzeuger wie Thyssenkrupp, Salzgitter und ArcelorMittal sowie Kupfer-Konzern Aurubis stehen an der Börse unter überdurchschnittlichem Druck. „Basismetalle bleiben durch die schwierigen Nachfrage-Aussichten im Zusammenhang mit den chinesischen Covid-19-Sperren und der Straffung der Geldpolitik unter Druck“, konstatieren die Experten der Bank Standard Chartered.
BÖRSE ONLINE rät kurzfristig orientierten Anlegern von einem Kauf der betroffenen Unternehmen ab. Vor einem langen Horizont bleiben die Aktien jedoch haltenswert.

mmr mit dpa und rtr“

https://www.boerse-online.de/nachrichten/rohstoffe/alarmstufe-loest-gas-knappheit-einen-crash-am-rohstoff-markt-aus-1031545272

Habt ihr…
1500 bis 2000 Euro übrig um Nachzahlungen zu leisten?
Habt ihr???

Übrigens…
BASF, Merck usw. WAREN mal Kunden von mir

Şehitler ölmez, BOK ÖLMEZ! Eyyy HAYVAN bir sorsana kendine NEDEN Libya teskeresine HAYIR deniyor?

Cogito, ergo sum

Böyle “Başkumandana”
Böylesine şehit…
Lütfen yanlış anlamayınız beni…
Ne şehittir ne gazi…
Bok yoluna gitti Niyazi!

YAZAMIYORUM…
Libya falan, AMerika köleleri…
Buna rağmen…
KIMSINIZ…
Bilmiyorum, yardımlarınız için teşekkür ederim Efendim.

*

Dün ALTINI yazdım, matbaha ellerinde…
Dingonun ahırı ya, hesap soran yok falan…
Dangalak…
Ben…
Sevdiklerimi sokakta bulmadım, canıma susamışım…
Ama…
Yalnız değilim bu dünyada. Suudi KÖPEK…
Boşuna mı geldi, Israil’li…
İngilizler…
Ne bok yemeye gelecekler?

Orospu…
GÜZEL domalıyor, herkese GÖTVERIYOR ama…
Inan…
Iyice yalama olunca KIMSE girmek istemeyecek!

Yok siyaset piyasasında INSAN, yok…
Ahmet Türk…
Demirtaş falan, temkinli olmakla birlikte…

ANCAK!

Bir O kadın…
Ama geçmişi, O Soylu…
Hani bizim köpek…
Onda da kafa YOK…
Yok, yok…
Siyaset piyasasında INSAN, yok!

Ben…
Ditti!

Meine Gesundheit, mein HIRN. Ich MACHE immer größere, gravierende Fehler. Ich MUSS aufhören zu schreiben

Cogito, ergo sum

Eben das…
Quellen SIND wichtig ABER NICHT JEDE Meldung IST ernst zu nehmen…
>>> Erfahrung <<<
Meine Gesundheit, ich MUSS…
Aufhören!???

SchwertSTE kopfverletzungEN…
Nein NICHT schwer, schwerste…
Das ist einer der Gründe, gesundheitlich…
Und überhaupt.

Paşa ya paşa, evlat

Es Grenzt an ein Wunder, dass ich solange überhaupt meinem Hobby nachgehen konnte. Ein falscher „Knopfdruck“
Eine Flasche Interpretation von (…)
Und tausende, hundert tausende…
Millionen am Arsch, ganz zu schweigen von WICHTIGEN DATEN, ja AUCH persönlicher Art!

😉
Yessssssssssssssssss

Hatırlıyor musunuz yazmıştım bir süre önce, Avrupa Merkez Bankasına yönelik, basılıp BORSALARIN GÖTÜNE SOKULAN para, enflasyon falan. Dedim biz ödeyeceğiz bedelini, nitekim ödüyoruz da her şey pahalandı, gelir aynı

Der „Wirtschaftsminister“ spricht WIEDER…
Sowas wie ihn…
Als Vorspeise, EIN KLEINER…
Imbiss!

Sie wollen „Schauen
Schön…
WIR DÜRFEN bezahlen, dass LAND…
Ich sage doch Tayyipistan!