Hava 7 derece ve ben şakır şakır terliyorum

Az kaldı…
Az.

Sonra…
Hal olursa ahtapot ile devam.

*

Göğsüm…
Sol taraf…
Birazdan gideceğim hastaneye, randevu almaya…
Ciğerler…
Frankfurt, ancak onlardan alırım DKD’ye sevk.

Metha…
O…
Yok ya YOK. Hani 6 ayda ancak randevu alıyorsun
Belki onlara giderim. Öncelik üniversite…
Ağrılar olmasa…
S.kimde değil…
TARIFSIZ!

Kendimi tanıttım, polis aldı beni götürdü

İnanılmaz…
İlk defa şahit oluyorum böylesine bir kalabalığa…
Hayır…
Frankfurt’tan alışığım AMA Sabiha Gökçe’nde ilk defa gördüm böylesini.

Al…
Üçüncü havalimanını kıllı götüne sok…
“Beyefendi… Yurtdışından alışık olduğunuz… Böyle > profesyonel < bir hizmet YOK BIZDE!

Belli SÖZ SAHIBI…
Kuyruktan aldı çıkardı beni. Bir hanımefendi…
Sallanıyorum ya sallanıyorum, bayıldım bayılacağım. BILIYORDUM böyle olacağını. Hafta öncesi düşmüştü sıkıntısı içime.

Beynim durmuştu, aptal tavuk gibi geziniyorum ortalıkta…
Halbuki…
Delikanlılığımdan beri uçarım. Ne yapacağımı unuttum. O kadar kötüydüm. Elimde bavul ki değiştirdim, geldiğim küçük geldi, KOCA bir bavul. Aile bavulu, kendimi ZOR taşıyorum, doğru gümrüğe doğru gidiyorum. Önderrr…
Elinde bavul…
Sen ne yapıyorsun ya?

EVET…
Ahtapotun intikamı…
Yeni uyandım, dün 5…
6 gibi uyuyordum. Göğsüm…
Offf…
O bicim ağrılar.

60…
Yetmişlerinde bir pezevenk, karısı yanında…
Aprondayım, otobüsler beklemede…
Gençten bir delikanlı, dedim böyle böyle…
Aldı beni kalabalığın içinden, çıkardı dışarıya, yaşlandım bir yere, çıkardım maskeyi…
NEFES…
Şoför geldi yanıma “isterseniz otobüste bekleyin”
ANINDA…
Ayakta duramıyorum. OTURDUM…
Yaklaşık yârim saat sonra ihtiyarları, engellileri çıkarmaya başladılar dışarıya…
“En son”
O pezevenk, DOMUZ GIBI, yürüyüşünden belli…
Otobüsün HEMEN girişinde oturuyorum, kendimi zor attım kapı yanına…
Ya gör beni, bilmezsen beni…
Dersin sağlıklı…
Otobüs doldu ben dahil…
“döküntü”

Çokkk beklersin, çok…
En son onlar bindi otobüse, ilk gördüğü benim tabii…
Oturacak yer yok, “kapmislar oturacak yerleri”
Bana duyuruyor, yer vermemi bekliyor…
Siktir lan, BELKI sesli sesli o cümleyi sarf etmeseydin yerimi bile verebilirdim…
Yaşa hürmet, gayet tabii AMA saygı…
Saygıyı HAK EDENE…
Nitekim…
Bir kadıncağız daha geldi arkalarından, GÖRÜYORUM…
Oğlu yanında…
Ayaklar fil ayağı gibi, bindiler ZAR ZOR otobüse. Kalktım verdim yerimi.

Ahtapotun intikamı

Geldim…
AMAAA…
Nasıl geldiğimi bir Allah bir ben bilirim.

Önder…
Is back desek…
Sözüm söz…
S.çıp sıvayacağım!

Hem sonra NEDEN şaşıyorsunuz ki?
Sözde darbe benzeri…
Önde umutlandı düşünmeden, görmeden…
Ta ki aklı başına gelene kadar.

Demedim, anlatmadım mı?
Bakiniz ekonomiye, piyasaya…
Yerli ve milli pezevenge…
Dibine kadar destek, bir kahraman ilan edilmediği kaldı…
Buradaki imkânlarım yok Türkiye’de, kaldı ki sistemi bile kurmadım…
Buna rağmen…
“En kısa sürede” demedim mi danışıklı dövüş olabilir diye!?

KALBIM…
Sırtım…
Doğrudan üniversite hastanesinden randevu…
DKD bilmiyorum, bakalım.

Daha dur, Çin – Rusya

Tayyipistan…
Her gün 200 – 300…
TurkoVac faz 3…
Korona „bitti bitecek“
AZ KALDI.

Almanya…
Dur bakalım volkan ne olacak?
EVET…
Sapık, inanılması çok zor şeyler…
Ama DİKKAT…
Entel dantel hazırlanıyor kimi şeylere…
AYAKTA … haberiniz YOK!

Brent Petrol 86,54

Sikin enayileri…
İlle…
Ekonomik görüş, yoksa anlayamazsın siyaseti.

Korona korona…
BATI…
Ve dün – uluslararası basın –
Ve orospu çocuğu…
Ve bugün.

Hep dedim…
BİZ…
Sokaklar, kanlı mı olacak kansız mı!!!?

KORKUYORUM…
Yarın, kabusum…
Allahın…
Güç ver. Dayanma gücü

Hiza, hatırla yumuşak karnı, vahşi yırtıcılar, etoburlar ve otlayanlar

Gerisinden…
Yumuşak karnından, nefes borusundan (!)

Göttt kılı milliyetçilerinin ağzına bal.

Eee göt veren…
Enayileri sikersin…
Ben…
Kendimi siktirmem.

Yok ya ne Kathar ne bir şey…
Bakmak lazım KİM yaptı yatırım, muhtemelen…
İngiliz…
AMMMerika. Müsait değilim…
Bakarım Almanya’da.

Veeeeeeee…
İster inan ister inanma…
KORONA…
Ve KORUYAN. KAPIMDAN DONDU DÜN AKŞAM…
Anlatırım sonra…
O…
Hep benimle.

CİA mi? Sırası, vakti değil. Yolda kaybederler beni

İstihbarat…
Of…
Off, offf.

Vakti gelince. AMerikaya kafa tutmuşum…
Bir alt organından mı çekineceğim?

Adam olmayacağım KESİN…
Bu kadar vakti başka şeyler için harcasaydım…
Örneğin yazılım…
Köşeydim. Rabbim veriyor…
Yetiyor bana…
Önemli olan sevdiklerim.

Kocaman bir nokta