Soru şu, milletvekili DOKUNULMAZLIGI(!) Gazi Pasa zamanında, ülke parlamenter sisteme geçtiğinde bu dokunulmazlık var mıydı, varsa KÜRSÜ DOKUNULMAZLIGI ile sınırlı mıydı? YANI parlamenter kürsüden söylediklerinden ve VEYA düşüncülerinden ötürü bir dokunulmazlık
Yok O zamanlar böyle bir sistem yoktuysa ne zaman girdi hayatımıza?
AKP döneminde bu konu kurcalandı mı, yani “milletvekili” lehine, vatan millet aleyhine
Übersicht mit KI
Milletvekili dokunulmazlığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk (Gazi Paşa) döneminde vardı ve sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı değildi; günümüzdekine benzer şekilde gözaltı, tutuklama ve yargılamayı da engelleyen tam bir koruma sağlıyordu. [1]
Bu köklü hukuki mekanizmanın Türkiye tarihindeki gelişimi, geçmişi ve yakın dönemdeki değişiklikleri şu şekildedir:
1. Gazi Paşa Dönemi ve Dokunulmazlığın Tarihi
- Sistem Hayatımıza Ne Zaman Girdi?: Türkiye’de parlamenter sistem ve milletvekili dokunulmazlığı cumhuriyetle başlamamıştır. Bu kavram ilk kez 1876 Kanûn-ı Esâsî (Osmanlı Anayasası) ile hukuk sistemimize girmiştir. Anayasa’nın 79. maddesi mebuslara dokunulmazlık tanımıştır. [1]
- 1924 Anayasası Dönemi: Gazi Paşa zamanında uygulanan 1924 Anayasası’nın 17. maddesi dokunulmazlığı iki aşamalı olarak güvenceye almıştır:
- Yasama Sorumsuzluğu (Kürsü Dokunulmazlığı): Milletvekilinin meclis içindeki oy, düşünce ve sözlerinden ötürü meclis dışında sorumlu tutulamayacağını hükme bağlar (Ömür boyu sürer).
- Yasama Dokunulmazlığı (Nisbi Dokunulmazlık): Bir mebusun suç işlediği iddia edilse bile, Meclis kararı olmadıkça sorgulanamayacağını, tutuklanamayacağını ve yargılanamayacağını belirtir (Sadece vekillik süresince geçerlidir). [1, 2, 3]
- Özetle: Atatürk döneminde dokunulmazlık sadece kürsüyle sınırlı değildi; vekillerin keyfi suçlamalarla meclis çalışmalarından alıkonulmasını önlemek amacıyla geniş bir cezai koruma (tutuklanmama zırhı) mevcuttu. [1, 2]
2. AKP Döneminde Dokunulmazlık Konusu Nasıl Ele Alındı?
AK Parti (AKP) döneminde milletvekili dokunulmazlığı üzerinde yapılan en radikal değişiklik, iddia edilenin aksine vekillerin lehine genişletilmemiş, muhalif milletvekillerinin yargılanmasının önünü açmak amacıyla daraltılmış ve „delinmiştir“. [1]
- 2016 Anayasa Değişikliği (Geçici Madde): 20 Mayıs 2016 tarihinde AKP’nin sunduğu, CHP ve MHP’nin de destek verdiği bir anayasa değişikliği kabul edildi. Bu düzenlemeyle Anayasa’ya geçici bir madde eklendi ve o tarihe kadar Meclis’te bekleyen tüm fezlekeler için dokunulmazlıklar tek seferlik toplu olarak kaldırıldı. [1, 2, 3, 4]
- Sonuçları: Bu değişiklik, „milletvekili lehine“ bir koruma sağlamadı. Tam tersine başta HDP (günümüz DEM) ve CHP’li vekiller olmak üzere çok sayıda muhalefet milletvekilinin yargılanmasına, bazılarının (Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Enis Berberoğlu vb.) tutuklanarak cezaevine gönderilmesine ve vekilliklerinin düşmesine yol açtı. [1, 2]
AKP dönemindeki bu hamle, hukukçular ve muhalefet tarafından yasama organının bağımsızlığını zedeleyen, yargıyı muhalefet üzerinde bir baskı aracı olarak kullanan siyasi bir müdahale olarak eleştirilmiştir. Vekillerin lehine yeni bir „zırh“ yaratılmamış, mevcut zırh dönemsel olarak askıya alınmıştır. [1, 2, 3]
Milletvekili dokunulmazlığının dünya örnekleri veya güncel fezleke süreçleri hakkında daha fazla detay görmek isterseniz belirtmeniz yeterlidir.
Alooooooooooooooooooooooo…
BUNLAR…
Osmanlı TORUNU
*
Mafya MI?
BEN MI?
…
🙂
HAYIR
*
DER M. Sarigül SKANDAL, ich will keine personenbezogene DATEN ich will nur Wissen ob diese zwei Menschen gebürtige Deutsche ODER zwei türkischstämmige Deutsche sind? Wenn du antworten magst mein Freund DANN bitte auf deutsch und türkisch
Übersicht mit KI
In dem Ermittlungsverfahren um den Fall Mustafa Sarıgül, das auf Anzeigen bezüglich Anlagegeschäften basiert, handelt es sich bei den zwei geschädigten Personen laut den offiziellen Berichten der Ermittlungsbehörden um zwei deutsche Staatsbürger (gebürtige Deutsche). [1]Sie stehen im Zentrum der Anzeige wegen mutmaßlichen Betrugs und Geldwäsche, die das Verfahren ins Rollen gebracht hat. [1]Hier ist die Antwort in beiden Sprachen:DeutschDie zwei im Ermittlungsverfahren erwähnten geschädigten Investoren sind gebürtige Deutsche (deutsche Staatsbürger). Sie reichten eine Anzeige wegen des Verdachts auf Betrug bei Investitionsversprechen ein, woraufhin die Ermittlungen eingeleitet wurden. [1]
TürkçeSoruşturma dosyasında adı geçen ve yatırım vaadiyle mağdur edildikleri belirtilen iki kişi, Alman asıllı Alman vatandaşlarıdır. Bu iki Alman vatandaşının dolandırıcılık iddiasıyla yaptığı ihbar üzerine yasal süreç ve soruşturma başlatılmıştır.

BU SORU neden mi ÖNEMLI?
😉
