“Bir gerçek ayakkabılarını giyene kadar, yalan dünyayı üç kez turlar” (Mark Twain)

Ankara belediye meclisinde olanları gördünüz mü?
Yazmıştım…
İstanbul’da mazbata, örneğin Yeşilköy havalimanı…
Delil karartma operasyonu, rüşvetin delili olur mu?
Yağma Hasan’ın sofrası…
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz!”

Ben gidiyorum dostlar, kendimi hiç iyi his etmiyorum…
Farkındaysanız…
Eskisi kadar şikâyet etmiyorum, kanın sulanması…
Sarımsak…
Veya Ass 100 de, adi herifler. Daha çalışırken sözde kan dolaşımımı test ettiler…
Beyaz önlüklüler…
“Suni yorgunluk” ilaç ile….
Siktirin lannn oradan…
Tabii hiçbir şey çıkmamıştı sonuçtan…
Yok ya yok…
Ayakkabı örneğinde olduğu gibi, hani bacaklı…
İnsan…
İnsanına düşecek, çare o zaman!

Akciğerlerim…
Bunu da yazmıştım, beynimde his ettiğim hasar gibi…
Büyük bir ihtimal ile sonum olacak…
Tabii Allah…
Bilemeyiz ne yazdı, ne gösterecek. Akif dayım, tabii buna yaşamak denmez ama…
Çıkmayan candan da ümit kesilmez!

Dua edin, sevenlerim dua…
Bak unuttum AMAN ha, öleyim diye…
Aman, aman gerisi işkence…
😊
Buna gerçekten ihtiyacım var.


+

Schreibe einen Kommentar

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.