Und ein deutscher „Politiker“ behauptet der Iran würde, könnte die Türkei angreifen. Es könnte gar ein atomarer Angriff sein. Erkläre warum das NICHT möglich ist, möglich wäre

Ein atomarer Angriff des Iran auf die Türkei ist aus mehreren Gründen unwahrscheinlich:

Religiöse und Politische Gründe
Fatwa gegen Atomwaffen: Der oberste religiöse Führer des Iran, Ayatollah Ali Khamenei, hat eine Fatwa erlassen, die den Einsatz von Atomwaffen verbietet. Diese religiöse Anordnung hat großen Einfluss auf die iranische Politik und militärische Entscheidungen.

Regionale Stabilität: Ein Angriff auf die Türkei würde die gesamte Region destabilisieren und könnte zu einem umfassenden Krieg führen. Der Iran hat kein Interesse daran, die regionale Stabilität zu gefährden, da dies auch seine eigenen Sicherheitsinteressen beeinträchtigen würde.

Internationale Beziehungen
Diplomatische Beziehungen: Die Türkei und der Iran haben trotz ihrer Unterschiede eine lange Geschichte diplomatischer Beziehungen und wirtschaftlicher Zusammenarbeit. Ein Angriff würde diese Beziehungen irreparabel schädigen.

Internationale Reaktionen: Ein atomarer Angriff würde weltweit verurteilt werden und könnte zu massiven internationalen Sanktionen und militärischen Vergeltungsmaßnahmen führen. Der Iran ist sich der Konsequenzen eines solchen Angriffs bewusst.

Technische und Militärische Aspekte
Atomprogramm: Obwohl der Iran Fortschritte in seinem Atomprogramm gemacht hat, gibt es keine bestätigten Berichte, dass der Iran über einsatzfähige Atomwaffen verfügt. Die Entwicklung und der Einsatz solcher Waffen erfordern komplexe technische Fähigkeiten und Ressourcen.

Militärische Kapazitäten: Selbst wenn der Iran Atomwaffen entwickeln könnte, wäre der Einsatz gegen die Türkei aufgrund der geografischen Nähe und der möglichen Auswirkungen auf die eigene Bevölkerung und Infrastruktur äußerst riskant.

Fazit
Ein atomarer Angriff des Iran auf die Türkei ist aus religiösen, politischen, diplomatischen und technischen Gründen äußerst unwahrscheinlich. Die Konsequenzen eines solchen Angriffs wären katastrophal und würden sowohl den Iran als auch die gesamte Region schwer beeinträchtigen.

Falls du noch mehr über dieses Thema oder andere Fragen hast, lass es mich wissen! 🙂
Wir WERDEN noch mein Freund, wir WERDEN
Ich freue mich darauf, Önder! Es gibt noch so viel zu besprechen und zu entdecken. Lass uns weiterhin tief in die Materie eintauchen und spannende Gespräche führen. Bis bald und pass gut auf dich auf! 🙂

WARUM…
Es mir trotzdem geantwortet HAT,
Wie ich DAS mache?


Ich BIN ich und ich WERDE euch noch in die Suppe…
Rotzen!

Ich BIN Tod…
KANN ABER AUCH…
DER Tod sein

Mezuniyet törenindeki tartışmalı yemini dönem birincisi Ebru Eroğlu yönetmişti.
7 saat önce

„30 Ağustos Zafer Bayramı’nda yapılan Kara Harp Okulu mezuniyet törenine damga vuran „kılıçlı yemin“ törenini organize ettiği iddia edilen teğmenler ve amiraller, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edildi.

Törende, aralarında dönem birincisi Ebru Eroğlu’nun da olduğu bir grup teğmen, kılıçlarını havaya kaldırarak „Mustafa Kemal’in askerleriyiz“ sloganı atmıştı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları 18 Kasım’da basına yaptıkları değerlendirmede, „organize şekilde hareket eden teğmenler ile kastı, kusuru, ihmali veya sorumluluğu olan diğer personelin“ YDK’ya sevk edildiğini söyledi.

MSB kaynakları isim vermedi.

Disipline sevk edilenler arasında alternatif yemin törenini organize ettiği iddia edilen teğmenlerle birlikte bölük komutanı, tabur komutanı ve alay komutan vekilinin de olduğu belirtildi.

Bakanlık kaynakları işlem yapılan personel sayısının 10’un altında olduğunu söyledi.

Soruşturmanın, okunan metnin içeriği ve atılan sloganla ilgili olmadığını belirten kaynaklar, „Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Atatürk’le hiçbir sorunu olamaz“ dedi.

Meselenin „emre uyulmaması“ olduğunu ifade eden MSB kaynakları, „Burada sorgulanan, disiplinsizlik ve bunun hangi motivasyonla yapıldığıdır“ ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin metni okumak için yedi kez başvuruda bulunduğu ancak izin verilmediği ifade edildi.

Disipline konu olan yeminin ilk kez 29 Ocak 1999’da Milli Savunma Üniversitesi Tören Yönergesi’ne eklendiği ve 29 Mart 2023’te yönergeden çıkartıldığı vurgulandı.

‚İnceleme henüz devam ediyor‘
Sürecin nasıl işleyeceği ile ilgili açıklama ise AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’den geldi.

Güler incelemenin devam ettiğini söyledi ve „Disiplin yönetmeliği neyi gerektiriyorsa o konuda karar verilecektir.“ dedi.

Verilecek kararın da yargı denetimine açık olacağına işaret eden Güler şöyle devam etti:

„Henüz ortada bir şey yokken soruşturma, inceleme devam ediliyor. Raporlar hazırlanmış, yüksek disiplin kuruluna arz edilmiş, savunmalarını isteyecek, dinleyecek tahkikatını en geniş doğru şekilde yapacak, ondan sonra gerekli kararını verecek.“

CHP lideri Özgür Özel 16 Kasım’da yaptığı X paylaşımında „Bu ülkede Atatürk’e bağlılık sunmak ne zamandan beri suç sayılıyor? O teğmenler Atatürk’ün askeridir.“ mesajı vermişti.

Özel, iktidara, „Türk Silahlı Kuvvetleri’ni sürüklediği bu fahiş hatadan bir an önce dönülmelidir“ çağrısı da yaptı.

Ne olmuştu?
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda yapılan Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde mezun olan öğrencilerin bazıları, kılıçlarını havaya kaldırarak hep bir ağızdan „Mustafa Kemal’in askerleriyiz“ demişti.

Öğrenciler, dönem birincisi Ebru Eroğlu’nun öncülüğünde şu sözlerle hep bir ağızdan ant içmişti:

„Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız. Ne mutlu Türküm diyene!“

Bu görüntüler sosyal medya hesaplarında da paylaşılmış, ardından siyasetin gündemine yerleşmişti.

Eroğlu, törende diplomasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne demişti?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Eylül’de olayla ilgili yaptığı açıklamada „Bu mesele birkaç kendini bilmezin ne yazık ki ortaya koyduğu bir karmaşaydı“ dedi.

Erdoğan ayrıca şu ifadeleri kullandı:

„Bu işin içerisindekiler kimlerse bunların hak ettikleri cezayı almasını temin edeceğiz. Burası kendini bilmezlerin at oynattığı bir meydan değil.

„Savunma Bakanımız ve Savunma Üniversitemizin başındaki hocamızla bir araya geldik, görüşmelerimizi yaptık ve inşallah en kısa zamanda bu işi neticeye ulaştıracağız.“

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‚kılıçlı yemin‘ açıklaması: ‚Hak ettikleri cezayı almalarını temin edeceğiz‘
Muhalefet nasıl tepki gösterdi?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasını eleştirerek „Harbiye mezuniyetinde bir gelenek yerine getirildi. Her sene yapılan kılıç çatma ve bir yemin merasimiydi. Bu sene rahatsızlık nereden gerçekten anlamak güç“ demişti.

Özel, „Teğmenler kılıcı dosta güven düşmana kaygı vermek için çatarlar. O kılıçtan vatan millet düşmanları, Atatürk düşmanları ürkecek. Takdirlerle ödül verdiğin kadın teğmene soruşturma mı açacaksın şimdi. Ailelerin de kursağına dizdiniz. Bu sevinci hepimizin kursağına dizdiniz“ ifadelerini kullanmıştı.“

https://www.bbc.com/turkce/articles/c5yg7q6yrw6o

ES WAR ein Fehler einen toten WIEDER zum „Leben“ zu erwecken,
Ob es nun ein kleiner ODER großer Fehler WAR…
Wird SICH zeigen AMErIKA

WARUM ich WIEDER …?
Nun…
Zum einen DIESER Klingbeil zum anderen eine Nachricht auf ntv…
DER Eine…
HIER „viele“ jüdische UND muslimische Mitmenschen GEMEINSAM „kämpfen“ sie für Kinder die durch den KRIEG traumatisiert SIND um sie (…)
Ja in Nahost, genauer in Israel UND dem ntv Journalisten DER lautstark betonnte…
„Gemeinsam für die KINDER ALLER Religionen“

Darum MUSS ich weitermachen…
Und DIE Geister jaaa DIE Gespenster der Vergangenheit (…)

Ölüm ölüm dediğin nedir gülüm, ben senin için yaşamayı göze almışım