Alışmış…
Kudurmuştan beterdir, ÖZLER…
Önder…
Pil tükenmiş, ölümü bekler.
*
Daha çocuktum…
Bu heriflerle tanıştım, kurtlar sofrasında bir kuzu…
Ali Ağca bilmem ne, yok Bulgar istihbaratı…
Para…
Silah ve bu heriflerin hiç şakası yoktur, Bulgar bir Rus iki.
Hapishaneler…
Amerika, efendimmm?
Demokrasi mi, insan hakları mı dediniz?
Hiç Amerikan hapishanelerine düştünüz mü?
Bootcamp dedikleri mesela…
Yeminle…
Alman “hapishanelerini öpüp öpüp” başımıza koymamız gerekir(!)
Merak etme, Türk, Türkiyeli de benzeri…
Daha geçenlerde yazdım arka sokaklar dizisi, tekme tokat falan…
O köşk…
Hepsi gerçek.
Bir özdeyiştir…
İnternete girip ne manaya geldiğini araştırdığınızda…
Aynı tornadan çıkmış cevaplar alırsınız, HALBUKI…
VE EVET…
Hem genel bir yazı olmakla birlikte ŞAHSA ÖZEL bir tenkit yazısı olacak…
O…
Bilir kendisini, O bilir!
“Hiç değeri olmayan bir maddenin veya kişinin işe yaradığı bir konu bulunur.”
Benim bildiğim bu cümlenin anlamı başkadır;
Ve evet görgü…
Ve evet aile ve evet yetiştiğin ortam…
Seni sen yapan. Anasına bak kızını al diye boşuna dememiştir atalar.
Ölüyorum ya ölüyorum, gerçekten can çekişe çekişe yok olma yolundayım…
Hani geçen sene mi evvelsi mi hatırlamıyorum…
Çok sıcaktı…
Doktorlar “Kör olabilirsin!”
Dün, geçen günlerin en berbatıydı, birdenbire kulaklarım duymamaya başladı…
Pek düzelmedi, hala zorlanıyorum ama düne nazaran daha iyi…
“Tedavi olmalıyım”
Hep demişimdir, insan kendini bilmez mi?
Ya tekerlekli sandalye…
Felç…
Beyin, omurga ya inme ya kalp krizi…
Öyle leblebi çekirdek hastalıklarıyla uğraşamam ben…
“Kedi…
Götünü görmüş, yara sanmış” meselesi.
Evladıma bakarım içim yanar…
Cayır cayır yanarım, ateşten gömlek sırtımdaki…
Her hareket can yakar.
“Kolundaki altın bilezik”
MESLEK…
Eskiden padişahlara, krallara falan MUTLAKA öğretilirmiş bir zanaat…
Neden mi?
Hayat bu…
Ne oldum budalaları; yine atasözlerimizdendir… Ne oldum dememeli ne olacağım demeli.
Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıpsa…
EVET…
Bir kerhane orospusu bile şerefli, meslek edinmiş…
Çıkarıyor ekmeğini…
İstanbulluyum, İstanbullu…
>>> Çakması değil <<<
Gerçeği, Zeytinburnu’nu bilir misiniz?
Eskiden dericilerin mekân tutuğu yeri…
KOKUDAN geçemezdiniz, tiksinirdiniz, mideniz bulanırdı…
KIM…
Mecbur kalmasa, bedenini para karşılığı bu can pazarında koyar ortaya…
Benzeri…
Dericiler, ZOR çok zor bir meslek.
Üretim esnasında çıkan koku…
Bok kokusu…
Gül kokusu gibi kalıyor yanında.
Bu mesleği icra edenlerde kınanamaz, mecbur kalmasa…
Hiç bu işe yeltenir mi?
Kopi Luwak nedir bilir misiniz?
Dünyanın en pahalı kahvelerinden biridir, bir hayvan önüne atılır, kedi – fare karışımi bir şey, onun hazım ettiği kahve çekirdeğinden yapılan kahve.
Tabakhaneye1 bok yetiştirmek deyimini bilir misiniz?
“Acele işe şeytan karışırın“ tersi…
Fedakârlık…
Sevdiğin için özveride bulunmak, kim kaybetmiş böylesini ki ben bulayım?
Benciliğin derecesi var mı?
En tehlikelisi zaten, EN TEHLIKELISI…
Yarım yamalak bilgi.
Kulaktan dolma ve VEYA internet bilginleri(!)
Doktora…
Hastaneye bile gitmeye fırsatım yok, ekmek parası…
Gider çok, gelir az…
Hazıra dağ dayanmaz. Allah bu canı almaz yaşarsa daha…
Gör…
Olacakları, yaşa!
İlle bir kök olacak, ille bir temel…
Ve Türkü…
Türkiyelisi veriyor salahiyeti (yetkiyi) bir Kasımpaşalıya…
Bir Karagümrükliye…
Vay be!
Istanbulun „NEZIH“ semtlilerine…
HIRSIZA, bir kabadayıya(!)
Büyücü…
Kardeş, bir şurup yapmış bana…
Şifa olsun diye…
Bilmem kaç çeşit ot…
Çakır Emine’nin torunu ne olacak…
Offfffffffffffffffffff…
Ne lezzet ne lezzet.
🙂 🙂 🙂
Kaynaklarıma güvenebilirim aslında…
PiyasaLAR zaten bir garip…
Hackerler vasıtasıyla kimi bilgiler…
Latinler bir tarafını yırtmıştı bir, iki hafta öncesi…
Bekleyip göreceğiz!
5 derece aslında büyük bir fark…
Yani gerçek, profesyonel araçlarla düşürülmedi, bildik…
Dandik önlemler…
Dayanılacak gibi değil, felaket. Nefes…
Nefes alamıyorum…
Oksijen…
Sıcak havada. Gitsem bir türlü gitmesem bir türlü…
Ekmek parası…
Hazıra dağ dayanmaz VE BILMIYORUM…
Bu günlerin daha da kötüsü gelecek mi?
Durumlar onu gösteriyor ama…
Sığındım Allah’ıma…
DUA!
Yok toplumsal dayanışma değil…
Ama AILE BIRLIGI…
YOK bilgi, birikim değil…
Biraz tesadüf eseri çokça dayanma gücü…
Bu milletin milli sembolü nedir ay ve yıldız ve kurt değil midir?
Ay ve yıldızı anlatmışımdır geçmişte, kurdu da AMA…
Kurt bir hayatta kalma cambazı…
Cambaz cambaz…
İkisi birden ayni ip üzerinde oynamaz…
Bakma küfür kafire, bu milletin özünde…
Yatar bir saflık…
Hayran olduğum ve yine aynı zamanda bir şeytanlık…
Kırk tilki dolaşır, dolanır ama kırkının kuyruğu değmez birbirine…
Bu millet acayip bir millet…
Aziz Nesin bile tespit etmiştir; yüzde altmışı aptaldır…
Geri kalan yüzde kırkı Türkiyeli, binmiş sırtına AKP’li…
Yürüyorlar beraber bu yolda.
Yani çoğunluk azınlığı taşıdıkça…
Kalır…
Bu ülke ayakta.
Benden söylemesi, bir silkin…
Sırtına semer vurulan eşek olmaktan çekin…
Yürü AK-Saraya, çakma padişahin yanına…
Değişiklik olsun, götü yalamaya…
Sen bin sırtına!
Bugün bir müşteri, yaşlı bir kadın…
99 defa dedim hanıma YAPMA, yapma ya YAPMAAA…
Tamam acıyor, KORKUYOR…
Yaşlı insan, g.t kadar yerde yedi dükkân…
Müşteri kaçırır mıyız?
Geldi pembe perde arıyor, elinde kâğıt yok, numara…
Dört döndüm, deli oldum deli…
Yok, yok, yok… Dedim siz gidin ben bir sorayım, evinize getiririm…
GIREN…
HEP Öndere giriyor, sonra bağırdı mı Önder bağırdı oluyor…
Hani…
Kâğıdı, numarası nerede?
Kaç kez gösterdim perdeyi, pembe de pembe…
Bejmiş…
Şimdi ben bu ikisinden hangi birini öldüreyim???