Dolar 5,81
Euro 6,58
Çeyrek altın 395,69
Borsa 95328
Artık öğrenmiş olman lazım…
Haftaya gidişat belli!
Âlemin piçleri…
Bilal ve kız kardeşi, ihaleyi alıp havaalanı taşırken, milyonları vururken…
Bizim çocuklar ceplerinde beş kuruşsuz geziyor.
Türkiye’den hem iyi hem kötü haberler geliyor…
İyilerden biri; Dedemin kahvesi…
Parkın içinde, annemin çocukluğundan kalma, kuyu varmış…
Sabahları görevleri okul öncesi, içecekleri kuyuya salmakmış…
Dedim ya köyün parkında, yani tam köy ortasında…
Toprak bizimmiş.
Bizlerle ne kadar uğraşıyorlarsa…
İnan…
İçimizden uğraşanda var, ben yokum piyasada, oralarda olsam…
Gerçi…
Babama diyemedim, içim el vermedi, halam…
Florya’da gitmezdi elden, akşama…
Güzelim çorbanın içinde x sineğin kendisi!
O dağlar, tepeler…
Ormanlar…
Hep bizimmiş. Köy etrafındaki koca koca arsalar…
Yıllar içinde satıldılar. Şimdiye kalsaydı, “yedi düvele” yeterdi!
Allah…
Daima yüzünü güldürsün bebeğim…
Maşallah…
Bebek güzeli. Bu sabah haberlerde izledim, NE BÜYÜK BIR INSANLIK…
Benim yapamayacağım bir şey, Samsun’da…
Bir anne baba, bebelerinin ömrü çok kısaymış…
Melek olarak geldi dünyaya, melek olarak aramızdan ayrıldı…
Elif bebeye ömür vermek üzere.
Allah tüm bebeleri…
Tüm sıpaları, eşekleri…
Hepsini…
Çocuklarımızın hepsini korusun.
ÂMIN
Ben kaçtım
😊
İzlediysen “küreselleşme hatalarını” anlamış olman lazım sebze, meyveyi…
NEDEN BITTIGIMIZI?
Veee…
Suçun kimde olduğunu!
Söz vermiyorum…
Öğle vakti, belki…
Bekle bokunda boncukla devam…
İstanbul’u irdeleyeceğiz, bilmediğim konular üzerinde fikir yürütmek alışkanlıklarım arasında değildir AMA…
İstanbul’u bilirim ve O konuda düşüncelerimi söyleyebilirim.
Aslında bekle, bokundanın devamı niteliğinde…
Investment, fonlar nedir bilir misin?
Ömrüm geçi bu heriflerin içinde, onlar bizi ben karılarını becerdim…
Profit…
Duyduğum zaman bu kelimeyi tüylerim diken diken oluyor…
Sözde ekonomik plan açıkladı AlY.rak…
İki yeni fon kurulacakmış…
HAK bizim MILLETE, HAK…
Ben yiyemedim sen ye, hak bu millete!
Geçen gün…
Nasıl üzüldüm biliyor musun, ağlayacaktım neredeyse…
İnan hatırlamıyorum, dikkat etmedim…
Güney Amerika ülkelerinden biri, yoğun uyuşturucu ticareti…
Üretim ülkesi, Amerika baskısıyla hükümet mücadele içinde…
DIKKAT et DIKKAT…
Latin Amerika, zaten fakir iş yok, köylünün tek geçim kaynağı…
Hükümet bayram ediyor, uyuşturucu ticareti ile çok güzel mücadele ettik diye…
Birililerini hatırlattı bana…
Tabii batı medyası konunun peşinde, gerçekten uyuşturucu üretimi bitti mi?
Gidiyorlar ülkeye, kısa bir araştırma…
“Yok ağabey, ne bitmesi. Ver para götüreyim seni bir yere!”
Çıkıyorlar yola, sabaha karşı, hava daha aydınlanmamış, TÜM GÜN yol alıyorlar…
Dağ, dere, tepe…
Hava kararacağına yakın bir kenevir tarlası…
İki çoban başında, çocuklar takriben 12 – 13 yaşlarında…
Koca tarla…
Konuşuyorlar çocuklarla, SEVINÇLE…
2000 dolar alacağız, 100 bin dolarlık mala…
Anneleri çok ağır hasta, babaları belirsiz…
Öyle bir tezatlar var ki bu dünyada, çok sürmez, inan çok sürmeyecek…
TARIH…
Şahidimiz, dünya çapında bir patlama…
Haksızlığa!
Bizim ülkede, dedim sana Nisan ayını sayma…
Takınacakları tutuma bağlı, bekle sene ortası…
Kiii aslında belli…
En geç bu sene sonu…
İhtimal dahilindedir, yeni yılı görmeyecekler!
Bu arada çek elini ayağını şimdilik üzerimden, beni şaşırtma…
Şakası yok bu işin, bulaşmak istemediklerim…
Dini, imanı yok bunların…
Erkekten sayma, adamdan, bunların ilk hedefleri…
Sevdiklerin!
—
Bu arada…
Buz kazıdım bu sabah…
Rahmi Turan köşesinden:
Bir işadamının gözü ile İstanbul seçimleri!
Cenk Tuncay, Amerika’da yaşayan bir Türk işadamı… İyi para kazanmış, gelip Bodrum’da nefis manzaralı iki villa satın alıp bunları birleştirmiş. Şimdi bazen Bodrum’da, bazen Miami’de yaşıyor ama Bodrum’u daha çok seviyor. Keyfine diyecek yok.
Oy vermek için Bodrum’a gelen Cenk Tuncay, İstanbul seçimlerine şaşırmış kalmış.
Amerika’da asla böyle bir şeyin olamayacağını, bir oy farkla koskoca Başkan’ın bile değişebileceğini belirten Cenk Tuncay:
“Ben İstanbul seçimlerini Temel’in şu fıkrasına benzetiyorum” diyor ve anlatıyor:
“Temel, Taksim’de bir hayat kadınına fiyatını soruyor.
Genç kadın şuh bir tebessümle:
“Bir gece için 300 dolar alırım” diyor.
Temel, kadının tebessümüne tatlı bir tebessümle karşılık vererek:
“Ben sana 300 değil 3000 dolar veririm” diyor ve ekliyor:
“Fakat seni uyarıyorum. Ben dayak atmayı severim ve sonrasında döverim. Ne dersin?”
Kadın düşünüp taşınıyor, 3 bin dolar cazip geliyor, parayı peşin almak şartıyla kabul ediyor.
Temel cüzdanını çıkartıp gıcır gıcır dolarları kadına veriyor.
Yolda giderlerken- merak eden kadın biraz tedirgin bir şekilde soruyor:
“Tamam, döversin de… Ne kadar döversin?”
Temel:
“Valla” diyor “Verdiğim parayı geri alıncaya kadar döverim!”
İstanbul seçimleri de Temel’in bu fıkrasına benzedi!
Hep derim, hep diyorum…
Boşuna yapmam yaptığımı…
### >>> özen ile <<< ### seçtim kimi vakaları…
Ermeni soykırım İddiası, hakkımda kısmında…
Bu iddialar, sıraladıklarım çürütülebilseydi ki çokça kullanılıyor bu iddiada olanlar tarafından…
Çürütülseydi belgeler ile…
DÜNYA KAMUOYUNDA…
En azından beli başlı soru işaretleri doğacak, KIMSE ASLI OLMAYAN veya abartılan…
İddialar peşine koşamayacaktı!
AMA…
“Bizim” daha önemli işlerimiz var, O adi pezevengin…
Oy saymalıyız…
İktidar kimin?
Bazıları, anlayan anladı…
Anlamaz, anlayamaz beni, yaptıklarımı…
Ve her şeyden önemlisi, neyi neden yaptığımı!