“Unverantwortlich“ diyen, geçenlerde Offenbach
Iyi ki bu kadınlar var iyi ki…
Yoksa…
Halim perişan!
Bugün annem hatırlatıyor, YOK hala dijitalleştirmedim raporu…
“Oğlum, ilgilendin, düzeltirdin mi raporu?”
TAMAMEN UNUTTUM…
Allah belamı versin yalanım varsa…
Konu kendimse…
Umurumda değil dünya!
Raporun bir yerinde yazmışlar…
KELIMELER ve ÖNEMI…
Dikkat…
Kendim istememişim ameliyat olmayı…
Bu cümleden doğan >>> hukuki <<< sonuçlar…
O kadar önemli ki…
Ki valide, tabii hem düştü dumanın peşine…
### >>> Internet bilmişleri <<< ###
🙂
Sigara, ananızın …
Güzel yeri!
O duman başka…
Önderin dumanı bir başka…
Bıraktım, düzeltmedim…
Öyle bilsin!
Neden anlattım şimdi bunları sizlere?
Her bir kelime…
Ve bu kelimenin doğurabileceği sonuçlar…
Neyse…
Nasılsa anlamayacaksınız beni!
Ama…
Gidip hastanede O cümleyi değiştirtmem lazım…
Kendim için değil…
İleride çoluk, çocuk için!
Yazlık lastikler…
KOMAYA SOKTU BENI…
Şeker örneğin, doktorlara göre şeker komasında olmalıydım…
Neyim normal ki?
Altı ay, bildiğim kadar altı ay…
Uyandım…
Uyandım mi acaba???
Eksik bir şey mi var hayatımda?
Evet var…
Beni ben yapan…
Bana güç veren!
Bir ateş veren mesela!
ÖZLEDIM…
AMA…
YAPAMAM, denedim…
Ya beni öldürecekler ya ben elimi kana bulayacağım…
Ülkem, doğduğum topraklar…
İnsanlar…
Sevdiklerim değiller artık, çok değişmişler.
Ne çok özledim boğazı, Emirgan’ı…
Eminönü’nü…
Gezmek isterdim şimdi Galatasaray, Fenerbahçe…
Pendik sahillerinde…
Uzanayım Çengelköy’e, Beykoz’a…
Florya…
Bana o kadar yakın o kadar uzak ki…
Dedem…
Cennet Mahallesi…
Küçüğü, büyüğü Çekmeceyi…
O kadar özledim ki Pier Lottiyi, gideyim dua edeyim Eyüp’te…
Gezeyim karış karış, milim milim sokakları…
İçime çekeyim o havayı.
…
Gazinolar, meyhane…
Dost sohbeti…
Bazen SADECE kendin ile, bir kadeh eşliğinde, şişe yani başında…
Kendini kaybede!
Köyüm insanlarını…
Erol’u, eşini…
Tertemizi.
Aklıma geldi şimdi, aldım valideyi…
ASLINDA…
Evire çevire YETMEZ üstüne çıkıp zıp zıp zıplaya…
Ta ki…
… çıkana!
Çekmece…
SÖZÜM SÖZDÜR BENIM…
Te nerelerden nereye…
Bir hayal peşinde!
Önder…
Hayalleri yaşar, yaşatır…
Değerlidir sevdikleri, çok değerli…
HER BIRI!
Buna rağmen…
Utanmasını bilmezse insan…
Önderin…
Ne gelir elinden?
Çekmekten gayri sineye…
Ta ki son damla bardağı taşırana…
VOLKAN…
PATLAYA!
VE BU VOLKAN…
Çok şiddetli bir DEPREM eşliğinde patlamaya hazır…
Beklemede…
Saatli bir bomba benzeri, bekler saatini vakti!
Mühendislerin laneti
Muhendislerin laneti nedir bilir misiniz?
Ölüyorum…
Kalbim, yoldaydım telefon araba bitti…
Dogru Oma’ya, lastikleri almaya. Her biri küp…
Gavur leşi gibi…
Bir, iki…
Uc, dört aklımı kaçıracagim sandım…
Gücüm tükendi…
Kisa keselim, acele ile yanlış lastikler…
Koyarim cebine para, gitsin değiştirsin…
Iyi bir mühendisin lanetidir…
Işini seven birisinin, hem lanet…
Hep…
Rabbin takdiri…
Sorun varsa, çözümü de var…
Kişi…
Sorun çözülene kadar rahat, huzur bulamaz…
Cok şükür…
Önder işi monder işi…
Önder…
Her soruna buldu bir çözüm…
BIR…
Nakliye sorununa bulamadı…
Kendi…
Acilen NASIL nakil eder öte dünya…
Günaha girmeden nasil çözer bu sorunu?
Ve Korona spermada
>>> Türkiyeli standartlarını bilmem, bez maskeler için standart belirleyecek ve açıklayacaklarmış. BEN size Önder standardını kaç kez anlattım AMA bu şekilde açıklamadım <<<
Ölçüleri geç…
Kafatasçı değilim…
Ancak sıhhi yönden bez maske EN AZINDAN üç katmadan oluşacak…
Almanya’da bunu ikinci salgın aşamasına kadar iki olarak belirledim AMA…
Bura Almanya, halk daha bilinçli…
YANI bundan sonra burada da maskeler en azından üç kumaş katmanından oluşacak…
YETMEZ ki bunu da çok anlattım…
Kâğıt mendil mesela, iki kat katlayarak önerdiğim seklide kullanıldığında iki kumaş arasında ON ALTI KAT kâğıt demek bu…
Yani benim, bizim piyasaya sürgümüz maskeler EN AZINDAN 18 katmandan oluşmakta…
YINE YETMEZ…
Bir önlem hiç önlem…
Yün kumaşı hiç, (tarama mikroskobu = rastermikroskop) incelediniz mi?
Tamam “hepsi kâğıt”, örneğin kahve filtresi…
Kâğıt mendil…
Ama dokunsal yapıları başka…
Pamuk peti…
Bir savunma haddı düşünü…
Üç değişik engelden oluşan, ARTI…
Arkalı önlü (yün ve VEYA pamktan oluşan)
Önder standartları, bugün resimledim…
HEPA Filtre benzeri!
Tayyipistan standartlarını bilmem…
BUNLAR…
BENIM standartlarım, ben canlarımı sokakta bulmadım.
Prof. Dr. Hasan Mandal TÜBITAK Başkanı
Hiç utanmıyorsunuz değil mi?
Koskoca adam olmuşsunuz, bir SÖZDE profesör…
Ülkede…
TÜBITAK gibi önemli bir kurumun başındasınız…
AMA…
Yalan söylemekten utanmıyorsunuz!
Aşı…
İlaç geliştirmede bilmem ne…
“Dünyada söz sahibi”
Tövbe estağfurullah…
Ya koskoca adam, bir bilim insanı…
ULAN ADI IT, göt veren yaratık…
NEDEN…
Milletin gözünün içine baka baka YALAN konuşuyorsunuz?
Aç bak…
Aç ya, aç bak bakayım Tayyipistan son senelerde kaç tane bilimsel makale yayınlamış…
Ve O yayınlanan AZ SAYIDA makaleden KAÇI bilim dünyasında yankı yapmış…
CIDDI…
Bilimsel dergilerde yayınlanmak üzere yolunu bulmuş?
Aç…
Aç bak ya her şey meydanda!
Bugünü anlatsam size, SADECE öğleden evvelsini…
Ağzın açık kalır bir tarafın tavana vurur!
NOKTA
Bir kahve…
Gidiyorum yine
Biraz müsik?
Her yönden…
Siyaseten…
Özelimde!
Önde ne yapar?
…
Gider!
Kapanmayan defterler var, ödenmeyen, ödenmeyen bedeller!
Bilmem
Önder olduğum için her halde…
Ve EVET…
Aynen ÖYLE!
Salgın kontrol altındaymış…
Tabii canim…
Rakamları, gerçekleri bende saklasam her şey olurdu kontrol altında!?

Her şey “kontrol altında!”
Vermişimdir linklerini, görünürde mücadeleleri verilerin güvenliği…
Muktedir gücün kendilerine verilenin IYIYE kullanımı…
Teklif ettim işbirliği…
Dedim birlikte verelim mücadelemizi…
Çıt çıkmadı…
Oğlum Önder hep yalnızdın, yalnız yürümeye devam et bu yolda!
Dedim ya merakla bekliyorum bu filmin sonunu…
Tahmin ediyorum neler olacağını AMA bu da her zamanki gibi…
Göremiyor Önder geleceği!
Geldim dükkâna…
Koydum straforu portakala…
Basıyorum müşteriye kullanım talimatı, unutmuştummm…
Ozon…
Kokusu burnumda, neden bilmiyorum senelerden beri algılamamıştım bu kokuyu…
Yillar sonra ilk defa.
Yüksek gerilim ile oluşur…
Laser basıcısında…
Yüksek gerilim, sürekli…
Kalp…
Buna dayana!
O kadar yoğunum ki bugün o kadar olur…
Önder…
Olmalı 99 yerde aynı anda…
Bekliyorum, BEKLEMEK ZORUNDAYIM vereceğim makineyi geri…
Herkes dilinde devletin derinliği…
Lak lak eder işte bok yiyen bilmediği meseleleri…
Bilen bilir derin devleti.
Kalbim çok ağrıyor…
Üzüntü…
Ama merak etmeyin kurtulacaksınız çok yakında!
“Ansiklopedi”
“YAZMA AMACIM
Bir film düşün. İlk sahne sıradan bir olayla başlar. Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın. Dehşete kapılırsın. Film biter. Etkisinden kurtulamazsın. Korkarsın. Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım.”
Evangelizm örneğin, boşuna mı yazmış anlatmıştım İngiliz kralını?
İngiliz…
Evanjelist kilisesi başka, Evangelizm’in kendisi bambaşka!
Veee…
Kâbus bitmedi, bitmeyecek…
Her bir gün…
Bir başka dehşet!
Ama PIŞMAN değilim, dedim ya herkes hayallerini yaşayamaz…
Benim dünyam…
Başka bir dünya, gönül ister Çakır Emine’nin hayatını yazmayı…
Tek merak ettiğim…
Filimin sonunun nasıl biteceği!
Partal Hasan ve … Hüseyin…
😊
Neden öyle derdi bilmiyorum, öyle anarmış rahmetlileri…
YOK…
İkisi de dedem biri öz, diğeri üvey ama öz olan sadece bir kez görmüş beni…
Üvey diyemem, DEMEM o da çok severmiş Önderi…
Allah rahmet eylesin VE INANIN bu aile…
Çok görmüş, geçirmiş bir aile ve vakit olsa…
Sağlık…
Yazsam, anlatsam bu ailenin kaderini.
