Bilsem… Panik… EVET PANIK, en azından altı hafta, cannn dayana(!)

„Die historisch beispiellose Schwäche der US-Wirtschaft infolge der Corona-Pandemie geht jedoch an den Tech-Riesen wie Amazon oder Apple augenscheinlich spurlos vorbei. Als ganz klarer Gewinner der Krise hebt sich der weltgrößte Online-Händler Amazon ab.“

Çok anlatmışımdır Amazon’u…
Anlatmadığım çalışma şartları, ima ettim sadece…
Tönnies Holding…
Hani Almanya’da et işletmecisi…
Doğu Avrupa’dan işçileri…
ALOOO…
Ayda 200 saat ki olmalı KANUNI 160 saat…
Askeri ücret saate 9,35 Euro…
Veriyor işçilerine 4…
TEKRAR DÖRT EURO!

200 saat çalıştırıyor ve saate 4 Euro ücret veriyor…
BÖYLE…
“Adam” oluyorlar!

Çok kötüyüm ya, birden moralde gitti. Haber demin geldi.

Ve dört BÜYÜK belki parçalanacak, IYI OLUYOR, Google ile yapmışlardı öncesi. Bu dünya KIMSENIN özel mülkü değil. Daha kesinleşmedi ama buna benzer beklentiler var

Bu yüzden severim Latinleri…
Bir noktaya kadar…
Kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar, TABII ÖZ SAVUNMA…
Olsun…
Kenarından köşesinden bizde nasipleniyoruz.

Temassız ödeme gibi…
Bakiniz Alman Korona yazılımına…
“Bir avuç banka”
Her biri kendi havasına, onlarca, yüzlerce cep üreticisi…
Yüzlerce, binlerce model telefon…
Her bir telefon, kafasına göre güncel durumda…
Ve temassız ödeme güvenli öyle mi???!!!

Veee YAZDIM zamanında Bilal oğlan, ISID, PETROL, altın denklemini

Amerikalıların İran’dan alacaklarını da bize ödetecekler
30 Temmuz 2020

Bir zamanlar yandaş kanallarda “Türkiye’deki cari açığı kapatan adam” olarak lanse edilen Reza Zarrab’ı hatırlıyor musunuz?

Hani, Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde kendisinden “altın ihracatı yapan bir zat. Ülkeye katkısının olduğunu biliyorum. Hayır işlerine girdiğini biliyorum” diye bahsettiği Reza Zarrab?

Ya da AKP hükümetinin, New York’ta tutuklu olduğu dönemde “akibetinden” endişe duyup, hakkında ABD hükümetine bir değil, iki kez nota verdiği aynı Reza Zarrab.

İşte o Reza Zarrab’ın Türkiye-İran hattındaki karanlık ilişkileri ve işleri nedeniyle, Türkiye’nin başı dertten kurtulmuyor.

Açılan ilk davada, Zarrab’ın “itirafları” nedeniyle Hakan Atilla hapis cezasına çarptırılmıştı.

İkinci dava kurumsal olarak Halkbank’ın kendisine açıldı. Duruşmalar Mart 2021’de başlayacak.

Şimdi üçüncü “Halkbank davası” da geldi.

Bu üçüncüsü özellikle ilginç; Çünkü doğrudan Türkiye ile ilgisi yok. Ama ilgisi olmamasına rağmen, “bedelin” Türkiye tarafından ödenmesini öngörüyor.

“252 AMERİKAN VATANDAŞININ İRAN’DAN ALACAĞI VAR HALKBANK ÖDESİN…”

Halkbank’a bu 3. davayı açanlar, 252 Amerikan vatandaşı. Bunlar, İran’ın sorumlu tutulduğu dört ayrı terör saldırısından zarar görmüş kişiler.

Amerikan mahkemeleri daha önce bu kişilerin “İran saldırılarından zarar gördüğünü” kabul etmiş ve İran’dan bu kişilere tazminat ödemesini hükme bağlamıştı. Elbette İran bu tazminatları ödemedi.

Bu 252 kişi de, New York Federal mahkemesinde görülen Halkbank davalarına güvenerek, hak kazandıkları tazminatların Halkbank tarafından ödenmesi için mahkemeye başvurdu.

Dava, Halkbank’ın Amerikan ambargosunu hileli yolla delerek, İran’la girdiği para ilişkisinden “menfaat sağladığı”, bu nedenle Amerikan vatandaşlarının alacaklarının da Halkbank tarafından ödenmesi gerektiği iddiası üzerine kurulmuş durumda.

ATİLLA HAKKINDAKİ YÜKSEK MAHKEME KARARI MI BEKLENDİ?

Davanın kamuoyuna açıklanmasında da ilginç unsurlar var;

Dava 26 Mart 2020’de resmen açılmış, ancak hemen gizlilik kararı koyulmuş. Kamuoyuna duyurulmamış.

Kamuoyuna açıklanma tarihi ise 24 Temmuz 2020.

Peki aradaki bu dört ay içinde ne oldu da dava üzerindeki gizlilik kararı kalktı?

Bu 4 aylık süre içinde konuyla ilgili tek gelişme, Hakan Atilla’nın davanın yeniden görülmesi için gittiği yüksek mahkemenin hapis cezasını onaması oldu.

Federal Yüksek Mahkeme, Atilla hakkındaki kararı onadığını 20 Temmuz 2020’de açıkladı, 252 kişinin Halkbank’a açtığı dava için gizlilik kararı da 24 Temmuz’da kaldırıldı.

HALKBANK’IN DOLAYISIYLA TÜRKİYE’NİN İŞİ ÇOK ZOR

Gizlilik kararının Atilla davasının yüksek mahkeme kararından sonra kaldırılıp, kamuoyuna açıklanması manidar.

Yüksek Mahkemenin Atilla davasındaki “onama” kararı, Halkbank hakkındaki iddiaların da Amerikan hukuk sistemi tarafından “kabul gördüğünü” belgeliyor.

Üst mahkemenin bu kararının ardından, hem Halkbank’a açılan kurumsal dava, hem de Amerika’daki İran mağdurlarının açtığı bu üçüncü davada iş iyice zora girmiş duruyor.

2 MİLYAR DOLAR İSTİYORLAR

İran’dan mağdur oldukları gerekçesiyle Halkbank’tan tazminat talep edenlerin açtığı davada bahse konu para ise toplamda yaklaşık 2 milyar dolar.

Bu para eğer dava Halkbank aleyhine sonuçlanırsa- tüm bu Zarrab-Halkbank davalarında milletçe ödeyeceğimiz tek para da değil;

Çünkü hem Halkbank’a açılan kurumsal davayla ilişkili olarak ABD devletine ödeme ihtimalimiz olan bir tazminat:

Hem de ayrıca ABD Hazine bakanlığı’nın “İran’a yaptırımlarının delinmesi” gerekçesiyle ayrıca keseceği idari para cezası var sırada.

“Dostum Trump”, “önce Amerika” diyerek Başkan seçilmişti. Amerikan vatandaşlarının İran’dan alacakları tazminatların Türkiye’nin üzerine yıkılması fikri, tam da bu “önce Amerika” statrejisiyle uyumlu.

Bizde ise;
Ver mehteri! Haydi Ayasofya’da namaza….

https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/zeynep-gurcanli/amerikalilarin-irandan-alacaklarini-da-bize-odetecekler-5960771/

*

İntihar edeceğim, intihar… 04.08, yalnızım. Havalar böyle devam ederse YANDIM

Halim yok, denedim, yazamıyorum… Çok sıcak, iyi değilim

İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında kabul edilen uluslararası metinler arasında öne çıkıyor. İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011’de Avrupa Konseyi tarafından İstanbul’da imzaya açıldı. Mart 2019 itibarıyla 46 devlet ve Avrupa Birliği tarafından imzalandı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?
Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla, Avrupa Konseyi tarafından 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan sözleşmedir.

Sözlesme TAM METNI

Niccolò Machiavelli… Bir siyasetçi ama ayni zamanda bir yönetici, bir yere kadar devlet adamlığı niteliği

Ve bilirkişiler Rusya için istikbalde…
Durumu vahim dürüyorlar çünkü Putin her ne kadar Rus milliyetçisi olsa bile…
Yatırım yapmadı geleceğe, EVET Rusya enerji açısından, doğalgaz, petrol falan…
Zirvede, bu bile YOK bizde…
Ama ne O ne bizim pezevenk gerekli yatırımları yapmadı ekonomiye.

Ulan arkadaş askeri yönden ileri olsan bile…
Yeri gelir…
Kurşun almaya bile yoksa paran…
Gençliğin işsizlikten pinekliyorsa, istikbali kapkaranlık…
Neye yarar askeri üstünlüğün, ülkenin ekonomik geleceğine yatırım yapmadığın sürece?

Yaratıcılık…
EVET var kıvrak zekâ…
Ne fayda…
Dünya piyasaları ile rekabet edemediğin sürece…
Tarım örneğin, DEMIYORUM batılıları örnek al…
GPS falan…
Ama traktörü, bilmem nesi…
ÖZ…
Yurduna, toprağına ÖZ tohum gerekli!!!

Hadi sanayide rekabeti ittir et…
Makine parkı, çağdaş ve çevreci üretim falan…
Teknoloji tasarımı, üretimi…
ULAN ELINDE BIR SANAYI…
Anasını SIKTIN belli…
Turizm…
Ülke dünyanın sayılı açıkhava müzelerinden biri…
ONA bile sahip çıkamadın, Ayasofya örneği…
Turist…
Ecnebi NEDEN geliyordu İstanbul’a?

O ananın…
Emine’nin falan a… s…meli!

Bak borsada sıfırları attın…
Yabancı bakıyor aval aval, ulan bu ne sudan ucuz…
Bitpazarı hissesi…
Yer mi?

Asya Kaplanları…
Ve dönüp dolaşıp Pasifik Okyanusunun önemine geliyoruz…
Asya Kaplanlarının ekonomik modeli…
oku
Ama hayvan ama öküz anlamaz beni, DENIZ ULAŞIMI ulan deniz ulaşımı, üç tarafı deniz olan ülkende TEK TÜRK LIMANI KAMADI.

Pazarladı orospu çocuğu…
Sattı!

Devam edecek…

>>> !?!? <<<

Kendin, kendisi için, sevdiklerin, sevdikleri için…
ÜLKEN için…
Milletin için sorumluluk his etmek…
Elini…
Yılan, çıyan, akrep dolu taşın altına koymak…
Koyabilmek…
YOK MU???
Var böyle insanlar, bak bugün bayram…
Ziyaret et şehitlikleri, GÖR orada yatan yiğitleri…
Bir Fatiha, yürekten bir dua…
Uzaktan da olsa…
Hak değil midir, Hakka tapana!?

Yüzde 33 Amerika’da, yüzde 10,1 Almanya… Barış zamanlarında GÖRÜLMEMIŞ bir düşüş. VE ha ora ha bura OROSPU oynar seçimlerle, geciktirme, HILE, iktidarda kalmak uğruna her yol ve yöntem mubah. INAN var bir bildiğim, VIRÜS “doğal değil”

Delil yok ORTADA…
YOKSA…
III. Dünya Savaşı NEDENI!

SANMA…
Herkes zarar, ziyanda…
Köşeyi dönen dönene, var bizim gibi salaklar hala ayakta durmaya çalışanlar…
Allah…
TÜM muhtaçların bu mübarek günde yardımcısı olsun…
>>> Davranışları ile <<<
Kalbi, dili, varlığı ile Allah yolunda olanların yardımcısı olsun…
Afrika…
Bir benzeri Hindistan, fakir – fukara…
Mevla’m HEPIMIZE yâr ve dolaş olsun.

*

Ya uzağa gitmeye gerek yok ki, yaşıtlarım mesela hatırlayacaktır
Dedelerimiz…
Ninenleriniz, YÜCE DINIMIZ ISLAM…
VE…
>>> Diğerleri <<<
Ne zaman gördün, yaşadın böyle yozlaşmayı, YOBAZ hep vardı…
Ama hiçbir zaman bu kadar çok olmadı.

Sağır Mustafa…
Dedem rahmetli, Hamdüne…
🙂
Anneannem, Çakır Emine…
Ve daha kimler kimler, onlar Müslüman değil miydi?
Onlar…
İnanan, IMAN edenler değil miydi???

Bambaşkaydı bir zamanlar bambaşka…
Bunlar…
Gelene kadar, Kasımpaşalılar!

Nicht vergessen AHA-Regeln

Abstand · Hygiene · Alltagsmasken

UNUTMA HMM kuralı

Hijyen · Mesafe · Maske

Bilmem bilir misiniz, insan psikolojisi…
En ÖNEMLISI…
SONA!

Ki…
Kalsın akılda, DÜN Teksaslı doktorun dediği gibi…
“Hem virüs ile uğraşıyoruz hem insanların aptallıkları ile”
Bakma bilişimciyim AMA…
Hayatin her alanında, reklamcılıktan üretime…
Siyasete…
Tecrübe anam tecrübe!

*

RESMEN…
Resmen ya resmen insanların akılları ile dalga geçiyor Kasımpaşalılar…
RESMENNN!

Üs kuruyor orospu, anası belli babası yüz elli. “Üs” güldürmeyin beni, bu sabah açıklandı ABD

500 milyon dolar askeri yârdim yapıyor Ukrayna’ya…
Ne demiştik?
Bilimsel veri, 11 santim yeterli…
Kadını doyuma uluslaştırmaya, bakar yüreğe…
Kadına dokunuşuna…
Boyunca girersin…
ANCA!

Ayasofya ile aldı yine kafakola…
Götün kılları ve burunları Kaf Dağında…
Bakar…
Zamana!

*

Ve Lübnan…
Ve Ayasofya’da köpek gibi uğutular arasında, elinde kılıç “namaz” kılanlar…
Açlıktan ölen, ölecek olan çocuklar.

Bayram ya…
“Bayram” sikmişim böyle Müslümanlığı…
Müslüman Kalleşliği!

„Im Libanon werden durch die Wirtschaftskrise des Landes noch in diesem Jahr Kinder vom Hunger bedroht sein. Das berichtet die Organisation Save The Children. Das Land hatte bereits vor der Corona-Krise mit wirtschaftlichen Problemen zu kämpfen, die nun verschärft werden.“

OKU

*