Israil…
Filistinliler, zaten kendi başına bir konu, ÖLDÜRÜLEN Çinli…
Amerika…
ADI Trump ve yola çıkan denizaltılar…
Önder…
SUS!
>>> SIZLER daha INANMAYIN Öndere, açıklamak ZORUNDA KALDILAR <<<
Doların aksi takdirde bu kadar düşmesi mümkün müydü???
Sadece ekonomik cahil, okur yazar değilsiniz…
Hem beyinsiz hem körsünüz.
Swap…
Yani para değiş tokuşu…
Katar ve Tayyipistan arasında…
5 milyar dolardan 15 milyara çıkarılmış…
Beyninizi…
SIKEYIM SIZIN!
Dur daha bitmedi sonra BARAJ meselesi, yok bu O baraj değil…
Sözde son 18 senede yapılan barajlar!???
Millete enayiydi…
Yabancılar falan yiyecek ekonomi uçuyor hikayelerini…
El alem…
BÖYLE sike sike gerçekleri açıklamak zorunda bırakır yaratıkları!
Haber kaynağı CNN – Türkiyeli…
Eee…
INAN bu değirmenin sularda kuruyacak sonunda…
Kalacaksınız bu milletin eline…
Doğru ya…
Dürüst kalmadı gibi aramızda, ailecek bulursunuz yine bir yolunu…
Ama…
Önder Azrail gibi ensenizde…
Sonunda…
Ki ben göremem herhalde, gebermeden ağzımı yüzümü sikecek olsanız bile!
Düzeltmiyorum…
Bilinçli değil, gerçekten çok felaketim, yazım hataları sabahtan beri…
Özür dilerim
İçim çekiliyor, büyük bir ihtimal ile hava…
Ben böyle ani hava değişikliklerine artık hiç gelemiyorum…
Sabrımı öyle bir siniyor ki korkuyorum…
Gerçekten korkuyorum.
Sayın Selçuk, size hala sayın demek istiyorum AMA sanırım yanıldım sizde
Birincisi 12 sene…
Sonra “üniversite” çocuk daha “hazır değil”
Sonra bakmaksızın notlarına öyle mi?
YUHHH!
Cinsel sorunlu bir milletiz…
Eğitim bunun önüne geçebilir…
Porno…
Mesleğim yönünden bir konuydu, hem virüsler açısından…
Hem işyerinde sorumluluk gereği. İzle istersen
Milliardengeschäft Porno – Internet-Sex ohne Jugendschutz?
Analarının amından çıkmışlar ama uygulamada oraya nasıl girip çıktıklarını biliyorlar…
AMA…
Kuramdan bir haberler!
😉
VAR…
ANLAMADIGIMIZ, BILMEDIGIMIZ!!!
Benim kimi şeyi >>> çivileyeceğim gibi <<< altını çividiler AMA anlamayacaksın
Özellikle son bir ayı seçtim ki çok fazla kafanı karıştırmayayım…
HEP VERDIM…
Uluslararası fiyatları AMA Tayyipistanda fiyatlar neredeyse hiç oynamadı gibi…
Genel ve kabaca söyle diyebiliriz:
380 ile 390 Tayyip Lirası arasında gidip geldi, çok dar bir alan…
Çok az bir oynama alanı, bak dolara…
Bu kadar düşebilmesi NORMAL MI???
OPERASYON diyorum sizlere…
Enayi silkeleme operasyonu…
Bunlarda oyun biter mi?
INAN…
Bizanslıdan daha kahpe bunlar!!!
ÖNCE Tayyipistan:
Dünya:
NEYE dikkat etmen gerekiyor?
Dünya çapında altın büyük çalkantılar yaşadı…
Bu çalkantıları Tayyipistanda görebiliyor musunuz?
TEHDIT ile tehdit VE KORKU!
*
Zaten feci uyandım, dün gelecektim dükkâna…
Saat 19 – 20 suları, uzandım…
🙂
Saat 3,4 – 4 gibi uyandım, anca geldim. Eğer bugün hava sıcak olursa ki…
Öyleye benziyor, gecenin yarısı harikaydı…
Önder duman, midem bulanıyor…
Kolum…
Sol kolum, sırtımı hiç sormayın…
Dayanılacak gibi değil.
Çok büyük günah işlemiş olmalıyım, başka izahı yok bunun…
İnsan ötesinde bir durum…
Ve bu 2012’den beri böyle.
NEDEN MI???
İzah et bana O aradaki iyi günleri…
Sanki…
Hiç bir şey yokmuş gibi!
Akil, mantık insanıyım…
Bilimin izahı yok, sinir sıkışması…
Tabii…
Amına koyduğumunum siniri yüz günden…
99’da sıkışıyor daaa 1 gün mü sıkışmaktan vaz geçiyor?
New York Times’e makale yazıyorlarmış, O kadar başarılarmış ki herkes onları örnek gösteriyormuş. Ülke HALA ILK ON ARASINDA
YALANLARINI…
Yüzlerine vurmak o kadar kolay ki
Altı ile altı buçuk arasında bir yerde sıkışıp kalması gerekir. O civarlarda, EN FAZLA 5,80 – 5.90 daha fazla inmesi imkânsız
Anlatır dururum bazen operasyonları…
Tam rakam veremem, uzaktayım…
Ama bu aralarda doların düşüşü durması gerekir…
Daha fazla inme imkânı yoktur çünkü ekonomik gerçeklere terstir.
Çok yalvardılar…
Özellikle yurtdışı sağmal ineklere, ülkede yandaş – yoldaşa…
Yastık altında olanı sürün piyasaya…
KIMSE bilmem nesine takmadı!
>>> Düşüş bir operasyondur, PANIK, enayi silkeleme operasyonu <<<
Çok yaşamışımdır böylesini…
Yok…
Buralarda da uluslararası piyasada da…
Bekle, panikleme…
Çıkacak yine, çıkmak ZORUNDA…
Nereden biliyorum bunun böyle olduğunu?
Altından…
Çeyrek kalmadı piyasada, hepsi Katarda…
Gram altından, anlatırım bir ara.
Not: Ilisu baraji
Muscle or brain power, Jack anısına. Sol yanım, bilir misin solun sırını? Bilinçaltını ve havhavı?
🙂
Sanmıyorum bildiğini ama olabilir tabii…
Sol yanım derken…
Tahmin edeceğiniz değil, kalbimiz…
“Ortalarda”
Dördüncü kaburgadan aşağı.
Dedim ya sanmıyorum sol yanın sırını bildiğinizi…
Jack ve Jack gibiler ile alakasını…
Gidiyorum dükkâna, bilgisayarlarda ayara…
Bitirebilirsem işimi devamı yarına.
🙂
Bu yüzden INANIYORUM Alman demokrasisine, adaletine VE GEREKIRSE
Almancan varsa…
Çok dikkatli VE ANLAYARAK oku…
Gizli servis, yok bilerek iç veya dış istihbarat yazmadım…
IKISI içinde geçerli, TÜM devlet kurumları için…
Ta iktidara kadar. HERKES…
Adalet VE anayasa önünde eşittir. Tekrar yemin ediyorum…
Namusum…
Ve şerefim üzerine, suçsuzum, suç işlemedim. 20 – 30 sene önceki olaylar…
Satmadım kimseyi, gammazladım…
Kendimi temize çıkarmak gibi bir derdimde yok, sadece sinir oluyorum…
Boş, gereksiz yere zan altında bırakılıyorum. Yanımda UTANMADAN yalan söyleyecekler ve ben öyle bön bön bakacağım öyle mi?
Suç sayılacak hiçbir şey yapmadım.
Ya siz beni ne sanıyorsunuz, yapmış olsam bile…
Gerçekten o kadar salak mıyım uluorta anlatacağım?
AMA…
Gördüm, bildim, öğrendim!
ÖNCE…
Türkçe SONRA Almanca öğren…
Belki akabinde tercümanlığa soyunabilirsin!
Bitcoin(!)
Türk DIL ve TARIH kurumu; anlayana
Geç bunları anam babam geç bunları!
16 Mayıs 2020
“Nisan ayı bütçe istatistikleri açıklandı. Merkezi yönetim bütçesi, nisanda 43,2 milyar TL, ocak-nisan döneminde 72.8 milyar TL açık verdi. Bütçe nisan 2019’da 18.3 milyar TL açık vermişti. Nisan 2020’de geçen senenin aynı ayına göre bütçe açığındaki artış oranı yüzde 136 oldu.”
Bu paragrafı gazetemiz SÖZCÜ’nün dünkü ekonomi haberinden aldım. Çok iyi biliyorum ki bu tablo buzdağının sadece ucu. Suyun altında resmi rakamlara göre dahi büyük bir işsizlik, hayat pahalılığı var. Döviz kurlarındaki anormal artış, hâlâ yüksek sayılabilecek faizler, kamu gücünü elinde tutanların amansız israfı da o dağın sadece bir bölümü. Gitmediğimiz hastaneye, geçmediğimiz köprüye, görmediğimiz havaalanına vergilerimizden ödenen “garanti ücretleri” de cabası. Hepsinden önemlisi, kapanan işletmeler, boş kalan tarlalar/ahırlar, korona belasından hızlı yayılan Fakirlik!
İtiraf edeyim, bilmiyordum.
Yoksul ailelerin devletin sosyal yardımlarını bir “Fakirlik Vesikası” ile alabildiğini, önceki gün muhtarlıkta karşıma çıkan matbu Fakirlik Kağıdı destesi sayesinde öğrenmiş oldum.
Kağıdın en üstünde düzenleyen kurumun künyesi var:
T.C., il, ilçe, mahalle.
Peşi sıra “Fakir”in kimlik bilgileri ve şu metin:
“Mahallemizin …. Caddesi …. Sokağında, … nolu apartman … nolu dairede oturan ….., ../../… tarihinden beri mahallemizde oturduğu, ancak YARDIM SURETİ ile geçindiğini, aynı zamanda fakir ve yardıma muhtaç bulunduğunu bildirmek üzere iş bu ilmühaber kendi isteği ve beyanı üzerine verilmiştir.”
En altta ise mahalle muhtarının imzası yer alıyor. Sadece elime aldığım destede 20 başvuru vardı. 20 aile, 20 hayat.
Nasıl bir çaresizlik ki bir insan başlığı Fakirlik Kağıdı olan bir belgeye ismini, soyadını yazdırmak ister?
Hadi AK Parti öncesindeki bütün hükümetler beceriksizdi, üç koyun bile güdemezlerdi. Ya yolsuzluğu, yasakları ve yoksulluğu (3Y) bitirmek üzere iktidara gelen AK Parti’nin 18. iktidar yılında bunca “Fakirlik Kağıdı” ne?
Kim bilir binlerce muhtarlıkta kaç tane Fakirlik Kağıdı vardır.
Peki sözünü ettiğim o buzdağını, bu fakirlik kağıtlarını konuşmamız gerekirken, hükümetin propaganda gücü ve muhalefetin beceriksizliği sayesinde biz neyi konuşuyoruz?
“Ekonomimiz uçuşa geçti”
“HDP ile İYİ Parti görüştü?”
“HDP PKK ile bağını kessin”
“CHP Darbe mi istiyor?”
“Atatürk’ün İş Bankası’ndaki hisseleri Hazine’ye devredilsin!”
“Halka yardım dağıtan belediyeler paralel yapı mı kuruyor? Devlet içinde devlet mi oluyor?”
O vesikaları gördükten sonra ne zaman bir iktidar mensubundan bu yapay gündem maddelerini duyacak olsam dilime Orhan Veli’nin şiirinden bir satır takılıyor:
“Geç bunları anam babam, geç bunları!”
Gelir ENSAR’cı başkana gidiyor
Hükümetin propaganda gücü gerçekten acayip. İşin aslını bilmeseniz, sırf onları dinleseniz, CHP’nin İş Bankası’ndaki hisseleriyle muhteşem gelirler elde ettiğine inanırsınız. CHP’yi İş Bankası Yönetim Kurulu’nda temsil eden Murat Karayalçın’la sohbetimizde çok faydalı bir özet yaptı. Karayalçın, CHP’ye tek kuruş gitmediği için “ticari faaliyet” kılıfının tutmayacağını, bu işin ancak zoralımla –kamulaştırmayla- yapılabileceğini, onun da 1963’teki Anayasa Mahkemesi kararında olduğu gibi er ya da geç yargıdan döneceğine dikkat çekti. Konuştuklarımızdan anladığım işin aslı şu:
“İş Bankası’nın hisselerinin yüzde 28’i Atatürk’e ait. Geri kalanı da herhangi bir kişiye ya da şirkete değil, kurumsal olarak bankaya, yani banka çalışanlarına. Atatürk bütün mirasını devlete bırakmışken İş Bankası hisselerini CHP’ye emanet etmiş ve gelirlerinin de Dil Kurumu ile Tarih Kurumu’na aktarılmasını vasiyet etmiş. Bankanın kârından Atatürk’ün hissesine düşen para doğrudan bu iki kuruma aktarılıyor. CHP’ye ise tek kuruş gitmiyor.”
Anlayacağınız Atatürk’ün hissesinden gelen parayı harcama yetkisi, şu anda –ne yazık ki- Atatürk’ten haz etmediğini saklamayan, Ensar Vakfı kökenli başkanda. Bu hisselerin kamulaştırılması ya da Hazine’ye devredilmesi de hem özel hukuka, hem miras hukukuna açık bir şekilde aykırı.
AK Parti bunları bildiği halde neden bu konuyu temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp karşımıza getiriyor? Böyle bir küresel ekonomik kriz ortamında dünyadaki binlerce banka arasında 103. sırada yer alan milli bir serveti neden hedef haline getiriyor, zayıflatmaya çalışıyor?
Anlayan beri gelsin!
https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/deniz-zeyrek/gec-bunlari-anam-babam-gec-bunlari-5817221/?utm_source=yazarlar&utm_campaign=diger_yazilar&utm_medium=diger
