Bir veri geçti elime, çok enteresan SÖZÜM SANA coğrafyamda yaşayan insana

Keşke yayınlayabilsem…
Bu bilgi, bu > değerlendirme < hani yazıyorum ya hep, kimi bilgi ölümcüldür diye…
O cinsten…
Kısadan keseceğim, yazdıkça ele verebilirim kendimi!

Sözün özü…
Hala acı tecrübeler ile anlamadıysan…
Kürt kardeşim, Araplar ki Iran, biliyorum Arap’tan saymıyorsunuz kendinizi…
Persler…
Hele hele Türkler AMA Türkiyelilerde…
Kürtleri örnek alalım, Arapları…
Vaat edilen özgürlük, özyönetim bahane…
Bende önce sandım özyönetim Kürtlere, Akdeniz’e doğrudan bir yol…
KULANDILAR, kullanılmaya müsait olanları…
Israil’de kardeşim, bu coğrafyanın insani AMA siyaseti, İngiliz benzeri…
Bak Kıbrıs’a, bak kurulacak olan radar istasyonuna…
NEDEN…
Ve daha da önemlisi, kimler için?

Bak İngiliz’e neler vaat etti Arap’a, bıçakladı kimisi Türkü ve Arap’ı sırtından
Bunu ben söylemiyorum, tarih yazıyor, tarih…
Güvenilmez ne İngilize Fransız’a, Almana…
Hele Amerikalıya…
Sen…
Karşındakini kardeş olarak görmeyebilirsin AMA hepimizin, HEPIMIZIN derdi aynı…
Coğrafyanın…
Dil ayrı olabilir, kültümüz, görüşlerimiz, hayat anlayışımız birbirinin benzeri…
Vakit…
Birlik vakti, zaman bir olma zamanı…
Harcıyorlar bizi, birbirimize düşürerek, çoğu zaman içimizdeki piçler vasıtasıyla…
Bozuk para gibi…
Yazık değil mi sana, bana…
Evlatlarımıza?

Yazmayayım dedim, demedim mi demek istemedim AMA

İlk ona duyurdum, Soner Beye…
İnanmadı, güvenmedi bana. Halbuki Önder’in istihbaratı sağlamdır…
Yatmaz, kalkmaz, yanılmaz bir Allah…
Vermiş bu kula kimi yetenekleri, bir artı, biri…
Analiz yetisini…
Ve evet, benim bilmek gibi bir yükümlüğüm, sorumluluğum var…
Kime, neye karşı?
Sana ne!

En basiti kendime…
Golan Tepeleri nere?
Suriye…
Yazmadım mı Suriye savaşı bu yüzden çıktı diye?
Eninde sonunda kokusu çıkmak mecburiyetinde…
Çünkü…
Yok başka şekli, sömürü…
Amerika, Rus, Avrupa, Çin ve daha niceleri muhtaç petrole…
Sahi…
Israil kimin himayesinde?

Bu zibidi, Bay Pezevengin kendisi…
Sadece bir maşa, sonradan görme bir ayı, p.çin teki…
El âlem petrol, su mücadelesinde…
Ali, Veli, Ayşe, Fatma ödüyor bedelini!

İlaç vakti, felaket yoruldum…
Artık hiçbir şey benim yiyeceğim nane değil ya…
Arsızlığım, yüzsüzlüğüm…
Biraz dinleneyim!

AMA ben bilmek zorundayım 😊 InPut

Neden biliyor musun?
Almanlar der “Einzelkämpfer!”
Aynen, işte ben oyum. Yıllarca dışarıda, müşteri önünde…
Hat-ı müdafaa, sat-ı müdafaa…
Ekip içinde de verimli olabilirim AMA en rahat olduğum zaman…
Yalnız olduğum zamandır…
Haniii her koyun kendi bacağından asılır ya…
Koyunda benim, çobanda!

Sonraaa…
Var benim bir siyasi hayatım…
Bilinmeyenlerim!

Çok üşüdüm, dışarıdayım…
Jack…
Pazar, rahat bırakmıyor beni içeri girince, havlayıp duruyor…
Bir kahve!

Niçin uğraşıyorum 😊 EMEL bu değil mi?

MEZAR…
Yaşmak bana en büyük ceza!

Bir…
İşte her bildiğimi paylaşmıyorum. Çünkü…
Her şeyin bir raconu vardır, bir adabı. Bunlar…
Raconsuz, edep – adap arama…
Nereden vururlar seni?
Söyle…
Nerenden?
Hah, işte bu yüzden!

Çok yoruldum, soğuk…
Acayip bir ayaz var, kulaklarım!

Agent Orange ve Fat Man

Hava ayaz, felaket soğuk…
Beklemek zorunda kaldım, gitmeden yayınlayayım dedim…
Bak güzel kardeşim…
Güzel…
Allah’ını, Peygamberini seveyim, lütfen…
Rica ederim YETER de artık, YETER!

Bilmem biliyor musun?
Amerikalıların ikinci dünya savaşında Japon kentlerini atom bombasıyla yerle bir ettiğini duymuşundur. Az bilinin bir gerçektir; Tokyo…
Evet, Japonların başkenti de bombalanacaktı. Takvim 20.07.1945’i gösteriyordu…
Diğer kentlere atılan DIKKAT, rivayettir, doğruluğu biraz tartışmalı…
Amerikalılar bunca rezillikten sonra itiraz ediyor tabii, iki kente üç atom bombası atıldı…
Biri patlamadı…
Fat Man’di adı…
Bir…
Fat Man’de ayrıca Tokyo üzerinde attılar AMA nükleer patlayıcı yerine konvansiyonelini kullandılar…
Bunu biliyor muydun?

Hala…
Binlerce insan sakat geliyor dünyaya(!)

VEYA…
Vietnam; Amerikalıların kâbusu…
Kimyasal madde ile bombaladılar ortalığı…
Yüzbinlerce insan HALA sakat geliyor dünyaya…
Evet, kimyasalın adı tahmin edebileceğin gibi Agent Orange’di…
Bu puşt…
Bush’un piçi…
Amerika, batı sözde medeni…
Bakmaz gözün yaşına, zaten s.kti…
Beka…
Daha çok s.kecek sizi, benden söylemesi!

Bak…
İngiltere’de kıçı kırık gitti…
Gidecek, internet düzenlemesine halk sokaklarda. Fransız…
Yasak masak dinlemiyor, talepleri var, istekleri…
Siyasetçi…
Buna uymak zorunda!

Kolay kazanılan para

Değildir mimari bile ebedi…
Satışa çıkarır insan her şeyini…
Kalmayınca elde satılacak bir şeyi…
Son kalan ruh;
Çıkarılır pazara, kolay, zahmetsin kazanılan para uğruna!

Ben…
Kaçtım…
Kaçıyor, kaçıyor bir türlü varamıyorum varmak istediğim yere…
Huzura…
Sevdamın yanına…
Zaten bu kaçmalar değil mi para yüzünden, secde etmek olmayana…
Önderin işi bitmez, isyan değildir Yaradan’a…
Ama kapansa gözler, Önder kavuşsa artık huzura!

Bu g.t kıllarını ne etmeli?

SORMA…
Borç harç günü kurtarıyorlar, borç harç…
İşsizlik had safhada…
DIKKAT…
Bu çoğu için geçerli. Işı olanlar alıyorlar maaşlarını çıkmaz ayin son çarşambasında…
Veya bölük bölçük, para oldukça…
VAZIYET AYNEN BÖYLE!

Gazetecilik, daha doğrusu yazar – çizerler üzerine

Çocukluğumdan beri kimi şeylerin içindeyim…
Hackerlik örneğin…
Çoğu para kazanmak için soyunur(du) bu gibi şeylere, ben…
Öğrenmek için. Yine…
Kimi bilgi…
Çok fazla merak ölümcül olabilir. Yükseklerde rüzgâr sert eser…
Tüm bunları ve daha neler neleri bilirim, sevdiklerim…
İzle, öğren derim!

izle

Biliyorsunuz…
Bizde de bademler ile vatandaşlık…
Para ile!

Haaa, unutmadan DIKKAT EDIN alacak – verecek meselesine…
Çağımızda rüşvete kılıf, borç…
Alacak verecek ile!

Yat zıbar mı diyorsun?
😊
Çok uyudum, çok felaket yorulmuşum. Yarına…
Haftaya…
Bundan sonra!

İyi geceler, Allah rahatlık versin.

Unuttum bak, sabahtan beri Alman haberlerinden geçiyor…
SÖZDE darbe…
Tayyipistan o günlerden bugüne Almanya’dan 1000…
Tekrar…
Bin kişinin tutuklanmasını istemiş!

Allah…
AKTÖ’nün de FETÖ’nün de belasını versin!

oku

Megali Idea

“Büyük Yunanistan – Büyük Fikir”
Bizim Turancılık benzeri(!)

Hiç kendinize sordunuz mu; ya Roma nere Yunanistan nere…
Nasıl oluyor da Romalılar Yunandan etkilendi…
Yaşam şartları, hayat tarzlari mimarileriyle nedir bu Yunan – İtalyan benzerliği?

Tabii ki insan insandan beslenir…
AMA…
O besin maddesi doğrudan kapının önündeyse SEN ondan daha çok faydalanırsın…
> Hayatının bir parçasıysa <
İtalya’nın kimi bölgeleri eskiden…
Yunanistan’dı, “büyük Yunanistan’ın” bir parçası!

DIKKAT…
Bak sana sesleniyorum Türk AMA sözlerimi iyi anla…
Kafatasçılık YAPMA, yediler bir bok, çaresi yok…
Sorumluluk bizde, düzetmesi bizde. SURIYE…
Bilmem kaç milyon insan içimizde. Çocuk gibi muhtaç, bizimde suçumuz olan bir savaşın mağdurları…
Sorumluğumuz…
Herkes bugünü görüyor, bugünü düşünüyor…
Ben yarınları…
“Türkün, Türkçülüğün sulanması”
Milyonlarca insan, milyonlarca…
“Arap”

Bak yukarıya, İtalyan…
Yunandan nasıl etkilendi. BU BIR GERÇEK…
Sinir bölgelerinde yaşayan insan…
Komşu, komşunun külüne muhtaç, çok benziyorlar zaman içinde birbirlerine…
Etkileniyorlar birbirlerinden, karışıyor kültürler, örf ve adetler, görüşler, rivayetler…
DIL…
Birbirine, bozuluyor öz, yeni bir şey doğuyor ve maalesef her yeni iyi olmuyor, iyi gelmiyor…
Onların yediği boku düzeltmek bize düşer…
Evlatların hatırına, torunların.

Roma…
Bir istisna, oldu örnek insanlığa…
Arap, Arap olsa eski Arap, Peygamber Efendimizin ölümünden sonraki ataları…
Ne âlâ!

İstanbul

İzledim haberlerde pezevengin köpeğini, hani İstanbul’a talip olan köpeğini…
Konu trafik…
Bir mantık sorusu, sözde üçüncü köprü ağır vasıta yönlendirmesi…
Trafiği rahatlatacaklarmış…
Buuu nasıl olacak?

Doğru toplu taşıma ancak dünyadaki örneklerinden biliyoruz ki “KIMSE” arabası ile bir noktaya kadar gidip, park edip toplu taşımaya binmiyor. Yapan çok az…
Yeryüzünde YER KALMADI, her yer beton sayelerinde…
Yeni yeni bilmem kaç yüz tane yeni, büyük otopark açacaklarmış falan…
Yahuuu…
Olmayan YERI NASIL YARATACAKSIN?

Yine ilhak…
Ya yer altına inmen lazım, deprem…
Veya ayağını yerden keseceksin ki bunu da var dünyada örnekleri…
Yine tehlikeli, köklü çözüm ve önerileri…
Hayatın kendisi riziko demek laf ebeleri…
Size, sana hak böyleleri!

>>> Demeyin sadece söyleniyor ama çözüm üretemiyorsun diye <<<
Kısa kısa, üstün körü…
Ve yine dünyadaki örneklerden biliyoruz ki var iki farklı çözüm yaklaşımı…
Şehircilik, belediyecilik, devlet yönetimi…
El ele, planlama!!!

1. İstanbul’u, İstanbullulara geri ver yaklaşımı…
Siyaset ve belediyecilik birlikte çalışmalı. Siyaset HAYAT VERMELI göç veren yerlere…
Belediye bakacak üç nesil öncesine…
Ki üç nesil genel kabul gören, hadi kardeşim marş marş geldiğin yere geriye!
2. Planlama, uzun vadeli öncelikle. Öngörü…
Göz boyama değil, kısa vadeli sözde çözümler ile, ikide birde yeniden sorunun kendisine dönme…
Okulundan, hastanesine, ibadet yerine…
Yolundan, altyapısına, yapılaşmaya…
Kökten çözüm, OLMAZ varlık, OLMAZ imar barışları, SÖZDE 2b orman vasfını yitirmiş arazilerin satışı ile. OLMAZ böyle belediyecilik, OLMAZ böyle siyaset, OLMAZ böyle istikbal OLMAZ, yeri gelir çökü verir!