Ekmek fiyatları birkez daha tartışma konusu oldu. Fakirin ekmeği…
Geçtik katıktan, peynir – zeytinden…
Kendisi…
Un fiyatları, haktır…
Hakka…
Ayıya tapana!
F35
Al sana delil…
Mart 2019’da ikisinin teslimatı bekleniyor…
Bunu açıklayan Pentagon.
Tükürdüğünü yalıyan namussuz…
Bağır çağır sonrasında boyun ey, sonunda Almana boyun eğdiği gibi.
Ya Profesöre ne demeli?
İlber Ortaylı’ya…
Kütüphanesini Kasımpaşa ayısına bağışlaması(!)
Ya g.t kıllığı…
Veya ayı okuyup öğrensin diye, öyle veya böyle O benim için öldü!
Toparlamaya başlıyorlarmış ülkeyi
Bakma…
Eli işte gözü oynaşta derler AMA bu söz Önder için söylenmemiş!
😊
Önder…
Hem oynaşır hem iş görür.
NOKTA
Trump Kanada ile anlaştı…
Borsalarda olumlu bir meltem esti…
TÜM BORSALARDA!
Yani bizim AK Pezevenklerin marifeti değil…
Döviz…
Altı ve yedinin altına inmesi…
İki olasılık var…
Ya para buldular, borç tabii…
Ya o ikili…
Öncesi ve sonrası heyet görüşmeleri…
Vaziyet biraz düzeldi. İkisi birden de olabilir. McKinsey…
İMF…
Bilmiyorum tabii, sadece tahmin…
Yabancı yatırımcı aldanırsa bu şark kurnazlığına çok şaşırtırlar beni.
Tekrar etmekte fayda var:
Kuşlar…
Kasımda cıvıldamaya başlar!?
Gülün dikeni, delik deşik etti Önderi
Berbat açtım gözlerimi…
Kırmızı biberimin, sarı pipimin, koca göbekli Kadir’in yanındaydım. Kah mezarlıkta, kah evde bavullar, hazırlıklar…
Kah evde…
Son eksiklikleri tamamlamakla meşguldüm. Gözümden uyku akıyor…
Çok yoruldum, feci bir gündü…
Yok…
Mecburdum yapmaya, mecbur his ettiğm için kendimi.
Üşeniyorum…
Allah inandırsın…
Üşeniyorum, uçakla bile olsa benim için çok yorucu.
Benim kadınlarımın hepsi, aslında „tüm“ kadınlar gülü sever…
Gülü seven tabii ki dikenine katlanacak…
Dedim ya mezarlıktaydım ağırlıklı, kendimi iyi his ettikçe. Sevdamın, oğlumun üstüne yarım daire şeklinde demir yaptırıp gül ve sarmaşıklar ile sardırdım. Bakım istiyor. Nasıl bir sarmaşıksa, dikenli, kavisli…
Delik delik etti dikenler beni.
İnan…
Korkuyorum yarından…
Gözümde büyüyor yol, oturmak…
O can acısı.
Ne enteresan değil mi?
2,5 saate buradan Almanya’ya uçuyorsun…
Öğlenden sonra uçacağım kısmetse…
Sabah sekizde yola çıkmam gerek, İstanbul trafiği!
Tüm sevdiklerim…
Hepiniz…
Kanatlarımın altında olsanız, Önder böyle yolculuk yapmak, hasret çekmek zorunda kalmasa…
Yorulmasam keşke!
30-10|12K O14[]10,5B58
Kuşlar Kasımda cıvıldar
Şimdi de elektirikler gitti
Yağmur – çiseler – trafik felç geçirir…
Evleri, dükkanları su basar. İnsanlar boğulur…
Kafana koyun, teke düşer hastanelik olur ölürsün.
Beton parçası düşer bebelerin kafacığına, okla vururlar hayvanları. Kaza kurşunu diyemem, ecel öper alnından. En mutlu gününde, gerdeğe girmeyi iple çekersin ya…
Ya şehit olur…
Veya gazi, Niyazi!
Çarşı – pazar el yakar…
Evlat mı okutacaksın, saçların beyazlar…
Ya siz nasıl insansınız…
İnsanlar…
Ben buralarda yaşamak zorunda kalsam…
Ya katil olurum ya öldürürler…
Ne kadar genişsiniz…
Ne kadar sabırlı…
Pes vallahi, pes bu kadarına…
İnsanlığınızı…
Onurunuzu yitirmişsiniz pes vallahi…
Hala bakıyorsunuz adi hırsızın, dolandırıcının ağzına, yazıklar olsun bu sabra!
Amını avradını SİKEYİM ben bu memleketim
Sizin „yöneteceğinizin“ ülkenin…
Evleri su bastı…
Altyapı!
Yok arkadaş, benim bu insalar ile aynı karede yer almam aynı havayı dahi teneffüs etmem mümkün değil
Kimseyi hor görmüyor, aşağılamıyorum…
Entel – dantelde değilim…
Hele salon Atatürkçüsü hiç değilim!
NOKTA
Halkçıyım…
Ama özellikle bu gelişimde rastladığım insanlar halkımdan, benden olamazzz!!!
Mahallemizin insanı tanır, bilir beni…
Bir yağmur, bardaktan boşanırcasına…
Zaten yarım g.tün tekiyim. Nemden hastalık kapıyorum. Giydim yağmurluğumu, yağmur çizmelerini, yollar nasıl biliyor musunuz?
Alıp götürecek, öyle yani…
Doğru fırına. Yabancılar, eciş bücüş tipler…
Bana nasıl bakıyorlar…
Sanki uzaylıyım..
Ben…
Bu insanlarla yapamam!




