Çok hoşuma gitti ve gerçekten akıl akıldan üstündür, insan… İnsandan beslenir!

Almanca yazacaktım…
Bir çağrı…
Ama kime, neye…
Sanki insanların umurunda!?

Vaz geçtim yine anadilimde yazmaya karar verdim.
Kadın gibi…
Ayrılık, gayrılık daimî konularımdan. Yazarım bazen İbrani din kardeşliğini…
YAZARIM…
Hak dinlerinde bile…
Kendi içinde bölünmüşlüğü. Mezhep denilen illeti.

Noel değil mi?!
Hz. İsa’nın doğum günü…
Bak, gör ne hale geldi insanlık, 100 milyar…
Tam olarak 104 milyar Euro para harcadı Noel’de bu sene Almanlar…
Birbirlerine verecekleri hediyelerin, yeme – içmenin bedeli…
Noel bayramının gayesi bu değildi, bizlerde bayramlar…
Kaçıyor insanlar…
Tatil günü bilip gezdirmeye çalışıyorlar bir taraflarını…
Bayram…
Gelenekler, örf ve adetler…
Çocuklar, bebeler!???

Konuya girmeden bir röportajı dile getirmek isterim…
Alman bir çekirdek aile, anne, baba bir çocuk…
Anne kalabalık bir ailede büyümüş, bilirim hanımdan, bu insanlar çok farklı oluyor…
Bazen güzel bazen yersiz…
Çocuk 7-8 yaşlarında, annenin ısrarı üzerine, babayı ikna…
Çocuklarına Noel Bayramının özünü öğretmeye karar vermişler, iki, üç seneden beri adet haile getirmişler.

Hediye almıyorlar birbirlerine…
Onun yerine bu parayı bağışlıyorlar muhtaca…
Çocuklarına öğretmişler, bir markete ilan asmışlar, anlaşmışlar market sahibi ile…
Fakir ailelerin çocukları buraya hediye isteklerini asıyor, ilan edebiliyorlar…
Bunlarda ailece, 24.12.xxxx tarihine kadar çocukların arzularını yerine getirmeye çalışıyorlar…
Ailece…
Hediyeleri paketleyip çocuklara Noel gecesi yetiştirmeye çalışıyorlar.

Bilmem…
Sana ne demek istediğimi anladın mi?

Bırakalım vicdanı…
Dini inancı, cüzdanı bir tarafa dönelim konuya…
Demin yayınlandı, çok etkiledi bir sahne beni…
BADEMLEREDIR çağrı…
Yok, bu O çağrı değil, Almanca yazmak istediklerim, bu başka…
Konu Suriye…
Suriye’de Hristiyan olmak…
Ben…
Herhangi bir yerde insan olmak demeyi yeğlerim.

Zor, gerçekten zor. Anlatıyorlar IŞID köpeklerini…
İnsanlara ettikleri zulmü…
Anladığım kadarıyla bunlarda Museviler gibi dağılmışlar dünyanın dört bir tarafına…
Uzun…
Uzunnn yıllar, ibadet dili Hz. İsa’nın konuştuğu “çoktan” yok olmuş bir dil…
Seyrederken sahneyi…
Aklıma BIZ geldi, ülkemizde tartışmalı bir konu, yazmışımdır çocukluğumdan beri alıştığım…
Kolay kolay kabule edemeyeceğim bir şey ki ben kabul etmiyorsam DINCI EDER MI?

Türkçe Kur’an melesi…
BAKIN KESINLIKLE TARAFTARIM…
İnsanlar seslenirken Yaradan’a, dua ederken Arapça…
BILECEK, ANLAYACAK DEDIGINI!

Suriyeli Hristiyanlar, dedim ya dağılmışlar savaştan çokkk öncesi dünyanın dört bir tarafına…
Hâkim değiller anadillerine, unutmuşlar…
Bulmuş insan çözümü, çok hoşuma gitti…
OKUNSUN…
Ezan yine Arapça AMAAA…
Camiinin içinde…
Projektör ile edilen duanın Türkçe tercümesi yansıtılsın duvara!

Suriyeli Hristiyanlar…
Dört, beş dilde yansıtıyorlar dualarını duvara…
Oradan yüreklere, beyinlere!

Biliyorum, farkındayım…
Namaz kılarken nasıl okuyacaksın?
“Asla ve kata”
Değiştirilmeyecek olan, değiştirilmemesi gereken anayasa gibi…
Zamanla…
Ekrana “değen” bir bakış, bir kelime, Türkçe karşılığı…
İnsanlarımızın bilinçlenmesine faydalı olacaktır, teknolojik gelişmeleri…
İnsanlık namına, insanlarımız için yerinde ve doğru kullanalım…
Bu…
Sadece bir örnektir, daha iyi bir fikri olan çıksın öne…
Gerçekleştirsin düşüncelerini.

Bitmez Önderin ne işi ne çilesi

“DayDay bana Office lazım, PowerPoint’de olsa iyi olur”
Allah’ım ya rabbim…
Birde özel istekleri var…
Yarına gidiyorlar, laptopunu yanında götürecekmiş…
Durdu durdu son anda, geldim dükkana!

Ya vallahi billahi delirtecek bir gün bunlar beni!!!

Iman tahtasında yürek

Yeri gelir yüreğin…
Yeri gelir mantığı – aklı dinlemen saati gelir…
Eve geldim, 13:30
INAN, Allah belamı versin yalanım varsa, Oma’da kaloriferler “kapalı”
Biliyorsun nefes alamıyorum sıcak olunca…
YEMIN ETTIM…
Sanki banyodan yeni çıkmışım, saçlarımdan damlıyor ter…
Çamaşırlar sırıl sıklam…
Yok girmedim yıkanmaya, kendime süre koydum 15 diye, gideceğim yine…
Bitmeli mutfak, gitmeden Türkiye’ye oturma odası veya Oma’nin dediği gibi…
Herren Zimmer ikisinden biri…
Gerisi gelince, gelebilirsem eğer geriye…
Pişmanım köpekler gibi, keşke satsaydım müstakil ev benim neyime?

Dün evden çıkmadan bir daha bakayım dedim “çocuklara”
Gittim annemin odasına…
Açmışlar çekyattı…
Girmişler yorganın altına, kahvaltı sonrası güzellik uykusu
Kucak yapmışlar, ohhh keyfe bak…
Hanim diyor “gitmeden balkon kapasını kapat, uyuyabiliriz”
😊
Öğle olmuş…
İnan sevindim, uyusunlar ana – oğul ne güzel.

Varsa imkânın…
Maddi veya manevi…
Aç yüreği, gör muhtacı, insanı, hayvanı, canlıyı…
Vergelt’s Gott der Almanlar, Bavyera’ya özgü bir deyim…
Evrensel bir ilke, evrensel bir gerçek!

Çok üşümüşüm…
Ancak “kurudum” hadi ben…
😊
Kaçtım!

Biliyorsun, beş dakika iş…
On beş dakika dinlenme, buna rağmen, bu havada sırıl sıklam…
Böyle iş mi bitter?

Tarçın

Hani Siyam Kedisi…
Anlattım, dayak yediler hem Hürrem hem Tarçın ikisi birden…
Bir haftadan beri ikisi de kayıp…
Siyam kedisi, değerli, maddi bir değer…
Tarçın…
Garfild diye bir çizgi filimi var, bilmem bilir misin ona çok benziyor…
Yaşasınlar da hayata olsunlar…
Ama evde matem havası, hele DayDay sokak sokak arıyor kendisini.

Dün Türkiye’ye telefon ettim…
Köy yolunda “halk otobüsü” kazası…
Devrilmiş, lastiği çıkmış yerinden…
Bir kadıncağız vefat etmiş, Allah rahmet eylesin…
INAN…
Özellikle Tayyipistanda…
Tesadüfen yaşıyor insanlar!

Canim gitmek istemiyor, bezdim…
MECBURUM.

BILMIYORUM, vaktim yok ilgilenmeye, araştırmaya. Kaynaklarıma sırtımı çevirdim, başım girecek belaya. Anlatacak çokkk şey var, Önderde hal yok OMA!

Senin dünyan ile benimki bir mi?
Bilmez misin çeyreği?
İma etmedim mi kimi şeyi???

Hackerler meselesi…
Ne dedim hep sana, tevazu göstermezsen…
Bilmezsen durman gerektiği yeri…
ÖLÜM…
Bekler seni…
Mesele benim ölümüm değil…
Bir kurtuluş…
Mesele sizlerin esenliği.

Vaktim olursa anlatırım P229 örneği…
Tetiği, kabzayı…
Mermiyi!

Dik dur diyorsun ya DIK DURAMAZLAR çünkü

Sürüngenlerin…
Omurgaları yoktur!

Ne yurtiçinde ne yurtdışında dik durmaları mümkün değildir…
Tepkiler üzerine…
Başlarlar sürünmeye!

Eskiden bu ülke Res publica literaria…
İlkelerine göre yönetilirdi, İngiliz sevdalısısın ya…
Tercüme edeyim sana; Republic of Letters de derler buna…
Siyasetçi toplumun aynası…
Bilginin, bilincin, bilimin hâkim olduğu bir toplum ve yönetim şekli…
Tabii, tabii ki vardı istisnalar bugünlere gelene kadar…
Menderes zamanı, astılar iti…
Ulan Özal bile bunların ettiğini etmedi.

“Dik duruyorlar”
“Dik duruyorsun”
Sik gibi…
Bir atımlık mermi…
Sıktın gitti…
Iş bitti. Yumuşacık olursun yumoş gibi!

Res publica* (republica)

Tayyip saati 10:58
Borsa 114012
Bu arada…
Çeyrek altın yine 470 Tayyip gaymesi üstünde…
Bu cumhuriyet, cumhuriyet olalı görmedi böylesini…
TAM…
Osmanlı son dönemlerini hatırlatıyor, kapitülasyonları…
Kör…
Hayvanlar sürüsü.

* öffentliche Sache = Kamu davası

Yeni uyandım, offf ne uyumuşum ne uyumuşum. Yok bir şey…
İlaçlar falan, Adana…
Yağmur, ya Allah daha ne türlü, kaç türlü belanızı vermesi gerekiyor bilmiyorum!

Değerli konut vergisi…
Geri adim…
Deniyorlar, tepkisiz hayvanlar sürüsü…
Tepki verseydiniz hiç bugünlere gelmezdik!

“Gerekirse kapatabiliriz”

Al sana bu sabah açıklandı, İncirlik üssünün modernizasyonu…
Sekiz Tayyip şirketi…
90 milyon dolar…
Anladın mı doları?

Henüz sene bitmedi…
Sadece satılmakla kalmıyoruz…
En çok neye üzülüyorum biliyor musun?
Dünya…
Bizi affedersin; siktir etti…
Karadeniz yanıyor, haberlerde yer bile almıyor AMA…
PEZEVENGIN Tunus’a gittiği hemen haber oluyor!