Ama…
Her seferinde gittikce guclesiyor…
Alt tarafi narkoz…
Toparlayamiyorum kendimi. Optum
Bir insan kaç kez dünyaya gelir aynı ömür de?
Bugün yaş gününmüş haberim bile yok…
Masada doktorlar tebrik etti..
Kansere benzemiyormuş, parca bile almamışlar
(Yayilma riski, her ne ise, cigerleri zedelememek)
3. Kez dünyaya gelmiş oldum..
Vaade dolmamış, 4uhlar sözleşmesinin gereklerini yerine getirmemişim demek
😉
Yarina çıkıyorum hastaneden AMA
kemikler ama beyin. Anlatırım evde
Hep dedim sana
Kör olma meselesi gibi, hic ciddiye alamadım
SİZLER
Mahvetiniz beni
Ciddiye alamıyorum tüm bu olanları sanki
Bitmek bilmeyen bir kavuşmuş…
Her an uyanacakmışım gibi!
Çıktım…
Ağrı yok, felaket öksürük
Amannn, saat 10:05
Dünyada ne kadar çok manyak var…
Yürürken bile, yürürken…
Tam internet bağımlıları…
Benim icin cep, telefon…
Bilgi bankası…
Istisnai durumlarda, internet.
NOKTA
Of hastane felaket hareketlendi
Yukarı çıkmam lazim yavaş yavaş…
Tüpe bağlamayacağım, oksijen, ilaçlı…
Bugun daha yazabilir miyim bilmiyorum, tam narkoz. Merak etme beni. Kendime gelince ruhlari yazmaya devam ederim
Ruhların sözleşmesi
Ilginç bir tip…
Alman…
Ama gormedim daha böylesine aileci…
Anne diyor başka bir sey demiyor.
Kader…
Biri „ipsiz sapsız“ diğeri…
Pariste uzay mühendisi.
Aman ya, offf…
Saat 04:15
Genç 13 – 14 yaşlarında, EFENDI bir çocuk…
Gece yoldaş oldu bana, epilepsi…
Bana WLAN, kablosuz teklif etti. Hic ister miyim, yazmistim ne kadar pahalı oldugunu. Var flat’im. Ne gereği var?
En çok da, gence, bebeye, kadına, ihtiyara acırım. Allah…
Acil şifalar versin. Gerçekten cok zor, hele hastalık kroniklesirse.
Neyse…
Her halde yapmamam gerekirdi, kahve…
Iki sigara. Ilk ben girecektim, acil girdi araya. Gelelim kurama; bak ya tum yazı gitti gene. Başlıycam cebine de, internet bağlantısına da 4g sinede bilmem nesine. Bu yüzden, cep olsun olmasın bölük bolcuk hep arada yayınlarım ki kayıp olmasin, ta seksenlerden kalma bir aliskanlik. Eskiden cok olurdu.
Işin kötüsü hafızam, vura vura kafayı araba camlarına akil kalmadı. Düşünceler dizini, bilişim gibi, arka arkaya, eski model tof tof. Gecemedim henuz paralel sisteme. Giti mi gitti. Ile düşünceler inci kolye misali, tespih gibi…
Arka arkaya…
😉
Ne yapalım kardeşim, ihtiyarladim.
En güzeli modem…
Bip, bip, düttt, bip, bip…
Kesinlikle boyle şeyler olmazdı. Gençlik yıllarım, oyun hackledigim yıllar, aaa iyi oldu…
Aklima geldi, bu vesile ile oyun kuramını da anlatmış olurum sizlere. Gittim kahve aldim, SON sigara. Saatler var daha, oksijen, ilaclar ile. Icimde ne varsa ufler gider.
😉
Var her şeyin caresi…
Işin yoksa tekrar yaz…
Bu kurama göre yani ruhlar sözleşmesine göre..
Ki…
Anlayamadım, tanri var mi yok mu…
Kitabi henuz okumadim, aklimda kalan ile…
Ruhlar âlemi VAR…
Biraz bana Budizm VE bizlerin, yani Türklerin eski inanışı Şamanizmi hatirlatti…
Ruhlar aralarında sözleşme, anlaşma yaparmış.
Bir önceki görevlerine, başarı oranlarına göre ömür biçilir dünyaya yollamışlarmış (melekler!???)
Oma geliyor hep aklima…
„Cennette, cehennem de bu dünyada!“
Bu kuramda…
„Bir kutup yıldızı kayması“ var…
Varoluş…
Izah edilmiyor. Tekrar hatirlatmakta fayda var, arkadaş her şeyi dogru nakil etti mi bilmiyorum. Okuyacağım o kitabi kismetse. Bir Albert Einstein dahi yanılabilir diye yazmıştım…
Izafet kuramı, ismini bir turlu dogru yazamam, geçenlerde vefat etti hani…
S. H. diye kısalacağım…
„Hawking???“
DIKKAT…
Yüksek fizik, buna göre madde yoktan, tekrar YOKTAN var olabiliyor…
Of, canım hiç gitmek istemiyor x
Bir kahve…
Bir cigara, Önder düş yola!
Ne kadar güdüm bugün bir bilseniz; kardeş
“Ağabey, o kadar alışmışık ki kesilip biçilmeye, düşünememişsin!”
Yeminle öyle!
Cosmopolitan, ciddi bir dergidir
Allah razı olsun, ben boşuna demiyorum kardeşten öte diye
Raxxxm,
Hastaneye gelmiş beni arıyor…
Bir yılbaşı gecesiydi, eğlenceyi düzenleyen O…
Şarkılı sözlü, yemekli içkili…
Girdik mi girmedik mi yeni yıla hatırlamıyor AMA çok kısa bir süre öncesi veya sonrası…
Bayıldım…
Manda boku gibi yere yığıldım…
Tabi hemen cankurtaran, hastane…
Annem anlatıyor, ilk gelen ve sabaha kadar başımı bekleyen O…
Ve tabii sevdiklerim.
Peder…
Psikosomatik tepkiler, aylarca içimde yaşadım…
Üç aşağı beş yukarı biliyordum bizi bırakıp gideceği günü…
Sonrasında…
EVET TOPARLADIM sevdiklerimi, aylarca çıktı acısı…
O…
Hep yanımdaydı, şimdi senin gibi.
Uzak, yakın ne fark eder?
INAN, buna INAN…
VAR…
Öte taraf ve yine varlar, biliyorum inanmadın, inanmıyorsun bana…
Fırsat olmadı ki yüz yüze ispatlayayım sana…
Ben…
Öyle veya böyle olacağım her zaman yanında!
Göreceksin…
Yaşayacaksın, ispatlayacağım sana sözlerimi…
Tanrı izin verirse tabii!
KALITE…
İnsanda ve eşyada, ÖZELLIKLE kadında…
Şanslıyım, gerçekten çok şanslı kadından yana…
Allah razı olsun hepsinden, senden…
Nicelik değil nitelik…
İnsan…
Hası, insan evladı!
