Yavuz HIRSIZ, ev sahibini bastırırmış ya, O misal

Partili onun bunun çocuğu konuşuyor yine neler neler

Düşmanları fazla müsrif harcadıkları için ellerinde düşman kalmadı
6 Mart 2019

2002’yle 2007 arasındaki çıraklık dönemi, babalar gibi satış dönemiydi, fabrikalarımızı bankalarımızı limanlarımızı satmayın diye uyaranlar “düşman”dı, sermaye ırkçısı ilan ediyorlardı.
Papa heykelinin önünde AB Anayasası’na imza atıyorlardı, AB’ye girdik diye Ankara’da güpegündüz havayi fişek fırlatıyorlardı, yapmayın etmeyin AB’ye uyum yasaları adı altında memleketi Avrupa’ya peşkeş çekmeyin diyenler “düşman”dı.
Milli kahramanımız Rauf Denktaş “düşman”dı, yes be annem’e karşı çıkanları statükocu ilan ediyorlardı.
Alt kimlik üst kimlik modaydı, Türküm diyenler “düşman”dı, Türkiyeliyim diyeceksiniz diyorlardı, Mhp “düşman”dı.
Atatürkçü rektörler “düşman”dı, cenaze namazları kılınmayacak diye tehdit ediyorlardı, tarikat yuvalarının kaçak Kuran kursları serbest bırakılırken, ODTÜ terörist yuvası ilan ediliyordu.
Sendikalar “düşman”dı, dünya tarihinde ilk kez ‘sağcı sendika‘ icat ettiler, yandaş sendikaya üye olmayanlar işten atıldı, süründürüldü.
Yüksek yargı “düşman”dı, ulemaya soralım diyorlardı, ulemaya sora sora, fetocuların Özel Yetkili Mahkemeleri’ni kurdular.
Varlığıyla onur duyduğumuz Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer “düşman”dı, Cumhuriyet’i ve hukukun üstünlüğünü savunduğu için kıyasıya saldırıyorlardı. Aslında sadece Sezer değil, Atatürk’ten başlayarak tüm cumhurbaşkanlarımız “düşman”dı, sanki öbürleri patates dinindenmiş gibi, dindar cumhurbaşkanı seçeceğiz diyorlardı.

2007’yle 2011 arasındaki kalfalık döneminde, Ergenekon düşmanı icat edildi, Balyoz düşmanı icat edildi, Casusluk düşmanı icat edildi, genelkurmay başkanı terörist ilan edildi, Türk Silahlı Kuvvetleri astsubayından oramiraline komple “düşman” ilan edildi.
Fetoya dokunan yanıyordu, muhterem hocaefendi filan diye övgüler yağdırıyorlardı, elini eteğini öpüyorlardı, Türkçe olimpiyatlarına tam kadro katılıyorlardı, fetoya karşı çıkanlar “düşman”dı.
İkinci Cumhuriyet modaydı, ikinci cumhuriyetçi lavuklar yandaş medyada baştacı ediliyordu, Atatürk Cumhuriyeti “düşman”dı.
Profesör Türkan Saylan, Profesör Mehmet Haberal, Profesör Erol Manisalı, Profesör Fatih Hilmioğlu “düşman”dı.
Yetmez ama evet modaydı, hayır diyenler “düşman”dı.
Pkk’yla masaya oturdular, İmralı’yla Kandil’le pazarlık yaptılar, itiraz edenler “düşman”dı, iki cihanda lekeli ilan ettiler.
Tüsiad “düşman”dı, dinsiz ilan ettiler, pornocu ilan ettiler, vatana ihanetle bile suçladılar.
Sık sık Atatürk’e atıfta bulunan, laiklik ilkesini savunan, kadın hakları konusunda çağdaş adımlar atan, camilerimizi tarikatların-cemaatlerin eline bırakmayan Diyanet İşleri Başkanı Profesör Ali Bardakoğlu “düşman”dı.

2011’den sonraki ustalık döneminde, imam nikahlı aşk hikayesinin sonuna gelinmişti, feto artık “düşman”dı.
Fetoyla mücadele ediyoruz ayaklarıyla, ister devrimci ol, ister ülkücü, Akp’ye biat etmeyen herkes fetocu ilan edildi.
Bağımsız medya “düşman”dı, Sabah’la başlayan yandaşlaştırma operasyonu, amiral gemisi Hürriyet’i bile havuzda kayık yaptı.
Açılım döneminde demokrasi kahramanı ilan edilen, televizyonda türkü söylettirilen Hdpliler “düşman” ilan edildi, alayı hapse tıkıldı.
Yeni Osmanlıcılık icat edildi, Abdülhamid’e karşı çıkanlar “düşman” ilan edildi.
Kullanışlı aptallar’ın, ikinci cumhuriyetçilerin son kullanma tarihi doldu, “düşman” ilan edildiler, eskiden başyazarlık veriyorlardı, müebbet vermeye başladılar.
Tbmm başkanı yaptıkları Bülent Arınç, Manisalı Lawrence ilan edildi, cumhurbaşkanı yaptıkları Abdullah Gül, hain ilan edildi, başbakan yaptıkları Ahmet Davutoğlu “düşman” ilan edildi.

2002’yle 2018 arasındaki çıraklık-kalfalık-ustalık seçimlerini bu düşmanları hedef göstererek kazandılar.

Şimdi?

Fazla müsrif davranıp düşmanları bol bol harcadıkları için, ellerinde bu seçime yetecek kadar düşman kalmadı.

Memlekette “düşman” ilan edilecek kişi ve kurum bırakmadıkları için, soğan depolarına terör örgütüymüş gibi baskın yapılıyor, tanzim satış tezgahları kurarak, manavlara-pazarcılara dış güçlerin tezgahı muamelesi yapılıyor, domates patlıcan fiyatları için Milli İstihbarat Teşkilatı göreve çağırılıyor, haklarında soruşturma açılan Migros, Carrefour gibi zincir marketler “düşman” ilan ediliyor.

Çıraklık dönemi
Kalfalık dönemi
Ustalık dönemi
Sanırım bu da…
Kabzımallık dönemi!

https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/yilmaz-ozdil/dusmanlari-fazla-musrif-harcadiklari-icin-ellerinde-dusman-kalmadi-3796484/?utm_source=yazarlar&utm_campaign=diger_yazilar&utm_medium=diger

Saarbrücken, belki

Saatlerdir doktordayım, o makinadan bu makinaya…
En son 2013 yılında bu kontrolleri olmuşum, gitmiyorum ki doktora olayım…
😊
Sadece ilaçlarımı almak için gittiğimde doktor meymenetsiz sıfatımı görüyor.

Çok ciddi ameliyat yerinden şüpheleniyorlar…
Belki ayrıntısını anlatırım sonra…
Bir ihtimal Saarbrücken, bir kez daha masa…
Açıp ne olup bittiğine bakmadan önce bir makinaya daha sokmak istiyorlar…
Emin olmak için…
Amannn…
Çokta umurumdaydı, belki bu sefer kalırım masada…
Her şey biter!

Verona

Madem akşam akşam konuyu kadına getirdik…
Kadın ile devam edelim…
Verona…
Romeo ve Juliet’in şehri…
YOK…
Paris değil, Verona aşıkların kenti!

İtalyan kadınları sokakta, özellikle Verona’da!!!

Biliyorsunuz muhafazakârlar iktidarda…
Bebe…
KIMSE, hiç kimse bana bebekleri, çocukları…
Yaşamı anlatmaya çalışmasın AMA bazen oluyor bir kaza…
Hamile kalıyor kadın…
Çocuk aldırma taraftarı değilim, Haxxx…
Bir ilk ve son kez oldu, hala vicdan azabı çekerim…
Kanunlar toplumsal yaşamda gerekli AMA…
Bu çağda, bu bilgi düzeyi ile her reşit insanın kimi kararları yine kendisi verme taraftarıyım.
NOKTA

DIKKAT…
Cahrité, Berlin Cahrité…
Almanya’nın en önemli hastanelerinden biri…
Medical Students for Choice…
Bir Tıp öğrenciler birliği, öğretmiyorlar çocuk aldırmayı…
Papaya…
Bir meyve türü, kadın rahimine çok benziyormuş…
Kendi aralarında, kendi kendilerine öğretiyorlar bu konuyu…
YOK, mevzuata alınmıyor…
Kilise…
İnanın tiksindim bu muhafazakarlardan ister Müslüman ister Hristiyan veya Yahudi…
Tiksindim…
Ben yetişkin bir insanım, aklım var, Allah akıl vermiş fikir vermiş…
Kendi kararlarımı kendim vermek isterim!

Çok özel bir konu…
O kadar özel ki ben, birlikte olduğum kadın ve en fazla ilgili doktorun söz sahibi olduğu bir konu…
Kimsenin, hiç kimsenin karışmaya hakkı yok!

Yok sana özel, genel yazmıyorum artık Daisy

Biliyorsun değil mi, yazdım gecen hafta bu hafta için ortalık toz duman olacak…
OLDU…
Bak dövize AMA of Allah korusun, inşallah yanlış sonuçları çıkarıyorumdur…
Bak…
İmam evladına, hani oğlu…
Bunların hepsi namusuz, hepsi siyasetçi…
Kimi okuduklarım, çok ciddi, önemsenecek kalemler…
Kulağıma gelen kimi istihbarat, yakında…
“Bomba” patlayacak!

İnşallah…
Yanlış sonuçları çıkarmışımdır, inşallah…
Söyle sevdiklerine, evi, killeri doldursunlar…
Varsa imkânları doldursunlar!

Belki kilitlerim herkesi, senin şifren var…
Sen okuyabilirsin kimi şeyi…
Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum, çok büyük…
Özel…
Siyasi, boşanma meselesi mesela çok üzdü beni…
Görsen “laz p.cini” o göbek atmalarını, o dansı…

Nasıl kıyarsın nasıl?
Çok sevdim zilliyi.
😊
Ve öteki, biliyorsun neyi kast ettiğimi…
İnan bezdim, bıktım!

Codex Gigas* (Şeytanın İncili)

Düşünüyorum…
Acaba yazsam mı, Codex AKP’yi?

Var elimde kimi bilgiler…
Gerisi bir artı bir artı bir artı…
Ama…
Kime, kimin için, yazmışım binlerce sayfa…
Dil dökmüşüm, küfür etmişim, yalvarmışım değişen bir şey olmadıktan sonra(!)

Moralim çok bozuk…
Yok…
İyi gibiyim, he halsizlik ne ağrı ama moral gitti…
Bitirdiler, kafamda deli düşünceler!

Var…
Elimde ne “eserler”
Korkuyorum, rahmetli İdris Amca, rahmetlinin babası…
Onlardan “anı” kaldı, bir – iki sayfaları çevirdim…
OKUMADIM, okuyamadım. Kütüphanemin derinliklerinde, izbe bir yerde…
Sözde, gözle görünen ile Allah, gizliden gizliye Şeytan ile uğraşıyorlardı…
Kimileri gibi…
Acaba yazsam, anlar mı Türkiyeli, anlar mı insan?
Sanmam!

Korkarım Gazi Paşadan, anlayabildim mi acaba onu?
Allah’tan, onu anlayabilmiş değilim ki…
Şeytan ile uğraşılır mı, küçüğü ile başa çıkamıyoruz…
Büyüğünü insan anlayabilir mi?

* Codex Gigas (Türkçe: Dev kitap ), Dünya üzerinde hala bulunan en büyük ortaçağ elyazması. Codex Gigas, 92 x 50 cm büyüklüğünde ve 22 cm kalınlığındadır. İçinde şeytan resimleri de bulunduğundan ve efsanelerin etrafında oluşturulmasından dolayı ‚Şeytan İncili‘ olarak da adlandırılır. Bohemia da(modern Çek Cumhuriyeti) bulunan Pozlazice Manastırında oluşturulması düşünüldü. Bu Vulgate İncil in yanı sıra tüm Latince yazılmış birçok tarihi belge içeriyor .30 Yıl Savaşı (1648) sırasında, İsveç tarafından ganimet olarak tüm koleksiyon ele geçirildi ve şimdi Stockholm da İsveç Ulusal Kütüphanesinde saklanmaktadır, halka açıktır.

Orijinalidir…
Orijinalin, dijitali YANI değerli!

https://ia800503.us.archive.org/18/items/CodexGigasDevils.Bible/Codex%20Gigas%20_%20Devils.Bible_.pdf

😊 bakma güldüğüme, acı bir tebessümdür benim ki. Ah babaanne, teşekkür mü edeyim sana yoksa (…) bilmiyorum. Ne > irade < ne bünye değil mi? Diyorum ya hep, doktorlar şaşkın, komada olmalıyım, komada! Her halde uzaylıyım ben, bu dünyadan olamam. Sadece bir insan!???

Bu ülke Türkiyelilerin değil, NAMUSSUZLARIN, elimizi kolumuzu salaya salaya geliriz ülkemize

Tutukla…
Sonunda zevk ile asacağız sizleri…
Tek, tek…
Ülkenin bir ucundan diğer ucuna. Tabii…
Sizlerin yaptığı gibi değil, yandaş – yoldaş hâkim ve savcılar eşliğinde…
Hukuk sistemi, gerçek bir hukuk sistemi içinde, uluslararası kabul gören kurallar eşliğinde…
Etiysen vatana, millete ihanet…
Yargılanıp, ASILACAKSINIZ sonunda!

oku

oku

Almanya saati 13:48 >>> dolar 5,43x <<<

Ben…
Artık hiçbir şey demeyeceğim, sadece son bir şey hazırladım…
Hani…
Bir umut, bekli utanırsın diye, belki utanırsın halinden, halimizden!???

21. Yüzyılda Tayyipistan manzaraları


Meydanlar artık çok daha küçük



Ve şırfıntılar, g.tlerini temizleyemezler AMA koskoca bir ülkenin kaderini değiştirebilirler, g.tün kılı olmaya razıdırlar. Egemedirler çünkü karşılarındakiler bir türlü bir araya gelemezler



Ve bu çağda haremlik – selamlık