Sırt ağrıları çekiyor musun?
Belki evrim…
İçindeki balıktır neden!?
Sehr interessant wie sich eine Partei selbst zerlegt, ich persönlich bin eher Mitte links orientiert als rechts oder sagen wir mal konservativ
Glaubt ihr wirklich das dir ZWEI den Karen aus der … ziehen können?
Sollten jetzt Neuwahlen anstehen, Leute…
Gott stehe uns bei!
Bizim ki…
Tek adamlığa özendi, parlamenter sistemi lanetledi…
Verdiniz … neye yazmaysam daha iyi…
İnsanlık yürütmenin artık tek bir insan ile olamayacağına kanaat getirdi, yok fark etmez…
Ha parti başkanlığı ha millet iradesi, devlet yönetimi…
Çünkü zaman değişti, yük bir insanın kaldırabileceğinden çok daha fazlası arttı…
Ama SEN göt kılı…
Bunu anlamazsın ki!
Bakma yorumuma, aldanma…
Nedenlerim var böyle yazmamda.
😊 evet ya, bir bir bacak bir diğeri. Hep ileri YOK bunun geri vitesi. Harmanım harman, darmaduman!
Şeker azıtmış olmalı yine, içim yanıyor…
Litrelerce!
Neremden tutarsın beni, kalırım elinde…
Boş ver sen çeyreği, bul başkasını kendine…
Allah bu yüce Mevla’m yârdim etsin hepimize…
Gitsem eve, yatsam banyoya, bir konyak baksam keyfime.
😉
İyi gelir alkol şekere!
SETA
Çok konu etmişimdir seni, sen ve zibidi…
Bırak Türkiye – Libya konusunda dört boyutlu çizgiyi izlemesini…
Müslüman Kalleşler yüzünden, Mısır ile oldun ya papaz…
Sidik yarışına girdin ya Israil ile…
Sen SETA değerlendirmelerin, O pezevenk fiiliyatı ile isterseniz sekiz…
On altı boyutlu çizgi izleyin KAYBEDEN Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.
Badem, badem ADI, REZIL badem…
Siktir et bu itleri…
Getir gerçek bilim insanlarını, SIKTIR ET başındaki O pezevengi, kalmadı mı içinizde insan…
Yok mu kimse…
Duyan beni!?
😊
Neydi, bağbozumu mu, Bozdağı mı neydi?
Yazdım birkaç gün önce, bir füze…
Menzili SADECE iki kilometre, iki ya IKIII!
Yazmadım o günü…
UTANDIM ama onlar füze yaptık diye övünmekten UTANMIYORLAR…
Milleti kandırıyorlar, … milleti!
Kız çocuğu…
INAN…
Zordur büyütmesi, zordur ele vermesi…
Zor ya sadece zor, uyuyup kalmazsam ki hala gidemedim, yoruldum…
Gece…
Anlarsın niye zor, gerçekten ZOR!
Bir kablo, BIR TANE
Hani aklımda olan…
Bizzat-i tecrübelere dayanan, okunmuş, görülmüş ve yaşanmışlara dayanan…
Bir siyasi sistem vardı ya, kaleme alamadığım…
Neyse, sonra, belki yarına…
Anlaman için yazıyorum, tabii ki her okurum değerli benim için…
AMA yok artık kalp kazanmak istemiyorum çünkü anladım…
Türk önde, gerisi gelir peşinden VE yine Osmanlının HAKLI olduğu bir konu var, bu yanımız…
Bizi rezilde vezirde eden.
Boya – badanaya şimdilik ara verdim, telefon ettiler, gün verdiler…
MECBURUM o güne kadar mutfağı bitirmeye, biliyorsunuz yana yakıla arıyorum elektrikçi…
Tahmin ettim AMA bilmiyordum…
EMIN oldum odaların açılarını ölçünce, hani doksan derece…
Merdivenler, alt tarafı merdiven ya merdiven…
Her bir basamak kendine özgü, kendine göre çapı, ölçüleri…
Farklı farklı…
İnsan gibi!
Demek ki ne Almanı ne Türkü…
Zanaatkârı, ustası…
HEPSI aynı bokun soyu!
Üstüne alınma zanaatkar kardeş, üstüne alınma…
Düşün diye yazıyorum bunu sana…
Sen…
Emeğinin karşılığını alıyorsun değil mi?
ALIYORSUN bir şekilde…
USTA ki O pezevenge de seslenirim ani zamanda…
“Usta” dedik ya…
Peki aldığın paranın NEDEN HAKKINI VERMIYORSUN O ZAMAN???
Elektriği döşemişler, tabii ellili yıllar…
Ulan bir kablo eksik, bir kablo, başıma dünya kadar iş açtılar…
TOPRAK eksik, tabii ki alırım toprağı her yerden AMAAA…
Güzel kardeşim zaten döşüyorsun kabloları, ya bir kablo fazla döşesen…
Kuruş farkı…
EVET kuruş ne sen zengin olursun bundan ne ben fakir…
Ama Önderi kurtarır zahmetten, zaten ayakta duramayanı emekten!
Tabii…
İnsan acı, tatlı tecrübeler ile pişer, zamanla lezzet kazanır…
Gül dalında güzeldir, kadın gençken…
Erkek yıllar geçtikçe…
Deneyimden deneyime yoğruldukça, mahzenlerin karanlıklarında, o soğukta…
Şarap misali olgunlaştıkça tat kazanır, NEDEN ulan NEDEN…
İnsanlar…
İki kablodan üçe geçti, eyyy elektrikçi…
USTA…
Zanaatkar neden insanlar toprağa, toprak kattı?
Anlamadın değil mi sözlerimi…
Anlama…
Boş ver, tren geçti!
Not: Hanımlar…
Alınmayınız…
Her yaşın kendine göre güzelliği, toy bir on yedilik, yirmi beşlik, otuzluk elbette kıyaslanamaz sizlerle…
Ama bedensel yani fiziki gerçekler meydanda…
😊
Yerçekimi!
Şaka, şaka…
Sarkmalar, sanki erkek kalıyor kaldığı gibi…
Dün…
İki genç kız, mutlaka Alman, natürel sarışın…
Gördüler beni uzaktan, ağır vasıta geliyor…
İkisi birden bir hareket yaptılar, paralel…
Kendimi tutamadım, başladım gülmeye, şakalaştık biraz ayak üstü…
Gençlik GÜZEL, kendisi güzel!
Menfaatler yumağı, benim senden bir beklentim varsa, senin benden… SÖYLE, doğru değil mi? Zarar verimiyiz birbirimize? Ticaret mesela, al gülüm ver gülüm geçinir gider insanlar, toplumlar, öyle değil mi? Bak AkDeniz, petrol – gaz, ya anlaşma, uzlaşmak varken REKABET ne gereği var ne gereği?
Ama insanız, benciliz…
Çokbilmişiz, ille biz hâkliyiz, ille biz!
Tunus ve korsanlar
😊 😊 😊
Yok arkadaşlar…
Tek başına gelirsin dünyaya, tek başına doldurursun çukurunu yine…
Bu…
Böyle gelmiş böyle gide!
Bak…
Anla, dünyanın “yarısı” kadınsa…
Ki genelde ana, çekip çevirir ocağını, getirir bir araya çoluk çocuğunu…
Ne MUTLU O Müslümana, O Müslümanlara…
Ki “ilk bizdik” Tansu Hanımla…
Bİzler getirdik devletin başına, en azından yürütmenin başına…
Bir kadın oldu belediye başkanı, bir KADIN…
Arap dünyasında…
BIR ILK, geldi başkentin başına!
Müslüman feminist kadınların sembolüdür…
Biliyorsunuz bu konuda ne düşündüğümü…
Türk kadını, Türkün kadını…
Türk ile evliyse, Laik demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyor olsaydı

Gerek bile duymazdı bu harekete!?
Hadi ARTIK gerçekten gitmem lazım, saate bak saate.
KIM görmüş Önderin gidip de geri döndüğünü ki sen göreceksin? Bütün bunları yaptığını yapmadan önce düşünmeliydin! Son pişmanlık fayda etmez, bilgisizlik, öngörüde bulunamamak “cezadan” korumaz. Evlat, düşünmeye başladığından beri ilk öğretmeye çalıştığım şeylerden birdir, önce düşün sonra aç ağzını. Ben mesulüm tüm yazdıklarımdan, yaptıklarımdan. Faturası bana, elbette kesecekler bir gün bu faturayı, elbette… Önder öder bedeli!
Gözünü seveyim okumuş, düşünen insanın. BAYILDIM, Dr. Yavuz Dizdar, O pisliğin programı, Hakan Çelik. Videosu yarına kadar yayınlanır, yayınlarım. İlk birkaç dakikası, yeni başladı zaten, gitmem lazım.
İletişim çeşitliliği…
Bilmem farkına vardınız mı?
Hani yayınlıyor ya çeyrek kimi şeyi, elbette var bir nedeni, bazen çift, üç, dört kere…
Halbuki güncelleme…
😊
Acaba kaçta kaçınız farkına vardı bunun, satır aralarını okuyabilme…
Dün mesela yayınladım IŞID ile ilgili bir belgeseli, bilgilendirme…
BAZEN…
Bir kelime, bir cümleyi anlayabilmek için insan koca koca kitaplar yazar…
Ve EVET, istihbari çalışmanın bir çeşididir, okursun, dinlersin…
Okurken, dinlerken her bir “harfi” analiz edersin, gerisi bir artı bir artı…
Dün örneğin o yayında, Alman bu Alman, yani batı…
IŞID’i kim destekliyormuş, finanse edip kim büyütmüş…
SONRA…
ANLA ulan ANLA geri zekâlı K nokta K nokta…
KADIN ve önemi, O kamp…
Boş gözlerle, boş beyinlerle ne oku beni ne ize yayınladıklarımı!
Hep diyorum…
Hep diyeceğim, bu sitede her yerde okuyamayacağın şeylere şahit olursun…
Bilgi…
Gerçeği, çeşitlilik önemli!
InPut, InPut olacak ki OutPut olsun…
Bilişim ve ardında yatan gerçeği!
İlaçlar, hala tesir etmedi, vaktim yok hadi ben gitti!
Rus…
Geçenlerde ne açıklamıştı?
IŞID ile ilgili, bilgiler böyle böyle toplanır, bir bir, tek tek…
Sonunda…
Çıkar bir tablo meydana, bir bütün…
Ama doğru ama yanlış…
AKP ve O pezevengi nasıl analiz ediyorum sanıyorsunuz?
Öğrenmeyi öğrenmek…
Öğrenip…
Öğretmek!
Komplo kuramları, hayallerle işim yoktur benim…
Gerçekler, perde arkası ile ilgim!
