Dün Israil 1280, Almanya, RKI 412 KORUYUN KENDINIZI

Gölgeler ve hayaletler, maddi var olan ve maneviyat, ruhani…
Gölgeye ışık tutarsan ne olur?
Hayalete çare?
Dijital parmak izi, dötün ipotekte!

Fransa…
Macron açıklama yaptı, çok…
Ama çok ciddi işsizlik bekliyor Fransız’ı…
Sadece Fransız’ı mı?
Önder VAKTINDE ne gibi bir uyarıda bulunmuştu?
Açlık bekliyor insanı…
Açlık, açlık…
Kıtlık!

Yazamıyorum ki yazmak istediğim gibi…
Patlayacağım…
Bir bilseniz MUHTEMEL olasılıkları…
Sikecekler Önderin ağzını, yüzünü!

Bak Tayyipistana…
Profesörün başına gelenlere…
Buralar…
O kadar tekin ki(!)

Allah’ım…
Nasıl koruyabilir bir çeyrek sevdiklerini?

Yine yazmış, uyarmıştır VAKTINDE…
Orospu çocuğu benzeri…
Trump…
>>> Hep suçlu bir başkası, HEPPP <<<
Bak…
Ülkenin bir numaralı viroloğunun başına gelenlere…
Bugün 15 Temmuz mu?
Senaristi, aktörü belli!

*

Kalp ağrıları ile uyandım…
Ayağa kalktığımda, hareket…
Sırtım…
Kanser falan, akciğerler umurumda değil…
Ağrılar, Allah’ım ne ağrılar…
Acılar.

Bravo, Gratulation an die Bundesregierung; Lieferketten Gesetz

Bitte lassen sie sich nichts und von niemanden etwas einreden…
Ich komme selbst aus der Wirtschaft…
Macht Druck auf die hiesige Wirtschaft UND das hat Auswirkungen zum Beispiel in der Türkei…
Ganz zu schweigen von Asien, Kinderarbeit…
Bitte…
Führt dieses Gesetz ein!

Wie sagt man so schön?
Die Welt ist ein Dorf(!)
Fairtrade…
Verantwortung hier und jetzt…
Überall!

*

🙂

DIKKAT DIKKAT DIKKAT hayvan anlamaz ya

İpotekli konut satışlarında YÜZDE 1286 artış!

Tekrar…
%1286
Virgül falan yok arasında…
Anla ULAN ANLA
NOKTA

Utanmadan, arlanmadan…
Halis muhlis…
CNN Türkiyeli haberi!

*

Utanmazzz…
AlYarak, açıklama yapıyor…
“Ucuz krediler” kaşıkla verip kepçeyle çıkaracaklar…
Müslümansın değil mi, “Müslüman”
Gözlü mal…
Düşmüş insanın elinde kalan son değeri…
Pişkin, pişkin…
“Tarihin en yüksek satışları gerçekleşti… Hayırlı olsun”
Allahhh…
Belanı versin!

*

Ailemde yaşadım…
Allah kimseye yaşatmasın…
YEN kazığı…
Ne sevinç…
Ne mutluluk…
Ve sonunda ödeyemez duruma geldiler taksitleri…
EN SAMIMI, EN YÜREKTEN dileğimdir…
Allah…
Kimseyi bu durumlara düşürmesin.

Evet YASAKLI(!) Endekste

Vurun kahpeye…
Sahi çükün çapı, hani dalyarak deyimi…
Bilimsel bilimsel…
YASAKLI!
😊

dalyarak bir bileşik · sıfat
1. bön, salak, budala.
2. budalalığı yüzünden her zaman densizlik yapan (kimse).
Almanca…
1. Strohkopf
2. Dummkopf

Dilini…
Ögende gel karşıma, her küfür sandığın küfür değildir!

Ulan dalyarak general, hani savunma bakanı, kapa çeneni

Döviz…
Bilmiyorum perde arkasında yatanı…
Tik yok, keine Achnung!

Muhtemeldir…
Amerikan ve VEYA İngiliz parmağı…
KESIN…
Sıcak para!

Pek duyurulmuyor kamuoyuna…
RUS…
Hani INF anlaşması, Trump’in FESIH ETTIGI…
KORKUNÇ füzeler yerleştiriyor…
NATO…
RESMEN KORKTU, dün fena açıklamalar…
Tayyipistan…
Oldum olası füze rampası!

Euro…
7,8180…
Tayyipin anası…
YETMEZ…
Emine, kızı falan…
Hoppala…
Bacaklar omuzlara!

*

Ulan amcık ağızlı MHP’li…
Sor ulan ortağına…
Gerçekten…
Atatürk, Fatih Sultan Mehmet onlardan mı?
SÖZDE…
Milliyetçi seni!

*

bu daha iyi ANLAMANIZ icin
Scheiße…
Okunamıyor, güven sözlerime!

Güçlü devlet…
Halkıyla bir, ekonomisi…
Teknolojisi ve askeriyle güçlü!

Hani ZATEN yıllardan beri… Senelerden beri yaptıkları gibi açılmış olanı şaşalı YENIDEN açıyorlardı ya ONUN BENZERI. Papaz yazdı

Ulus olarak ne kazandık?
14 Temmuz 2020

Türkiye’de okuldan çok cami var…
Sayısı 84 bin 684 olan camilerimize bir tane daha eklendi… Ayasofya 84 bin 685’inci cami oldu… Böylece İstanbul’daki cami sayısı da 3 bin 269 iken, 3 bin 270’e yükseldi.
Ne güzel! Artık cami sıkıntısı çekmeyeceğiz!
Bir takım yurttaşlarımızın Ayasofya’nın ibadete açılmasına alkış tutmalarına saygı duymak gerekir ama Ayasofya’nın bir bölümü zaten ibadete açıktı! 1991’den beri 29 yıldır Ayasofya’da namaz kılınabiliyordu.
Nitekim, duayen siyaset adamlarımızdan Hüsamettin Cindoruk, o tarihte Başbakan olan rahmetli Süleyman Demirel ile birlikte Ayasofya’da cuma namazı kıldıklarını açıkladı.
★★★
Tabii ki, iktidarın amacı başka… Her alanda sıkışan ve başarısız olarak kamuoyu desteğini hızla kaybeden AKP iktidarının, seçmen tabanının dağılmasını önlemek için son manevrası bu…
Mütedeyyin insanlarımızın dini duygularıyla oynanarak, ekonomik krizler ve başarısızlıklar örtbas edilmek isteniyor.
Zaten ibadete açık olan Ayasofya’nın bir defa da Danıştay’ın kararına dayanılarak ibadete açılmasını zafer nidalarıyla karşılayanlara şunları sormadan edemiyorum:
★★★
– Ayasofya’yı ibadete açmakla ulus olarak ne kazandık?
– Ülkede işsizlik bitecek mi?
– Mutfakları yakan pahalılık azalacak mı?
– Eğitime, öğretime bir katkısı olacak mı?
– Ekonomiyi düzeltecek mi?
– Uluslararası itibarımızı artıracak mı?
– Çiftçinin, üreticinin dertleri azalacak mı?
– Toplumsal gelişmemize katkı sağlayacak mı?
– İhracat rakamlarımız ve döviz rezervlerimiz yükselecek mi?
– Açlık sınırında yaşayan 20 milyon insanımızın karnı doyacak mı?
–Özgürlükler artacak, demokratik haklar sağlanacak mı?
–Tutuklu gazeteciler cezaevlerinden çıkacak mı?
– İfade özgürlüğü geri mi gelecek?
– Yolsuzluklar, arsızlıklar bitecek mi?
★★★
Ne olacak sahi?
Hiçbir şey olmayacak ve tüm dertler aynen devam edecek!
Ee… Neden alkışlıyoruz öyleyse?
AKP’nin siyasi şovunu AKP yandaşları alkışlayabilir ama Cumhuriyet sevdalılarının alkışlaması mümkün değil!
AKP, son dönemde kaybolan oyları toplama peşinde… Bunun için dini duyguları kullanıyor!
Maksat ibadet değil, Atatürk ve laik Cumhuriyet’le hesaplaşmak!
Türkiye’nin tapusu olan Lozan Antlaşması’nın imzalandığı 24 Temmuz günü Ayasofya cami olarak açılacak ve fetih namazı kılınacak…
Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk, Lozan kahramanı İsmet İnönü ve Cumhuriyet hukuku ile hesaplaşmak için 24 Temmuz seçilmiş olmalı… Başka neden olabilir?
Böylece, AKP’nin oyları geri gelecek mi? Yoksa bunlar son çırpınışlar mı? Zaman gösterecek!
Danıştay’ın kararı yanlış!
Ayasofya, Danıştay 10. Dairesi’nin kararına dayanılarak cami yapıldı. Ancak kararın YANLIŞ olduğu belirtiliyor.
Bunu, Adalet eski Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk söylüyor.
1934’te alınan (Atatürk’üm imzasının da bulunduğu) Bakanlar Kurulu kararının, 86 yıl sonra iptal edilmesinin doğru olmadığını söyleyen hukuk profesörü Hikmet Sami Türk şöyle diyor:
“İdari yargıda dava açma süreleri, hukuki işlemlerde istikrar ve güvence sağlamak için konulmuştur. 1934 yılında yapılmış bir işlem hakkında 86 yıl sonra dava açılıp iptal edilmesinin hukukla bağdaşır yanı yoktur!
Davalı konumunda bulunan Cumhurbaşkanlığı’nın, bir ay içinde temyiz yoluna gidip iptal davası açma hakkı vardır. Gider mi? Bekleyelim, göreceğiz.”
NOT: Tabii ki beklemeye gerek yok. Cumhurbaşkanlığı’nın iptal davası açmayacağı kesindir.
GÜNÜN SÖZÜ
Bir dinin tabii olması için, akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lâzımdır… (Atatürk)

https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/rahmi-turan/ulus-olarak-ne-kazandik-5929032/

En SON ÖRNEGI, hani yazamadım…
Geçenlerde açılan elektrik santrali gibi.