Ne kadar güzel bir kızcağız

Başı örtülü…
Yok farklı bir şey atkı gibi…
Sıkma baş değil yani

Gayet güzel, gayet medeni…
Giyimi, baş örtüsü…
Gayet medeni!

Gidiyoruz, sandım dükkândayız ama gidiyoruz…
Hesapta yoktu, daha doğrusu ben unuttum…
Önder…
Nöbette!

Bitmez çile, bitmez

Ekmek ya ekmek, bilemedin tüm gün çıkacak belki üç – beş yüz lira… O da çıkarsa. Birkaç yüz lira için insan DIKKAT soyguncu damgası yer mi? ### hukuken hırsızlık başka soygun başka ###

Soygun; silahlı hırsızlık; bir yeri veya bir kimseye ait malları zorla silahla alma; yol keserek adam soyma

Hırsızlık suçu, başkasının zilyedi olduğu taşınır bir malı zilyedin rızası olmadığı halde kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alınmasıyla meydana gelir. Hırsızlık suçu, malvarlığı değerlerine karşı ve ekonomik bir çıkar elde etmek amacıyla işlenen suçlardandır. Hırsızlık suçu, TCK’nın 141. ve 147. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Ziliyed = mal sahibi veya mal üzerinde hak sahibi olmak gibi bir anlam tasiyor

Eskiden insanlar banka falan soyardı…
Kuyumcu…
Bunların döneminde >>> et yani kasap soygunundan, hırsızlığından <<< Fırına kadar düştü insanlar!

### Bu ikinci ###

Art arda iki >>> fırın soygunu <<<
Ekmek bu ekmek…
“Kaç paralık nimet ki?”

Bir insan, insanların durumu…
Üç beş kuruşa…
Vaziyetleri nasıl olmalı ki böyle bir “soyguna” tenezzül etsin?

Eyyy pek saygıdeğer göt kılı düşün bu sorumu…
GÖR…
Dünya liderin ne hale getirdi memleketi!

GÜZEL, güzel bir cevap AMA ya gerisi??? Ve evet, gördüm, anladım AMA gerisi??? x

Güçlü bir devletin, toplumun en zayıf yanı hangisidir?
Sizlere, kısmetse…
Yarına kadar düşünmeye fırsat, insanlık tarihi bunun örnekleri ile doldur…
BILENE, yani aslında çok basit bir soru AMA sorumu ciddiye alıp üzerinde kafa yorana…
Bilmeden kafa yorana…
Oldukça sert bir ceviz olacağına neredeyse kesin gözüyle bakıyorum!

Neye niyet neye kısmet…
Hep böyle oluyor zaten, benim “hayatım

Eflak prensi, ejderin oğlu Dracula (ilk “Vampir”) ve kimi perde arkası bilgisi ki anlayasın bugünleri

Diyeceksin kardeşim bir “vampir” ile ben bugünleri, Tayyip’i…
Amerika’yı, büyük devlet olmayı nasıl anlarım?

😊
Benim adım Önder, ben ilişkilendiririm ve anlatırım…
Somut veriler ışığında > ikna < etmeye çalışırım. Beni bilen bilir…
İnce eleyip, sık dokuyanlardanımdır…
Kuralcıyımdır, katı, ilkeler sahibi, sağlık yerindeyse…
Kafada yerinde olur bunun neticesi, çok dikkatli bir insanımdır, görmüş geçirmiş bir ailenin mensubu…
Hayallerini gerçekleştirmeye, yaşamaya çalışan aptalın tekiyim.

İki ayaklı, vücut bulmuş bir bilgisayar, kimi zaman bir robot gibiyimdir…
Bir plan – program dahilinde yaşarım…
Benim böyle olmamdan en çok sevdiklerim…
Hem faydalanır hem zarar görür!

Anlatırım bazen istihbarat örgütlerini, bildiklerimi, Hackerleri…
Anlatmamışımdır gizlisini, çok az insanın bildiğini…
Örnek vermişimdir birkaç gün evvelsi İtalya’yı sözde milliyetçileri…
İnsanlıktan nasibini alamamış olanları, 18 yaşına girmiş AKP…
Doya doya, kana kana kutlayacaklar ihaneti!

Bugün ve yarın olmak üzere konum ejderin oğlu…
Ve kimi perde arkası bilgisi ile, “YÜKSEK SIYASET” yani güç odaklarının…
Ama Tayyipistan gibi olmak isteyip olamayan…
Veya Amerika gibi gerçekten güç sahibi olan (bak Çin’i pek bilmem, oradan istediğim derecede bilgi edinemiyorum) devletlerin…
İster Beyaz Saray de ister AK Saray…
Kapalı kapılar ardında olan, olabilen gelişmeleri…
VE NEDENLERINI, neden böyle olması gerektiğini…
Sizlere anlatacağım.

Belki…
Bilmiyorum, yazının seyrine göre (aklımda bir taslak) Kremlin’i de katarım işin içine.

Devam edecek (belki uzunca bir yazı olacak)

Benim son durağım, nihayet Almanya’da da üretilecek

Kenevir…
Öyle şiddetli ki ağrılarım, o kadar olur…
Dayanmaya çalışıyorum, DAYANMAYA…
Artık Cannabis…
Resmen…
Almanya’da da yetiştirilecek!

Biliyorum…
Manyak manyak düşünceler…
Sanmıyorum…
Ruh hastası olduğumu, değilim…
Depresyon…
Bana uzak.

Ama yetti canıma…
Gidiyorum pıka pıkaya…
Bazen düşünmüyor değilim son sürat tosla duvara…
At kendini köprüden aşağıya…
Bizim ev OLMAZ…
Çık en üst katta…
22 metre…
😊
Ölüm KESIN değil, 1 metre eksik…
Veya daya soğuk çeliği alnına, çek tetiği…
Korkutmamış olmasalardı…
Olmasa o derin iman yüreğimde, ah olmasa…
Yani…
Önder yola devam…
Ta ki Hak çağırana kadar!

Gün geçmiyor ki şehit haberi gelmesin kulağıma, ben mi?
Bildiğin gibi…
Bugün yine oldu bir şeyler…
Suriye’de, Türk’ün oralarda işi ne?

Her Allah’ın günü ekleniyor yeni bir şeyler…
Dertler…
Ağrılar…
Yaşamıyorum ki, sadece nefes alıp veriyorum kendimce…
Gün sayıyorum, yüzüm hiç gülmez oldu…
Unuttum gülmeyi…
Hastalığa hastalık eklendi.

Yardım istemezse bir insan, görürse seni düşman…
Ya öleceksin ya öldüreceksin…
Bedensel engel mi, ruhun derin hastalığı mı bilemezsin…
İki günlük ömrü cehenneme çeviren…
Oraya koyarsın olmaz, burayı doldurmaz…
Ya öleceksin…
Ya öldüreceksin!

Ölüm bana ezelden beri yoldaş…
Öper öper durur beni alınmadan, gözlerimden…
Ama beni bir türlü yanına almaz…
Dert etme beni, aynı tas aynı hamam…
Çile çekmeye devam.

Şikâyet etmiyorum, sanma karı gibi ağlanıyorum…
İsyan ediyorum kendime, isyandır özüme…
Yazıyor çiziyorsam, anlatıyorsam…
Delirmemek için, konuşacak, sarılacak, gülecek…
Ağlayacak olmadığı için…
Bunca insan içinde, bunca bana can…
Yok…
Yok derdimi anlatabileceğim, beni anlayan insan.