INAN…
Gün gelecek insan isyan edecek…
Bak…
3. dalga yolda AMA siyasetçi…
Göt korkusu…
Açıyor her yeri, donlar aşağı…
Halbuki…
Bilim diyor çok erken.
Sorun nerede biliyor musunuz?
Önderin takati kalmadı…
Kendini zaten “korumuyor”
Ama bu gidişle sevdiklerini de koruyamayacak.
Bak kardeş…
Kıyametleri koparacağım, Allah korusun o çocuklara bir şey olursa ikisini de yaşatmam…
Ve valide “sana ne, herkesle kötü oluyorsun”
OLSUN…
Onlar yaşsında kötü olan ben olayım.
„Sözlükte “bir şeyi bilmek, iyi ve tam anlamak, derinlemesine kavramak” mânasına gelen fıkıh kelimesi ilim, fehim gibi yakın anlamlı diğer kavramlara göre daha özel bir anlam taşır. Fakīh de (çoğulu fukahâ) “bir konuyu derinden kavrayan, ince anlayış sahibi kimse” demektir. Kur’an’da, hadiste ve İslâm’ın ilk dönemlerinde fıkıh kelimesinin kullanımı bu sözlük anlamı çerçevesinde kalmış olmakla birlikte, Kur’an ve hadisin İslâm toplumunun iki temel bilgi kaynağı olması sebebiyle kelime genelde Kur’an ve hadis merkezli dinî bilgiyi ve anlayışı ifade eden kavramlardan biri olarak kullanılmış, İslâm toplumunda dinî bilginin gelişip alt ilim dallarının oluşmasına paralel olarak II. (VIII.) yüzyılın sonlarından itibaren İslâm’ın ferdî ve içtimaî hayata dair amelî hükümlerini bilmeyi ve bu konuyu inceleyen bir ilim dalını ifade eden bir terim halini almaya başlamıştır. Kelimenin terim anlamının netleşmesi ise daha ileriki yüzyıllardadır.“
https://islamansiklopedisi.org.tr/fikih
Onu zorlayacak kurallar koymaz…
Hristiyanlar der ki…
O…
Her bir yarattığının içindedir…
Bence de öyle. O olmasa biz…
Biz olmasak, onu “idrak” edecek ona inanacak…
Tövbe tövbe…
O “olmaz”
Ve Haham diyor ki…
Tevrat’ta 613…
Emir ve yasak vardır AMA…
İnsanlar…
Bunlara on binlercesini eklemiştir.
On binlerce emir ve…
YASAK…
Belki inanmayacaksınız bana ama birçok, özellikle genç nesil…
Ortodoks Yahudi…
Israil’den…
Almanya’ya geri kaçırıyor, Almanya’ya…
Almanya’ya!
Bir cemaat kurdular…
YINE…
Yaşıyorlar dinlerini, yine Ortodoks şekilde…
AMA…
Sadece 613 emir ve yasak çerçevesi içeresinde.
INAN bana…
YOK…
Birbirimizden bir farkımız…
Allah bir…
Hiç samimi, yürekten inanan Hristiyan, Musevi veya bir Müslüman ile öylemesine bir sohbet ettin mi?
YOK…
Birbirimizden bir farkımız…
Allah’ın…
Tanrının 99 ismi…
O…
Yine BIR değil mi?
Hep derim…
Yoktur herhalde benden beteri…
Ne oruç tutarım ne namaz kılarım…
Ama O…
Biliyor beni, INAN anlatsam başa gelenleri…
INANMAZSIN BANA…
Ben kendim inanamıyorum ki olanlara…
Ama…
Önder ama sevdikleri hala ayakta…
O olmasa, O OLMASA yanımızda…
İzah edemezsin bana…
İmkânsız derim sana!
Ne hacı ne hoca…
Hele hele O orospu çocuğuna…
İhtiyacımız yok…
Dinimizi, inancımızı yaşamaya…
AMA ekleme yapma…
Yazılmayana!
İnsan be insan…
DIYEMEZSIN bana ne…
Wiesbaden…
Amerika Askeri üssü, çocuktum ama iyi hatırlıyorum…
Velilerimin Amerikalı arkadaşları vardı, hafta sonunda birlikte giderlerdi dans etmeye…
Bilinmesi gereken, Amerikan üssü olan yerlerde Amerikan eğlence, alışveriş merkezleri falan vardır…
FARKLIDIR…
Benimde vardı, yıllar sonra bende gitmişimdir o gibi yerlere.
500 bin Amerikalı ölmüş…
Siyasetçinin…
“Ulvi nedenlerin” çokta bilmem nesinde!
Alman Sağlık Bakanı…
Tayyip Sağlık Bakanı değil ki…
Mart ayında herkese test…
NEDEN BILMIYORUM…
Sayın Merkel…
Dur bakalım dedi. Dönüyor bir dolaplar…
Dönüyor…
INAN eninde sonunda çıkar kokusu, yok bugün ne piyasa ne bir şey…
Öğleden evvel beni BITIRDI!
Bak Nord Stream 2
Şirketler…
Bir bir çekilmeye başlıyorlar…
MADDI ve VEYA manevi…
KORKU…
Yönetim şeklîlerinin en “güzeli” kolayı…
Liberal ekonomi…
Hürriyet, özgürlük öyle mi???
Tabii ki ÖNCE Allah, Allah yazmamış olacak…
>>> Kalabalık ortamda <<<
İki cerrahi maske arası…
Bir kâğıt mendil, LÜTFEN…
Ancak el birliği içinde, omuz omuza…
Ben…
Kimseye düşman değilim, AKP’li MHP’li bile olsa…
Benim derdim O pezevenk, HIRSIZ ve ailesi…
Onlar gibileri!
Kâğıt mendil, havlu deyip geçme…
Zewa…
Procter & Gamble müşterimdi…
Tempo (Essity)
Her biri mikroskop altında harikulade…
Bilmiyorum Türkiye’yi, bilmiyorum.
HAVALANDIRMA…
Korkma…
Şeker değilsin eriyesin, helva…
YA KOYACAKSIN…
Virüs ile arana MESAFE…
YA INCELTECEKSIN MERETI…
HAVALANDIRMA!
“Mutlaka” Türkiye’de de kâğıt mendiller benzer katlanıyordur…
Rakam hafızam…
Ama benim önerdiğim şekilde kullanırsan…
UNUTMA ciğer hastasıyım, ciğerlerim ağır darbe aldı…
En az 14…
Galiba 18 kat kâğıt var ARTI cerrahi maske…
Senin…
Ile virüs arasında.