Rusya ile Tayyipistan arasında…
Buna göre Korona ile mücadelede Sağlık Bakanlığını, “hükümeti” başarılı bulanların sayısı yarıdan fazla, açıklanan rakamlara güvenenler(!)
Bak kardeşim ben sana düşman değilim…
İster Türk ol ister Türkiyeli…
Veya Alman, Amerikalı…
Bana ne?
İnsan ol YETER, bana yeter…
Tekrar kullanılabilen maske kullanıyorsan…
EN AZINDAN kişi başı elinde iki tane olmalı…
Biri dezenfekte edilip kurutulurken, ikincisi kullanımda…
Sınırsız…
Tek kullanımlık maskelere ulaşabiliyorsan KI ANLA…
Tekrar kullanılanlar için düşün ne demek istediğimi…
Tek kullanımlıkların üç tanesi…
1x N95’e eşdeğerde…
Üst üste takip kullanılmak üzere!
Ich habe es versprochen, ich werde nicht in die Tiefe gehen…
Ob Open Source oder nicht…
Zentrale oder dezentrale Speicherung…
Ich bin nicht paranoid NOCH VERRÜCKT…
Sollte ich den kleinsten verdacht haben dann ladet das Smartphone in dem Tone.
Alles aber auch alles sollte grenzen haben…
NIEMAND darf gesetzte grenzen übertreten, NIEMAND!
WBK … In dubio pro reo
>>> „Hier stehe ich, ich kann nicht anders. Gott helfe mir. Amen!“ (Martin Luther) <<<
Ölemiyorum…
Ölebilsem, HERKES KURTULACAK!
Alışverişe gittim…
Yeni maske…
Gören gülüyor, insanların düşüncesini okuyabiliyorum sanki yüzlerinde…
Yat altıma göstereyim sana ne olduğumu…
Amına koyduğumun cahil köpekleri, fark etmiyor Türkü, Almanı…
Bakır…
Dudak gibi, süslü karı…
Allah belamı versin yalanım varsa, 1 saatin üstündeydi maske yüzümde…
Terlemesem…
Hiç anlamadım maske taşıdığımı, hele NEFES…
En ufak bir sorun yoktu…
Eskiden de bu böyleydi, örneğin güneş patlamaları…
Elektro manyetik alanlar falan…
Iş arkadaşları, ETME…
Cahil ile sohbet verir sana zahmet…
Acaba…
Kim kime gülmeli?
WBK … In dubio pro reo
>>> „Hier stehe ich, ich kann nicht anders. Gott helfe mir. Amen!“ (Martin Luther) <<<
Aaahhh isteyen istediği gibi anlasın…
… değil!
Yazdıklarımı değiştirdim, sildim mi hiç…
Gördünüz mü böyle bir şey, ilk yayınladığımda gereken düzeltmeler, sonradan ASLA…
Her şeyin var bir çaresi…
Yok mu çokbilmiş psikologlar…
Yapacağım demek ile yapabilirim demek arasında bir fark var…
BIR…
İkincisi biliyorum, bilmek suç mu…
Bilgi ne zamandan beri suç olur oldu?
Sonra…
Sicilim TEMIZ bugüne kadar yedim mi bir bok?
Ama hep dedim, diyorum…
Nefsi müdafaa etmek durumdaysam, kendimi…
Sevdiklerimi korumak mecburiyetinde kalırsam…
O ZAMAN…
GÖR BENI!
🙂 🙂 🙂
Eğer…
Çeyrek O günü ayakta duracak haldeyse…
Ama bu HEP BÖYLEYDI…
Maşalar, ayak takımı…
Ve …!
Bak UNUTTUM…
INANDIRCI bir şekilde…
Her şey açıklanabilir, izah edilebilir …
Genelde ispatlı…
Demedim mi çağrın beni, anlatayım diye…
Zan altında bırakmayın insani…
Aradan geçmiş 20, 30 sene VE hatta ilgili Türkiye macerasıyla…
Hani kesin dönüş yapmıştık, orada başladı…
Salpeter…
Az miktarda…
AMA KENDISI, gübre bilmem ne değil…
Bir konuda araştırma…
FEN bilimleri!
NOKTA
Ölümün dijitali…
Ve gerçeği…
HEP ensemdeydi, bir ayak hapiste…
Ömür böyle geçti…
Değişiklik olmadı, olmayacak…
Geçenlerde Saddam belgeseli, son nefesini vermeden önce dedi…
“Erkek gibi ölmek istiyorum”
Yani asılarak değil kurşuna dizilerek…
Allah…
Herkese nasip etmez, ayakta, yatakta öleceğimi sanmıyorum, dur bakalım bana…
…
İnşallah!
Dijital, sanal için ne geçerliyse…
INAN…
Gerçek hayatta da aynisi geçerli!
Geçici bir süre içindir saltanatları…
Çete başlarının ve çetelerinin ömrü “kısa” olur…
Karanlıkların ardından HEP görünür bir ışık…
Bilimin…
Ömrü kısa değildir, temel atılır…
Ve bina, tuğla üstüne tuğla…
Yükselir durur. Uzundur bu yol uzun ve meşakkatli…
İnsan adaletsizliğe ilelebet dayanamaz…
Rabbin yolu…
Doğru…
Hakta, adalette gün gelir bulur yolunu…
Bu uğurda…
Ölen, yol gösteren bu uğurda şaşmadan ilkelerinden vaz geçmeyip…
Azimle…
İlerleyen, INAN bulacaktır, yok belasını değil Mevla’sını.
Bunu herkes anlamayabilir, belki anlamaz, anlamak istemez…
AMAAA…
Gönül ister…
Rahmetli babam gibi…
Bir ölümü, ben başında…
Annem…
El elde, tertemizdi ölümü…
Ama…
Çok çekti mi, çokkk çekti…
Veya…
Bir kurşun doğru eşek cenneti!
Victor Hugo demiştir:
“Felsefe düşüncelerin mikroskobudur”
Anlayana!
### !!! ###
Galileo Galilei…
İcadı kırmalı teleskopu “Fernrohr” ters çevirip “ilk” mikroskobik araştırmaları yapan insan olduğu söylenir.
Yıl…
23.11.1664
Robert Hooke – Micrographia
Kitabini yayınlar, ILK DEFA…
Görünmeyenlerin dünyası…
Orijinalin dijitali…
Değerli!
Bu bir gerçek, uluslararası oto sanayisi Tayyipistanda potansiyel görüyor…
NEDEN?
Çünkü, UCUZ, bedava işgücü…
SÖMÜRÜ, sömürü…
Haliyle vakti zamanında yatırım yaptılar…
Ticaret hayati…
Al gülüm ver gülüm meselesi…
Ülkede…
Montaj sanayisi…
Yani…
Gidip dünya piyasalarında arayacaklarına, alırlar ucuz ucuz…
Bademde…
Pezevenk zaten göt ata ata…
Onaylar, SATAR…
Ne kaldı satılmadık?
Emine’nin (…)
Donu…
Ona da kimse para vermez ona göre!
YEMINLIYIM, sana neler edeceğim
😊
Ulan Önder ulan Önder…
Bir püf deseler!
Eeeh…
Her zamanki gibi, bu gece donmuşum…
YEMINLE uyandım buz ile çivi…
Yatak, yorgan yerde, yastık…
Boynum tutulmuş. Kari gibi ağlanmıyorum…
Gerçekler, tutulacak hiç bir yerim kalmadı…
Kalmamış…
Rapor…
Dijitalleştirmedim, kendimde bakacaktım kimi terime…
İki gündür unuttum gitti. Alıp başımı gidesim var…
Manyaklar, deliler…
Hep beni bulurlar!
🙂