Zekâ nedir biliyor musunuz?

Siyasi zekâ…
Strateji…
Tabii ki siyasetin birçok yönü var; ekonomi, eğitim, iş, ziraat, kültür, ulaşım, haberleşme…
Vesaire vesaire…
Yok O Tansu Çiller > karısının < sözü doğru olmakla birlikte, günümüz Tayyipistanin da…
O da “herkes” gibi menfaatçi çıktı…
Şans…
Zekâ ile birleşirse, “önüne çıkan fırsatları anında değerlendirmek”
Kaçınılmazdır…
Siyaseti çokça satranç oyununa benzetirim, kralların oyunu…
NEDEN?
Neden satranç kralların oyunudur?
Çünkü ancak “kral olan”, yani yönelteci tablonun tümünü görür ve anında atılacak hamleleri hesaplayıp karşı atağa geçer!

Dünya lideri demekle insan dünya lideri olmuyor…
Keza…
Her ne kadar müritler uçursa da Şeyh, Şeyh değilse…
Foyası en kısa zamanda çıkar meydana

Amerika’nın uyguladığı baskı…
Aslında bekle bokunda boncuk bulursunun devamı niteliğinde…
ANLAYANA…
Sözlerimi anlayana…
Hava cıva…
Tüm mesele kavramakta, kimin kaybı…
Ne olursa ne olur…
Daha büyük!???

Ayni oyunu insan oynayabilir bir noktaya kadar SÖZDE…
Ermeni soykırımı meselesinde…
Tabii bilim ve yalın gerçeklerin öne çıkması ile…
Bilim nedir biliyor musunuz?
Bilimin, bilimsel çalışmanın yalın tarifi…
Veri…
Bir üçüncü kişi, ayni veri tabanından ve usul, uygulamalardan yola çıkarak yine bilimsel makaleyi, çalışmayı ortaya koyan ile aynı sonuca varmalı!

Aksi tartışmalı…
İnsan insandan beslenir ya, ilham alır ya…
Tez, insanlık bir adım daha ileriye gide!

Gerçekleri ara…
Ara kardeşim ara AMA gerçeklerin gizemine vakıf olabilmen için…
Donanım gerekir…
Hani para, parayı getirir derler ya…
Onun gibi…
BILGI, ardından merakı, bilgiyi getirir.

İzliyorum gelişmeleri, Beste bile Cem bile bastı nihayet ayaklarıyla yere…
Darısı…
Milletimizin, bademlerin başına!

Düşmanımın düşmanı…
Dostumsa…
Dostumun dostu…
Kanka!

ANLAYANA!!!

Tabii…
Bunu anlayabilmek için kaldıracaksın başını Tayyipistan üzerinden…
Bakacaksın dünyaya.
Öyle yok Venezüella, yok Sudan, bilmem ne…
Bir katil…
Göster bana dostunu…
Söyleyeyim sana kim olduğunu!

Bak…
Bir göz gezdir…
Başkan olduğunda, davetliler kimdi, gelenler…
Ve anla!

Not: Teşekkür ederim anlayışın için…
Mesele gerçekten ciddi…
Viran olası hanede…
Evlâd-u ayal (iyal) var nihayetinde!

Saate bak

Ağrılar ile o kadar haşır neşirim ki…
İlaçları içmeyi unutmuşum…
Bende diyorum ne oluyor yine, ilaçları içmemle içmemem arası…
Soğan zarı!


+


+

16:35 / 15:35

Dolar 5,77
Euro 6,53
Çeyrek altın 392,34
Borsa 95702

Jack…
Kaç gündür görmüyoruz birbirimizi…
DELIRDI…
Delirdi ya delirdi, bende özlemişim, daldım işe güce gözüm dünyayı görmüyor…
Yarına gezmeye götüreyim bari.

😊

😊 Aynen öyle, geldim ama berbattım. İyiyim diye saldırıyorum işe, sonra

Balon gibi fıııısss diye sönüyorum

14:00 / 13:00

Dolar 5,81
Euro 6,58
Çeyrek altın 395,69
Borsa 95328

Artık öğrenmiş olman lazım…
Haftaya gidişat belli!

Âlemin piçleri…
Bilal ve kız kardeşi, ihaleyi alıp havaalanı taşırken, milyonları vururken…
Bizim çocuklar ceplerinde beş kuruşsuz geziyor.

Türkiye’den hem iyi hem kötü haberler geliyor…
İyilerden biri; Dedemin kahvesi…
Parkın içinde, annemin çocukluğundan kalma, kuyu varmış…
Sabahları görevleri okul öncesi, içecekleri kuyuya salmakmış…
Dedim ya köyün parkında, yani tam köy ortasında…
Toprak bizimmiş.

Bizlerle ne kadar uğraşıyorlarsa…
İnan…
İçimizden uğraşanda var, ben yokum piyasada, oralarda olsam…
Gerçi…
Babama diyemedim, içim el vermedi, halam…
Florya’da gitmezdi elden, akşama…
Güzelim çorbanın içinde x sineğin kendisi!

O dağlar, tepeler…
Ormanlar…
Hep bizimmiş. Köy etrafındaki koca koca arsalar…
Yıllar içinde satıldılar. Şimdiye kalsaydı, “yedi düvele” yeterdi!

Elif bebe

Allah…
Daima yüzünü güldürsün bebeğim…
Maşallah…
Bebek güzeli. Bu sabah haberlerde izledim, NE BÜYÜK BIR INSANLIK…
Benim yapamayacağım bir şey, Samsun’da…
Bir anne baba, bebelerinin ömrü çok kısaymış…
Melek olarak geldi dünyaya, melek olarak aramızdan ayrıldı…
Elif bebeye ömür vermek üzere.

Allah tüm bebeleri…
Tüm sıpaları, eşekleri…
Hepsini…
Çocuklarımızın hepsini korusun.

ÂMIN

Ben kaçtım
😊

İzlediysen “küreselleşme hatalarını” anlamış olman lazım sebze, meyveyi…
NEDEN BITTIGIMIZI?
Veee…
Suçun kimde olduğunu!

Söz vermiyorum…
Öğle vakti, belki…
Bekle bokunda boncukla devam…
İstanbul’u irdeleyeceğiz, bilmediğim konular üzerinde fikir yürütmek alışkanlıklarım arasında değildir AMA…
İstanbul’u bilirim ve O konuda düşüncelerimi söyleyebilirim.

Akıllı düşman neyi bekler?

Karşısındakinin en zayıf anını!
İtalya, öğleden sonra Fransa…
Ve Tayyipistanda…
Bir pezevenk ve çetesi!

x…
Sonra, belki gece, belki yarına…
INAN…
Hiç iyi değilim, uğraşma benimle, üzme beni!

Günlerden beri maillere bakamadım…
“Felaket” haberi…
Ne olur üzme beni, lütfen.

Yok kızım, yok kuzum yok

Aslında bekle, bokundanın devamı niteliğinde…
Investment, fonlar nedir bilir misin?
Ömrüm geçi bu heriflerin içinde, onlar bizi ben karılarını becerdim…
Profit…
Duyduğum zaman bu kelimeyi tüylerim diken diken oluyor…
Sözde ekonomik plan açıkladı AlY.rak…
İki yeni fon kurulacakmış…
HAK bizim MILLETE, HAK…
Ben yiyemedim sen ye, hak bu millete!

Geçen gün…
Nasıl üzüldüm biliyor musun, ağlayacaktım neredeyse…
İnan hatırlamıyorum, dikkat etmedim…
Güney Amerika ülkelerinden biri, yoğun uyuşturucu ticareti…
Üretim ülkesi, Amerika baskısıyla hükümet mücadele içinde…
DIKKAT et DIKKAT…
Latin Amerika, zaten fakir iş yok, köylünün tek geçim kaynağı…
Hükümet bayram ediyor, uyuşturucu ticareti ile çok güzel mücadele ettik diye…
Birililerini hatırlattı bana…
Tabii batı medyası konunun peşinde, gerçekten uyuşturucu üretimi bitti mi?
Gidiyorlar ülkeye, kısa bir araştırma…
“Yok ağabey, ne bitmesi. Ver para götüreyim seni bir yere!”
Çıkıyorlar yola, sabaha karşı, hava daha aydınlanmamış, TÜM GÜN yol alıyorlar…
Dağ, dere, tepe…
Hava kararacağına yakın bir kenevir tarlası…
İki çoban başında, çocuklar takriben 12 – 13 yaşlarında…
Koca tarla…
Konuşuyorlar çocuklarla, SEVINÇLE…
2000 dolar alacağız, 100 bin dolarlık mala…
Anneleri çok ağır hasta, babaları belirsiz…
Öyle bir tezatlar var ki bu dünyada, çok sürmez, inan çok sürmeyecek…
TARIH…
Şahidimiz, dünya çapında bir patlama…
Haksızlığa!

Bizim ülkede, dedim sana Nisan ayını sayma…
Takınacakları tutuma bağlı, bekle sene ortası…
Kiii aslında belli…
En geç bu sene sonu…
İhtimal dahilindedir, yeni yılı görmeyecekler!

Bu arada çek elini ayağını şimdilik üzerimden, beni şaşırtma…
Şakası yok bu işin, bulaşmak istemediklerim…
Dini, imanı yok bunların…
Erkekten sayma, adamdan, bunların ilk hedefleri…
Sevdiklerin!

Bu arada…
Buz kazıdım bu sabah…
Rahmi Turan köşesinden:

Bir işadamının gözü ile İstanbul seçimleri!

Cenk Tuncay, Amerika’da yaşayan bir Türk işadamı… İyi para kazanmış, gelip Bodrum’da nefis manzaralı iki villa satın alıp bunları birleştirmiş. Şimdi bazen Bodrum’da, bazen Miami’de yaşıyor ama Bodrum’u daha çok seviyor. Keyfine diyecek yok.
Oy vermek için Bodrum’a gelen Cenk Tuncay, İstanbul seçimlerine şaşırmış kalmış.
Amerika’da asla böyle bir şeyin olamayacağını, bir oy farkla koskoca Başkan’ın bile değişebileceğini belirten Cenk Tuncay:
“Ben İstanbul seçimlerini Temel’in şu fıkrasına benzetiyorum” diyor ve anlatıyor:
“Temel, Taksim’de bir hayat kadınına fiyatını soruyor.
Genç kadın şuh bir tebessümle:
“Bir gece için 300 dolar alırım” diyor.
Temel, kadının tebessümüne tatlı bir tebessümle karşılık vererek:
“Ben sana 300 değil 3000 dolar veririm” diyor ve ekliyor:
“Fakat seni uyarıyorum. Ben dayak atmayı severim ve sonrasında döverim. Ne dersin?”
Kadın düşünüp taşınıyor, 3 bin dolar cazip geliyor, parayı peşin almak şartıyla kabul ediyor.
Temel cüzdanını çıkartıp gıcır gıcır dolarları kadına veriyor.
Yolda giderlerken- merak eden kadın biraz tedirgin bir şekilde soruyor:
“Tamam, döversin de… Ne kadar döversin?”
Temel:
“Valla” diyor “Verdiğim parayı geri alıncaya kadar döverim!”
İstanbul seçimleri de Temel’in bu fıkrasına benzedi!

Ben kaçtım!