Moral falan, hepsi gitti…
Dayan dayana bilirsen, daha ilk günden bittik. Altı hafta bana müsaade!
Bugün tatil olduğunu unuttum, aslında Z Kuşağı ile devam edecektim, canim yazmak istemiyor. Dijital Kütüphanemi düzenlemeye devam ediyorum
INANIN…
Çok ama çok isterdim kütüphaneyi gençler ile paylaşmayı…
Ne eserler…
Allah’ım ne bilgiler, doyum olmuyor…
INPUT…
Çok ama çok zor bulursun internete, bulabilirsen tabii!
Ama bir gerçek var ortada; eski bir deyiş ise tam tarifi…
Affedersiniz;
“Acıma yetime sonunda koyar g…e!”
—
Gecenin bir sabahı vardır!
29 Mayıs 2019
SÖZCÜ’yü THY uçaklarına almıyorlardı. 7 yıl bitti yine almıyorlar. Ben arkadaşlara “üzülmeyin, üzerinde durmayın” diyordum. Bizim okurumuz önce SÖZCÜ alan, sonra uçağa binen okurdur.
THY utansın!
THY’nin eski yönetim kurulu Başkanı ve AKP’nin ana kadrosunun önde gelen şahsiyeti Hamdi Topçu Bey, kendi dönemini anlatan “Yerel’den Global’e THY’nin Yükseliş Dönemi” adı bir kitap yazmış. Bu kitapta anlattıkları ile SÖZCÜ’yü neden THY’ye almadıklarını bir bakıma itiraf etmiş.
★★★
Ben itirafı şöyle anlatıyım.
SÖZCÜ yazarı Ege Cansen en az 25 yazı yazıp, İstanbul’a yeni havalimanı yapmanın gereksiz olduğunu, “Atatürk Havalimanı’nın genişletilerek 80 milyon ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nı da büyüterek 90 milyon yolcu kapasitesine çıkarmanın mümkün olacağını, İstanbul’un Marmara ve Trakya şehirleri ile yolcu bağlantısı açısından yerleri pırlanta değerde olan bu iki mevcut hava limanının iyileştirme ve geliştirme yatırımlarını dış borca batmadan yapabileceğimizi, önemli olan var olanı yıkmak değil uygun yere ekonomik ölçekte bir yenisini yaparak eski ile yeniyi birlikte kullanıp sorunu çözmek olduğunu, Londra’da, Paris’te, Berlin’de, Tokyo’da, New York’ta ve her yerde böyle yapıldığını” yazdı.
★★★
Ben de yazdım.
Diğer yazarlar da.
SÖZCÜ bu önemli konuda uyaran yayın yaparken THY uçaklarına alınmıyordu. Ve THY’nin Başında Hamdi Topçu Bey vardı. Meğer Hamdi Topçu Bey de “Atatürk Havalimanı’nı yıkıp yenisini yapmanın ihtiyaçtan doğmayan bir zorlama proje olduğunu” düşünüyormuş.
Kitabında yazmış:
Bir paralel pist.
Ek bir terminal binası yaparak Atatürk Havalimanı’nı 2030 kadar kullanabilirdik diyor.
★★★
İlahi Hamdi Topçu bey!
SÖZCÜ aynısını yazıyordu.
Bak SÖZCÜ de yazıyor deseydiniz, gerçeği daha güçlü haykırmış olurdunuz. Belki de zorlama büyük israfı siz önlerdiniz.
Ülke size minnet duyardı.
7 yıl sustunuz.
Sizi THY’nin başından aldılar. Şimdi “Yeni havalimanı ihtiyaçtan doğmadı, Binali Yıldırım zorlamasıyla oldu” diye özetlenecek hayat hikayesi kitap yazıyorsunuz. “Atatürk Havalimanı’na rant uğruna kıyılmasına ve Yeni Havalimanı yapılmasına karşı içeride mücadele ettim” demeye getiriyorsunuz.
Ah Hamdi Bey ah!
Yenmişe kuzu derler!
★★★
Bakın şimdi ne oldu:
Atatürk’ün 3 pisti vardı.
Yıkıldı.
Yenisinin 2 pisti var.
7 milyar Euro dış borç bulundu. Bu borç için yılda yaklaşık 500 milyon Euro sadece faiz yükü olarak Türk ekonomisinin sırtından yabancı finans kurtlarının kasalarına gelir akıtıyoruz. Yeni Havalimanı’na 3’üncü pisti ekleyerek yolcu kapasitesini 140 milyona çıkarmak için 5 milyar Euro daha gerekiyor. Bu da yine yüksek faiz ödenerek dış borçla yapılacak.
Sonuçta Yeni Havalimanı:
İstanbul için kötü bir yatırım.
Uçak şirketleri için pahalı.
Yolcu için ilave zaman kaybı.
Ve ilave fazla para ödeme.
Türk ekonomisinin makro ekonomik dengelerini aşırı zorlama. Bu tip müsrif zorlama projeler yan yana geldi ekonomik kriz doğdu.
Hamdi Bey!
Türkiye ekonomisi yanıyor.
★★★
Siz kitap yazdınız.
Günahınızı çıkardınız.
Biz ise, “Atatürk Havalimanı’nı yıkıp dış borçla çok pahalıya yenisini yapmak aslında rant doğurtmak için başvurulan bir zorlama projeydi. Orayı millet bahçesi yapacağız diyorlar ama Yassı Ada gibi beton yığınına dönüşeceğinden korkuyoruz ve İstanbul seçimleri bu rant elden gitmesin diye yenilendi” diye yine durmayıp yazıyoruz.
Ah Hamdi Bey Ah!
Gecenin bir sabahı vardır.
https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/necati-dogru/gecenin-bir-sabahi-vardir-4967252/
Kalp yanması, cayır cayır
Buz gibi terleme…
Dün…
Akşam üstü gittim içecek almaya…
Of bir yanma, okuyacağın neredeyse tüm belirtiler…
Çok…
Çok uzun zamandan beri yoktu, dikkatimi çekiyor…
Çok ama çok yoruldum mu oluyor veya aşırı üzülürsem…
Yani bir nebze daha, biraz daha, olan olacak.
Benim…
Standart bir Avrupalı emekli gibi yaşamam gerek AMA!
https://www.herzstiftung.de/Anzeichen-Herzinfarkt.html
NOT:
Yine 2 şehit
😊
Bir uyumuşum, bir uyumuşum…
Güzel, çok güzel bir tatil günü dilerim…
Bana tatil yok, saat 4:27…
Çıkarım altı gibi.
Bos ver Türkiye’yi, izliyor musun dünyada gelişmeleri?
Ne zaman yazmışım? 24.05.2018 günü. BAKMA
Dövizdeki oynamaya, aşağı seyri…
SÜRDÜRÜLEMEZ, ne yaparlarsa yapsınlar sürdürülemez…
Nitekim ufak ufak ibre yine yukarı doğru…
Çünkü…
Altyapı yok, çünkü bilgi, görgü yok…
AYI gibiler ayı.
Kalasın yontulmuşu olur, var…
Ben…
Yontulmamışı AMA ayının ya tabiat hali…
Veya etek giydirilmiş, oynayan, oynatılan şekli!
Bak unuttum…
Birde mahpus hali, kafes ardında…
Yarı evcil yarı vahşi!
Post halini hiç sorma…
Şömine önünde, çıtır çıtır yanan odunlar, elde kadehler…
İhtiras dolu dudaklar…
Post üzeri sevişmesi, çok farklıdır hali!
😊
Sadece öldüm, ölüyorum diyorum SADECE
Ahmet Şık
Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda – Akp-Cemaat İttifakı Nasıl Dağıldı
LÜTFEN, emektir, hak. Bu insanlarında çoluk çocuğu var. Satın alınız kitapları. Sizler…
Biliyorsunuz neden yayınladığımı AMA onlar buna anlayış göstermezlerse, bende bunu anlayışla karşılarım, sokmayın benim başımı belaya…
Zaten yeterince manyak var başımda!
Şu herifi gördükçe midem bulanıyor, yaranacaktı, Mustafa’ymış
Yarandın babayı…
Bu ADI yaratık ile yola çıkıp kim kaldı yanında!?
Bir tek göt kılları, Bin Ali gibileri.
https://www.msn.com/de-de/nachrichten/politik/journalisten-beobachter-oder-aktivisten/ar-AAC2OeD?ocid=spartanntp
Çok, çok, çok dikkatle izle bunu, sandalye kapmaca
Bilir misin?
Bir çocuk oyunu, çocuk sayısından bir az sandalye olur…
Kim ayakta kalırsa…
Dünya siyaseti de böyle bir şey, boşalan yer anında doldurulur…
Sıra çoktur…
Akil ister, dikkat, çeviklik.
Bu Cin, gerçek bir dünya lideri…
Rus’u anlatırım bir ara…
Büyük devlet, bir dünya lideri böyle olunur!
Çıkacağım biraz sonra, dönüşüm koma…
Saat dört buçuk gibi kısmetse…
Buradan 20 Km evlada gidip gelmek zorluyor…
400 Km, bakalım ne olacak…
Nasıl olacak. İster inan ister inanma, gençliğimde 2600 Km, yani buradan Türkiye…
26, 27 saate!
NOT: çok dikkat et donanma kısmına…
DENIZ…
Üç tarafı deniz olan yerde bir tek Türk limanı bırakmadı OROSPUNUN çocuğu!
Amerika neden Amerika…
Rus, neden Rus…
Çin?
Askeri…
Donanması…
Teknolojisi…
Ekonomisi…
Türk’ün askeri, Mehmetçik oldu onların döneminde sanki yabancı Asker…
Din simsarları, hayal pazarlayıcıları…
Sanki düşman, ben bunların anası, avradını sikeyim be…
Midem kaldırsa, hal olsa!
Platon (Eflatun) olsam, Atlantis’i arasam bu kadar yorulmam
Bir akşam…
Sadece bir akşam eve gelsem, post kutusu eylemese beni perişan!
Eyyy babaannesinin koca kafalı Önderi…
Ne bitirebildin ömrü ne çileleri…
Bilmem nesini bilmem ne ettiğiminin feleği…
Ulan kahpe, çarpığı seni neden hep bulursun beni?
Dün…
Kulüpte, işkillendirdi beni birisi…
Sanki…
Türkiyelinin kendisi, yeni geldi…
Sözde tanrı misafiri!?
Mümkünmüş böylesi, herifin tipi…
Ve bana, sanki kırk yıllık dostmuş gibi sırnaşıklığı bulandırdı midemi…
Önder, Önder kapa gözleri…
Öyle yorgunum ki…
Kapa ve uyanma bir daha, bekler ya eşek cenneti ya cehennem seni…
Belki…
Tayyip itinin mahpushanesi!?
Paranoya mı diyorsun?
Bilmiyorsun Önderi…
Bugün yazacaktım aslında >>> gizli kamera <<<
Kadın bahane, anlayana…
Gizli kameraları nasıl tespit ederim, gözlüyor mu birisi beni?
Kayıt ediyor mu görüntümü, sesimi…
Belki bu satırlar, bir ay kadar son yazacaklarım olacak…
Vaktim olur mu, yorgunluktan parmak oynatabilir mi Önder…
Bilmem, bilemem.
!
Var bir “el altı bilgisi”
İnternette yok, buldum birisi yapmış rar arşivi…
YÜKSEK…
Uluslararası siyaset, Rus…
Ve dışişleri, aklin durur ne oyunlar ne planlar…
Bizans…
Halt etmiş yanlarında, yasaklı…
Hani demiştim ya…
İstersem kendi DarkNet’imi kurarım, “bildiğin internet aslında”
Belki oradan yayınlarım, SANA…
Ve kimi özel seçilmiş kişilere. Arama motorlarına yasaklı…
Öyle TOR mor da gerekmez, adresi bil yeter…
Sahi…
Ya arkadaşım deli ediyorsun beni, deli…
Bırak şu DuckDuck işleri!
Ben daha DarkNet’e düşmedim…
Onlardan korkan onlardan beter olsun…
Hani derler ya…
Gerçi ben yiğit değilim, korkağım…
“Yiğidin mali meydanda”
Ben bir çeyrek, adim, adresim “her şeyim” meydanda!
